Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3560 E. 2024/6434 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3560
- Karar No
- 2024/6434
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/296 Esas, 2023/231 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/112 E., 2020/270 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin %99,79’u İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne, %0,21’i İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı şirketlere ait olan özel hukuk tüzel kişiliği haiz bir şirket olduğunu, müvekkilinin "Metro TR" ibareli ve 2016/61997 sayılı başvurusunun, davalı Şirketin "metro" ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu, iltibas gerekçesiyle nihai olarak dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığı gibi dava konusu başvurunun müvekkilinin önceki markalarının serisi mahiyetinde olduğunu, müvekkilinin yaklaşık 30 yıldır "Metro" ibareli marka ve logolarını kullanarak hizmet verdiğini, bu sürede taraf markalarının karıştırılmadığını, markaların hitap ettiği tüketici kitlesinin ve ihtiyaçlarının da farklı olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2018-M-11732 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin "Metro" ibaresini ihtiva eden 100’e yakın markanın sahibi olduğunu, taraf markalarının iltibasa neden olacak düzeyde benzer bulunduğunu, başvuruda yer alan "TR" ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının "Metro TR" ibareli marka başvurusu ile davalının "Metro" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak bir benzerlik bulunsa da benimsenen bilirkişi raporunda da ifade edildiği gibi dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, taraf markaları arasında iltibas koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 100'e yakın "metro" ibareli markanın sahibi olduğunu, anılan ibarenin müvekkili ile özdeşleştiğini, dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında iltibas bulunduğunu, "TR" ibaresi ile dava konusu markaya ayırt edicilik sağlanmadığını, davacının sadece İstanbul'da faaliyet göstermesi, müvekkilinin ise 81 ilde faaliyet göstermesi nedeniyle dava konusu başvurunun müvekkiline ait olduğunun zannedileceğini, benzer uyuşmazlıklarda verilen bilirkişi raporlarının da aynı yönde bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. 2.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları kapsamında 39. sınıf hizmetlerin yer aldığını, ayrıca ortak olarak yer alan "Metro" asıl unsuru nedeniyle marka işaretleri arasında da 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraf markalarının sınıfsal açıdan benzerliği hususu değerlendirildiğinde, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu başvuru kapsamında yer alan 39. sınıf hizmetlerin tamamı redde mesnet markalar kapsamında da yer aldığından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasını (b) bendinin aradığı ilk şart olan emtia benzerliği şartının somut uyuşmazlıkta sağlandığı, marka işaretlerinin karşılaştırılmasına gelince, dava konusu başvurunun "Metro TR" ibaresinden, redde mesnet markaların ise "Metro" asıl unsurundan oluştuğu, dava konusu başvuruda yer alan "TR" ibaresi, "Türkiye" veya "Türk" kelimelerinin kısaltması olarak algılanacağından ayırt ediciliği bulunmayan tali unsur konumunda olup dava konusu başvurunun asli unsuru" Metro" ibaresinden oluştuğu, redde mesnet markaların asli unsuru da "Metro" ibaresinden oluştuğundan, asli unsurları itibariyle dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca benzerlik ve karıştırma tehlikesi bulunduğu, dava konusu YİDK kararının yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkile ait başvuruya mesnet marka ile davalıya ait markalar ayrı ayrı değerlendirildiğinde müvekkilin markası ile karıştırılma tehlikesi olmadığını, markaların bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, sınıflar aynı olsa da tüketiciye sunulan hizmetlerin farklı olduğunu, müvekkilinin müktesep hakkı bulunduğunu, belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası. 3.Değerlendirme Davacı 39. sınıf yönünden "Metro TR" ibareli marka başvurusunda bulunmuş, davalı ise 39. sınıfta yer alan "Metro" ibareli tescilli markalarını mesnet göstererek itirazda bulunmuştur. Dava konusu başvurunun kapsadığı çekişmeli 39. sınıftaki hizmetler, davalının davaya mesnet gösterdiği tescilli markasının koruma kapsamında yer almakla emtia benzerliği bulunmaktadır. İltibas ihtimalinin araştırılmasında, markalar arasında benzerlik bulunup bulunmadığı hususunda markanın bütünü itibariyle bıraktığı etki dikkate alınarak karar verilir. Somut olayda, taraf markaları METRO ortak ibaresini içerse de markalar farklı bir genel görünüm içerisindedir. Öte yandan davalı markasının birebir “METRO” ibaresinden oluştuğu, günlük hayatta yaygın kullanımı olan bu ibarenin ayırt edici gücünün zayıf olacağı sabittir. Ayrıca, Metro ibaresi büyükşehirlerde olan raylı ulaşım sisteminin adı olduğu için özellikle 39. sınıfta bulunan hizmetler açısından tanımlayıcı ve ayırt edici niteliği haiz olmayan bir ibaredir. Davacı "Metro" ibaresinin yanına "TR" ibaresi ekleyerek markaya ayırt edicilik kazandırmıştır. Markalar ile yaratılan bütünsel algı ve imaj incelendiğinde, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesi bulunmamaktadır. Davacı markasında TR ibaresinin yer alması Türkiye’ye özgü kamu hizmetleri için kullanılacak olması, bu hizmeti aynı isimle uzun yıllardır veriyor olması, her iki markanın da bu süre zarfında birlikte var olduğunun anlaşılması üzerine taraf markalarının ortalama tüketici nezdinde benzerlik veya herhangi bir bağlantı kurmayacağı anlaşılmaktadır. Tüketiciler, iki farklı marka karşısında olduklarının farkına varabileceklerdir. Markaların farklı üreticilere ait markalar olduklarını anlayabilecekleri ve üreticileri arasında idari veya ekonomik bir bağ kurmayacakları ortadadır. Ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından 39. sınıftaki hizmetler açısından başvuru konusu işaret ile davalı markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşmayacağı dikkate alınmadan verilen karar doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.