Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3419 E. 2024/6568 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3419
Karar No
2024/6568
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI :2017/93 Esas, 2023/601 Karar HÜKÜM : Asıl ve birleşen davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/373 E., 2016/139 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl davada davacılar birleşen davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2011/03899 numaralı patentin, 2012/07408, 2011/01321 numaralı faydalı modellerin ve 2010/04985, 2010/04322, 2010/4984 numaralı tasarım tescillerinin bulunduğunu, ancak şirkette çalışan 8 işçinin sözleşmelerindeki yasağa rağmen işten ayrılarak davalı firmada çalışmaya başladıklarını, birtakım gizli bilgileri sızdırarak haksız ve kötü niyetli menfaat sağladıklarını, davalıya ait Beylikdüzü'ndeki fabrikada taklit ürünlerin ve üretim kalıplarının kopyalanarak üretim ve satışlarının yapıldığını, Bakırköy 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2013/19 D.İş sayılı dosyası üzerinden delil tespiti yaptırdıklarını, aldırılan raporda patent ve faydalı modele tecavüz olmadığı belirtilmiş ise de bunlara da tecavüz olduğunu, davalının işçileri toplu biçimde transfer ederek ve müşteri bilgileri ile üretim bilgilerini ve sırları çalıp taklit üretim yaptığını, bu eylemlerden dolayı müvekkilinin zarar gördüğünü ileri sürerek davalının gerçekleştirdiği tecavüzün tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, giderilmesini, şimdilik 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yoksun kalınan kazancın şimdilik 5.000,00 TL'sinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, taklit ürünlere ve bunları üretmeye yarayan makina ve teçhizata el konularak imhasını, kararın ilanını talep etmiştir. 2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davalının 2011/1751, 211/1747,2010/4323, 2011/1746, 2011/1744, 2010/4322, 2010/4985, 2010/4984, 2010/5590 numaralı tasarım tescil belgeleri ile 2011/1321, 2012/7408 numaralı faydalı model belgelerinin ve 2011/3899 numaralı patentin tescil koşullarını taşımadığını, tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığını ve görünmeyen tasarım niteliğinde olduğunu sadece bunları montaj eden kimselerin bu ürünleri görebileceğini ürünlerin harc-ı alem ürünler olup, daha önce kamuya sunulduklarını, bu nedenle faydalı modellerin ve patentin yenilik özelliği taşımadığını, buluş niteliklerinin bulunmadığını savunarak söz konusu tasarım ve faydalı model belgeleri ile patentin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl dava cevap dilekçesinde; davacının tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığını, faydalı modellerin de yenilik özelliği taşımadığını, ürünlerin yıllardır piyasada kullanılan ürünler olduğunu dolayısıyla tecavüzün söz konusu olmadığını, ibraz ettikleri uzman görüşünde de belirtildiği üzere tasarım benzerliğinin bulunmadığını, davacının tasarımları yeni ve ayırt edici olmadığından koruma koşullarını taşımadığını, ayrıca görünmeyen tasarımların korunamayacağını, davaya konu tuğla, tuğla kapağı, çatı adaptörü, kiriş, parke, zemin aparatı gibi tasarımların normal kullanım sırasında görünmediğini bunların tasarım mevzuatıyla korunamayacağını, tecavüz iddialarının doğru olmadığını, işçilerle ilgili konunun işçiler ile davacı şirket arasındaki bir konu olduğunu ve kendilerini ilgilendirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalılar vekili birleşen dava cevap dilekçesinde; davacının hukuka aykırı eylemleri ve haksız rekabeti ortaya çıktığından kendisine karşı açılan davaları bertaraf etmek için bu davayı açtığını, hükümsüzlük iddiaları ile ilgili hiçbir somut delil sunulmadığını, müvekkilinin tescilli ürünlerinin yeni ve ayırt edici olduğunu, Türk hukukunda birleşik ürünlerin normal kullanım sırasında görünmeyen parça tasarımlarının da korumadan faydalanacağını, patentin ve faydalı modellerin de yeni olduğunu, davacı tarafın harc-ı alem iddialarını ispatlayan hiçbir delil sunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre asıl dava yönünden, Bakırköy 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/19 D.İş sayılı dosyasında yapılan incelemede dosyadan aldırılan bilirkişi raporu içeriğindeki fotoğraflarda tasarım tescillerini tanımlar nitelikte ürün tasarımı bulunmadığı, tescilli tasarımların doğrudan benzerliği kurulamadığı belirtildiğinden tasarım hakkına tecavüze ilişkin talebin reddine, 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (551 sayılı KHK) 9 uncu maddesine göre tecavüzün oluşabilmesi için bağımsız bir istemde buluşun tüm esas özelliklerinin bulunması gerektiği, davacı adına tescilli 2012/07408 numaralı faydalı model belgesinde bağımsız istem 1 de yer alan unsurların tecavüze konu ürünlerde var olmadığı, bu nedenle koruma kapsamında kalmadığı 2011/01321 tescil numaralı faydalı model ve 2011/03899 numaralı