Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/2845 E. 2024/5044 K.
Konu: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2845
- Karar No
- 2024/5044
- Karar Tarihi
- Konu
- Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1766 Esas, 2023/76 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/347 E., 2017/391 K. Taraflar arasındaki marka ile ilgili Kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından yoğun emek ve etkin tanıtım faaliyetleri sonucu tüketiciler nezdinde adeta müvekkili ile özdeşleşmiş "kolay" asıl unsurlu markaların bulunduğunu, davalı Şirketin ise bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “kolaykobi” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvurduğunu, 2015/40492 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markalarının asli unsurunun "kolay" ibaresi olduğunu, dava konusu başvuruda yer alan "kobi" ibaresinin de başvuruya ayırt edicilik katmadığı gözetildiğinde, dava konusu başvurunun da asli unsurunun aynı kelimeden oluştuğunu, bu nedenlerle müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında sescil, görsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğunu, dava konusu başvurunun, müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, sonuç olarak markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, öte yandan müvekkili markalarının tanınmış olduğunu ve başvurunun tescili halinde bu tanınmışlıktan haksız yararlanacağını, müvekkili markalarının itibarının ve ayıt edici karakterinin zedeleneceğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, 2016-M-6803 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu iddiasının ispatlanamadığı, buna göre iptali istenen YİDK kararının yerinde bulunduğu ve 2015/40492 sayılı "kolaykobi" ibareli markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markaların benzerliği incelemesinde 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve karışıklık olmadığı sonucuna varılmasının hatalı olduğunu, hem müvekkili markalarının hem de dava konusu başvurunun asli unsurunu "kolay" ibaresinin oluşturduğunu, davalı markası ile karşılaşan tüketicilerin, dava konusu başvuru ile müvekkili arasında bağ kuracağını, müvekkili markalarının seri marka olduğu ve davalı markasının da bu seri markaların devamı olarak algılanacağı iddialarının yeterince irdelenmediğini, dava konusu başvuruda yer alan "kobi" ibaresinin, başvuruya ayırt edicilik katmadığını, aksine "kolay" ibaresine vurgu yaptığını, "kolay" ibaresinin zayıf olduğu ve müvekkili markasında tanımlayıcı bir ibare olarak kullanıldığı tespitinin hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "Kolaykobi" ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "Kolay" ibareli markalar arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "kolay" ibaresinin, bir sıfat olarak kullanıldığı ve bu ibarenin markalarda ortak olarak kullanılmasının, markalar arasında iltibasa yol açmadığı, markaların bütünsel imajlarının birbirlerinden uzak olduğu, dava konusu başvurunun davacının seri markası olarak da algılanmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.