Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3054 E. 2024/845 K. – Alacak

Konu: Alacak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3054
Karar No
2024/845
Karar Tarihi
Konu
Alacak

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/697 Esas, 2022/827 Karar DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı banka nezdinde kredi mektuplu döviz tevdiat hesabının bulunduğunu, bu hesabın kişisel bir hesap olduğunu, Almanya’da cezaevinde bulunduğu sırada boşandığı eşi tarafından 20.03.1998 tarihinde 4.450,00 DM, 07.05.1998 tarihinde ise 29.000,00 DM olmak üzere hesaptan para çekildiğini, imzasının taklit edildiğini, vekâleti bulunmadığını, hesabın çekilebilmesi için gerekli pasaport ve kredi sözleşmesi asıllarının eşi tarafından bankaya bilgisi dışında sunulduğunu, davalının gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, ihtara rağmen ödeme yapılmadığını iddia ederek, 29.450,00 DM asıl alacak ve 17.740,00 DM mevduat faizinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; istemin zamanaşımına uğradığını, takibe konu paranın 20.03.1998 ve 09.05.1998 tarihlerinde sözleşme şartlarına uygun olarak kredi mektuplarının aslı, hesap sahibinin pasaportu ve diğer bilgiler dahilinde imza karşılığı ödendiğini, davacının iddia ettiği şekilde bir ödeme olasılığında ise müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 16.11.2014 tarihli bilirkişi raporunda dava tarihi itibariyle toplam borcun 38.881,87 DM olduğu, bu tutarın 1.95583 pariteden karşılığının 19.879,98 euro olduğu, ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kararında da belirtildiği üzere hesaptan usulsüz çekilen para nedeniyle davacı tarafın % 50 müterafık kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 9.969,99 euronun dava tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının euro cinsinden bir mevduata uyguladıkları en yüksek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. B. Bozma Kararı Dairemizin 10.02.2020 tarih, 2019/3384 E. ve 2020/1146 K. sayılı kararıyla; dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, kredi mektuplu döviz tevdiat hesabından sahte imza ile para çekilmesinden dolayı tazminat istemine ilişkin olup, Dairemiz 14.12.2009 tarih, 2008/8456 Esas, 2009/12893 Karar sayılı bozma ilamında davalı bankadan paraların çekilmesi eyleminde kendisine düşen önlemleri almayan davacının ağır kusurlu olduğu benimsenmiş olup, bu durumda; davacıya davalı bankaya nazaran daha fazla kusur verilmesi gerekirken, tarafların eşit kusurlu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerektiği, bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; davacı tarafın ağır kusurlu olduğuna ilişkin kabul dikkate alınarak tarafların kusur oranlarının belirlenmesi için alınan 21.10.2022 tarihli raporda davacının % 60, davalı bankanın % 40 oranında kusurlu oldukları yönünde görüş bildirildiği, dava tarihi itibariyle toplam borcun 38.881,87 DM olduğu, bu tutarın 1.95583 pariteden karşılığının 19.879,98 euro (38.881,87 DM x 1.95583) olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kararında da belirtildiği üzere davacının hesabından usulsüz çekilen bu para nedeniyle ağırlıklı kusuru olduğu gözetildiğinde davacının olayda % 60 müterafık kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.951,99 euronun dava tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının euro cinsinden bir mevduata uyguladıkları en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin kusurlu olmadığını, tutuklandığında hâlâ evli olduğunu ve bütün şahsi eşya ve pasaportunun ortak evde kaldığını, daha sonra boşandığını, tutuklu kaldığı süre boyunca evden evrak almasının mümkün olmadığını, Mahkemece bu hususların gözetilmediğini ileri sürerek ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı kusurunun tespit edilenden daha ağır olduğunu, kararın miktar ve uygulanan faiz oranı yönünden bozulması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kredi mektuplu döviz tevdiat hesabından sahte imzayla çekildiği iddia edilen paranın tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Aşağıda yazılı harcın istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3054, K. 2024/845, T. 07.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-3054-e-2024-845-k-9a3933fe2024