incelemesiz patent belgesine tecavüz oluşturabilecek ürün bulunmadığı anlaşıldığından asıl davanın reddine, birleşen dava yönünden aldırılan bilirkişi raporuyla dava konusu olan 2011/01744, 2011/01746, 2011/1747, 2011/01751, 2010/4323, 2010/4985, 2010/05590 tescil numaralı tasarımların dosyada bulunan bilgi, belge ve diğer tasarım olarak değerlendirilebilecek çizim, resim, dökümanlar ile karşılaştırıldığında yenilik niteliğine sahip olmadıklarından bu tasarımların hükümsüzlüğüne, 2010/4322 ve 2010/4985 tescil nolu tasarımların ise tek başlarına kullanılabilir oldukları, locano sınıflandırması müstakil olarak belirtilen bir ürün olup, görünür olur olmamasından bağımsız bir şekilde bir tasarım olarak değerlendirilebileceğinden bu tasarımlara ilişkin hükümsüzlük koşulları oluşmadığı anlaşıldığından bu tasarımlar yönünden davanın reddine, yine bilirkişi raporuyla dava konusu olan 2012/07408 numaralı faydalı modelin ve 2011/1321 tescil numaralı faydalı modelin yenilik içermediği ispatlanamadığından bu faydalı modellerin hükümsüzlük istemlerinin reddine, 2011/03899 tescil nolu incelemesiz patent belgesi yönünden bilirkişi heyetince değerlendirilerek referans olarak bildirilen 21.04.2011 tarihinden önceye ilişkin patent belgelerinin 1. isteminin yeni olmadığı, diğer istemlerden 24 yeni bir unsur içermediği, yapı olarak prefabrik bina tarifleri için istem 25 de yeni olmadığı bilirkişi raporunda belirtilmiş olduğundan bağımsız istemlere bağlı bulunan diğer istemlerin de bağımlı istem olarak hükümsüzlük koşulları oluştuğundan davalı adına tescilli incelemesiz patentin hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm asıl davada davacılar-birleşen davada davalılar vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince davacı-birleşen davada davalı tarafça, asıl davada faydalı model belgeleri ve tasarımlara tecavüz teşkil edecek ürün sunulmadığı, tespit raporunda yer alan fotoğrafların tasarım tescilleri ile karşılaştırmaya esas teşkil edecek teknik özellikleri göstermediği gibi, anlaşılan teknik özelliklerden tescilli tasarımlara tecavüz teşkil eden ürün bulunmadığı, facebook içeriklerinin süresinde sunulmadığı (bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunulmuştur) gibi bu fotoğraflarda da tasarım tescilleri ve faydalı model belgelerine tecavüz teşkil edecek nitelikte bulunmadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, Mahkemenin karar tarihinden sonra incelemesiz patentin incelemeli patente dönüştürülmesi talebinde bulunulduğundan ilk derece yargılamasında, incelemesiz patent için alınan bilirkişi raporu hükme esas alınamayacağından, yeni bir rapor alınması gerektiği ve birleşen hükümsüzlük davasında ispat yükünün birleşen davada davacıya ait olduğu, birleşen davada davacı vekiline bilirkişi ücreti ve posta gider avansını yatırması için verilen kesin sürede gider avansı yatırılmadığından birleşen davada ispat yükü üzerine düşen davacının hükümsüzlüğe ilişkin iddiası ispatlanamadığından, birleşen davada davalı vekilinin patentin hükümsüzlüğüne yönelik istinaf sebebinde haklı olduğu, istinaf incelemesi aşamasında aldırılan bilirkişi raporunda da, davalı tasarım tescillerinin birleşik bina tasarımına ilişkin modüler sisteme ait parçalar olduğu ve birbirine monte edilerek duvar gövdesi, kirişleri, çatı ve benzeri bina bölümlerinin elde edileceği, parça tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik özelliğini ortadan kaldıracak yenilik giderici delil sunulmadığının beyan edildiği, raporun denetime elverişli olduğu anlaşıldığından Mahkemece tasarımların hükümsüzlüğü talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, 554 sayılı KHK'nın 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen istisna hükmü dikkate alınmaksızın, davacı-birleşen davada davalı tasarımlarının hükümsüzlüğüne karar verilmesi yerinde görülmediğinden, tasarım hükümsüzlüğüne ilişkin birleşen davaya yönelik birleşen davalının istinaf sebebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, karar asıl davada davacılar vekilince temyiz edilmiştir. V.TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, asıl davada patent, faydalı model belgeleri ile tasarım tescil belgelerinden kaynaklanan haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi ile tazminat istemine, birleşen davada patent belgesi, faydalı model belgeleri ile tasarım tescil belgelerinin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55 inci maddesi, 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 154 üncü, 155 inci, 156 ncı ve 165 inci maddeleri, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 5 inci, 7 nci, 10 uncu ve 43 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 19.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. .

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3419, K. 2024/6568, T. 19.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-3419-e-2024-6568-k-33db4dc498ca