Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3368 E. 2024/5264 K. – Menfi Tespit

Konu: Menfi Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3368
Karar No
2024/5264
Karar Tarihi
Konu
Menfi Tespit

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2067 Esas, 2023/269 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/797 E., 2019/561 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Tarım Hayvancılık Gıda San. ve Tic. A.Ş. isimli şirketin davalı bankanın .... Şubesinden 31.03.2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ile kredi aldığını, yapılan GK sözleşmesinin borçlusu ... Tarım Hayvancılık Gıda San. ve Tic. A.Ş.'nin kefillerinin ise ... ve... isimli kişiler olduğunu, müvekkili ...'nın genel kredi sözleşmesinin borçlusu veya kefili olarak sözleşmede imzasının olmadığını, müvekkilinin ise dava dışı tarafların arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesine ipotek belgesinde gösterilen limitler dahilinde (azami 750,00 TL'sine kadar olman kısmına) 450,00 TL'sine Denizli ili .... ilçesi .... mahallesi 1453 ada 20 parsel no.lu taşınmazda bulunan 9 no.lu bağımsız bölüm taşınmazını davalı bankaya ipotek tesis ettirmek suretiyle bu miktardan sınırlı olmak kaydıyla kefil olduğunu, müvekkilinin vermiş olduğu ipotek sebebiyle aleyhine Selçuk İcra Müdürlüğünün 2016/1292 E. sayılı icra takip dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla borç miktarı işlenmiş faizleri ile birlikte 247.917,40 TL gösterilerek takibe girişildiğini, takibin kesinleştiğini belirterek müvekkilinin Selçuk İcra Müdürlüğünün 2016/1293 esas sayılı icra takip dosyasından davalı bankaya borcunun olmadığının tespiti ile müvekkili hakkında yapılan takibin iptaline, davalı bankanın haksız ve yersiz takibi nedeniyle alacağın en az %20'si oranında taraflarına (icra inkâr) kötü niyet tazminatı ödenmesinin hüküm altına alınmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya bakmakla görevli özel mahkemenin icra hukuk mahkemeleri olduğunu, dosyanın görevli Selçuk İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, davacının ipotek borçlusu olup menfi tespit davası açmakta hukuki yararının olmadığını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu icra takibi nedeniyle davalı bankaya borçlu olmadığı anlaşıldığından, yerinde görülen haklı davanın kabulü ile ile davacının Selçuk İcra Dairesinin 2016/1293 E. sayılı icra takip dosyası nedeniyle davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, takibin davacı yönünden iptaline, koşulları oluşmadığından davacı yararına kötü niyet tazminatı takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle söz konusu davaya bakmakla görevli mahkemenin İcra Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacı tarafın icra müdürlüğü tarafından sehven gönderilen ve borçlu olarak yer aldığı ödeme emrinin iptali için her zaman memur işlemini şikayet yoluna başvurabileceğini, davacı taraf aleyhine genel Kredi sözleşmesi kapsamında gösterilen limitler dahilinde Selçuk İcra Müdürlüğünün 2016/1292 E. sayılı dosyasında ipotek veren olarak ipotekli takip yoluyla takip başlatıldığını, diğer borçlular aleyhine de tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla Selçuk İcra Mdürlüğünün 2016/1293 E. sayılı dosyasında takip yapıldığını ve burada davacının sehven borçlu olarak gösterildiğini, davalı müvekkili bankaya ipotek veren olarak yapılan hatanın ödeme emrinin iptali olması gerekirken, borçlunun menfi tespit davası açması ve verilen karar ile borçlu olmadığının tespitinin oldukça hatalı bir karar olduğunu, yapılacak işlemin gönderilen ödeme emrinin iptali olması gerektiğini bu nedenlerle kararın hatalı olduğunu ifade ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmasına, davalının da davacının davaya konu icra takibinde davacının sehven borçlu olarak gösterildiğine yönelik beyanına, mahkemece denetime elverişli ve açık bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3368, K. 2024/5264, T. 26.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-3368-e-2024-5264-k-fb1e5979b7d9