Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3614 E. 2024/5918 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3614
Karar No
2024/5918
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI 2021/403 Esas,2023/344 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/41 E., 2020/331 K. Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/107723 no.lu “DRONECELL” ibareli marka başvurusunun davalı şirketin yaptığı itiraz üzerine davalı TÜRKPATENT YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa “cell” ibaresinin “hücre, ünite, cep” anlamlarına geldiğini, kimsenin tekeline verilemeyeceğini, müvekkili başvurusunun kötü niyetli olmadığını, YİDK'nın sadece davalı ...'in önceki kullanım iddialarına dayanarak müvekkilinin itirazını kötü niyet gerekçesiyle reddetmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin başvurusundan bir gün sonra aynı ibare ile marka başvurusunda bulunduğunu, bu durumda davalı şirketin kötü niyetli kabul edilmesi gerektiğini, tarafların bu ibareyi farklı mal ve hizmetlerde kullandıklarını ileri sürerek YİDK’in 09.12.2019 tarihli ve 2019-M-10336 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, “DRONECELL” ibaresi üzerindeki gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, müvekkilinin bu ibareyi başvurudan 7 ay önce yazılı, görsel ve dijital alanda kullandığını, davacının marka seçiminde kötü niyetli davrandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacı şahsın 9. ve 35. sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerin tescili amacıyla 28.11.2018 tarihinde gerçekleştirdiği 2018/107723 sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 12.12.2018 tarihli ve 314 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davalı şirket tarafından 14.12.2018 tarihinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin bir, üç ve dokuzuncu fıkra hükümleri kapsamında -kararda sayılı- markalar redde mesnet gösterilerek yayına itiraz edildiği, davacı tarafından 15.04.2019 tarihinde itiraza karşı görüş bildirme dilekçesi ibraz edildiği, karşı görüş dilekçesinde kullanmama def'i ileri sürüldüğü, Markalar Dairesi Başkanlığı'nın 21.08.2019 tarihli kararı ile 6769 sayılı Kanun'un 18 inci maddesine dayanılarak yapılan itirazın 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası gereği kabulüne karar verilerek marka tescil başvurusunun reddine karar verildiği, bu karara karşı davacının itirazının YİDK'in dava konusu kararı ile reddedildiği, davacının "DRONECELL" ibareli markayı 9 ve 35/1, 2, 3, 4, 5 (9.sınıftaki emtiaların perakendiciliği) sınıflardaki mal ve hizmetler bakımından tescil ettirmek için 28.11.2018 tarihinde marka tescil başvurusunda bulunduğu, davalı şirketin yayına itiraz dilekçesinde Google görselleri ve twitter hesap paylaşımına ilişkin verilere yer verildiği, Google arama motoru görselinde davalı şirket ile ilişkilendirilebilecek şekilde "DRONECELL" ibareli 9. sınıfta bulunan elektro-mekanik emtialar ile ilişkili olabilecek uçan baz istasyonuna ilişkin tarihsiz görsel sorgu çıktıları bulunduğu, ayrıca "TURKCELL" isimli twitter hesabından 27.04.2018 tarihinde "Türkiyenin ilk uçan baz istasyonu "Dronecell", afetler ve acil durumlarda hayat kurtaracak 120 metre yükseklikten 5 km2'lik bir alana 4.5 G hizmeti verecek olan Dronecell, otomatik pilot özelliği ile koordinatları girilen noktaya kendisi ulaşabiliyor." şeklinde tweet atıldığı, davalı şirketin 16.10.2019 tarihli karşı görüş dilekçesinde "DRONECELL" ibareli uçan baz istasyonu ürününün tanıtımına ilişkin 27.04.2018, 27.11.2018 ve 05.12.2018 tarihli google video görsel kayıtları, yazılı ve sosyal medya tanıtımlarına yer verildiği, davalı şirketin itiraz markalarının "HızlıDataCELL, PiyangoCELL, EczaneCELL, GooolCELL, LotoCELL, HavaCELL, HaberCELL, FinansCELL, YayınCell, BüroCell, KentCELL, Askercell, GAMECELL PIN, Financell, lifecell, Celloworld, Cellogen, Celloland, Cellovision, Celloband, CellOfis, Cellocan, CELL-O, CELLO" ibarelerinden oluştuğu, davalının itiraza mesnet markalarının da 9 ve 35. sınıflarda tescilli olduğu, davalı şirketin dava konusu "DRONECELL" ibaresi dava konusu marka başvuru tarihinden önceki tarihlerde 9. sınıfta bulunan elektro-mekanik emtialarla ilişkili "Uçan Baz İstasyonu" üzerinde tanıttığı sabit olmasına rağmen, gerek "DRONE" ibaresi, gerekse "CELL" ibaresinin fantezi ve anlamsız ibareler olmadığı, davaya konu mal ve hizmetlerin hitap ettiği tüketici kesiminde anlamı yaygın olarak bilinen ifadeler olduğu, her ne kadar davalı şirkete ait "CELL" ibaresi etrafında oluşturulmuş 9 ve 35. sınıflarda tescilli seri markalar bulunsa da Markalar Dairesi Başkanlığınca karşılaştırılan markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası bağlamında iltibas tehlikesi bulunmadığına karar verildiği, bu karara karşı davalı şirket itirazda bulunmadığından, "DRONECELL" ibareli marka ile davalı şirkete ait "CELL" etrafında kümelenmiş seri markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğu varsayılsa bile eldeki davanın kapsamının bu hususu kapsamadığı, aynı değerlendirmelerin davalı şirketin ileri sürdüğü gerçek hak sahipliği iddiası bakımından da geçerli olduğu, davalı şirketin bu itiraz sebebinin de Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiği, davalı şirket söz konusu karara itiraz etmediğinden eldeki davanın kapsamını bu hususu da kapsamadığı, davacının dava konusu "DRONECELL" markasını, tescil başvuru tarihinde, her ne kadar davalı şirketin "DRONECELL" ibaresini daha önce yazılı ve sanal medya ortamında "Uçan Baz İstasyonu" ürünü üzerinde kullandığı, bu ürünle ilişkilendirecek şekilde tanıtımda bulunduğunu bildiği veya bilmesi gerektiği varsayılsa bile, salt bu durumun davacının marka tescil başvurusunda bulunurken kötü niyetli olarak hareket ettiğini ispatlamadığı, davacının bu markanın köken gösterme veya ayırt edicilik fonksiyonuna işlerlik kazandırmaktan ziyade dürüst ticari uygulamalara aykırı olarak ve davalı şirketin ticari faaliyetlerini baltalama amacıyla hareket ettiğine ilişkin olarak dışa yansımış objektif verilerin olması gerektiği, ancak davacının engelleme, spekülasyon oluşturma, tuzaklama, şantaj vb. amaçlarla marka başvurusunda bulunduğuna ilişkin dışa yansımış nesnel olgular bulunmadığı, bu nedenle dava konusu marka başvuru tarihi itibariyle objektif olarak mevcut maddi olgular karşısında davacının kötü niyetli olduğunun söylenemeyeceği gerekçesiyle davaya konu 2019-M-10336 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu ibareyi, diğer davalının davacının başvuru tarihinden önceki tarihlerde yazılı, görsel, dijital alanlarda kullandığını, davacı marka başvurusunun ise bu kullanımdan sonra "dronecell" ibaresi halk nezdinde bilinir hale geldikten sonra yapıldığını, "cell" ibaresinin ayırt ediciliği düşük olsa da davalı şirket markalarında başına eklenen unsurlarla birlikte kullanılarak seri marka imajının yaratıldığını, markalar kapsamında bulunan mal/hizmetlerin benzer/ilişkili olduğunu, davacı tarafın sınırsız seçenek özgürlüğü varken davalı şirketin ticari faaliyet alanındaki benzer/ilişkili alanlarda tanıtım yaparak markasal olarak kullanmaya başladığı ibareyi tesadüfen seçtiğinin düşünülemeyeceğini, başvurunun iyiniyetli olarak yapılmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. 2. Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kötü niyetli olduğunu, "DRONECELL" ibareli reklamların 27.04.2018 tarihinden itibaren televizyon, radyo ve billboard gibi mecralarda yapıldığını, ürünün özellikle deprem, sel, heyelan gibi doğal afetlerde ve acil durumlarda arama kurtarma ekiplerine iletişim desteği için dizayn edildiğini, havalanan baz istasyonu olduğunu, davacının markayı bilmemesinin ve aynısını tescil ettirmeye çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; taraf arasındaki uyuşmazlığın İlk Derece Mahkemesi kararında tartışıldığı üzere başvurunun kötü niyetli olarak yapılıp yapılmadığı noktasında olduğu, davalı tarafça, davacının başvurusunun “başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme ve marka ticareti yapmak ya da şantaja yönelik başvuruda bulunmak ve tescil ettirmek" gibi gerekçelerle yaptığını ispatlanamadığı, sırf işaretler arasındaki benzerliğin kötü niyetli başvurunun delili olmayacağı, İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yinelemiş, ilaveten dava konusu markanın işlemden kaldırıldığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3614, K. 2024/5918, T. 03.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-3614-e-2024-5918-k-57f61376e206