Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/2837 E. 2024/5315 K.
Konu: Marka İle İlgili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2837
- Karar No
- 2024/5315
- Karar Tarihi
- Konu
- Marka İle İlgili
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/455 Esas, 2023/122 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/307 E., 2019/259 K. Taraflar arasındaki marka ile ilgili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2016/49621 nolu "..." ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalı ...'in, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2017/27945 nolu “...+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ... Kurumuna başvurduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın davalı Kurum Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, davalının başvuru ile müvekkilinin markasının esas unsuruna yaklaşma gayesinde olduğunu ve markalar arasında iltibas bulunduğunu, telaffuz sırasında tüketiciler nezdinde markalarla ilgili bağlantı kurulmasının, markaların birbirinin devamı algısı oluşturmasının muhtemel olacağını, müvekkilinin markasının 35. sınıfta yer alan hizmetlerde tescilli olduğunu, davalı yanın markasının kapsamında da 35. sınıfın olduğunu, her iki markanın da aynı hizmetleri kapsadığını, davaya konu olan “...” ibareli markaların 35. sınıf hizmetleri ile 09. sınıftaki mallar bakımından tescil edilmek istendiğini, müvekkilinin markasının 35. sınıftaki hizmetlerde ve bu sınıfın içindeki 09. sınıf malların satışında tescilli olarak kullandığını, davalı tarafın marka başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek, YİDK’nın 03.06.2018 tarih ve 2018-M-4537 sayılı kararının iptaline, 2017/27945 nolu “...” ibareli marka başvurusunun hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamında yer alan 35. sınıftaki hizmetlerin itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer olduğu, başvuru kapsamında kalan 09, 37 ve 42. sınıftaki mal ve hizmetlerin ise itiraza mesnet markanın tescil kapsamında yer almadığı, taraf markaları birleşik olarak iki kelimeden oluşmakta olup başlangıç kelimelerinin birebir aynı olduğu, ikinci kelimelerinde farklılık bulunduğu, ancak bu kelimelerinde kafiyelerinin birbirine yakın olduğu, ortalama tüketicilerin sözcüklerin başlangıcına daha çok dikkat ettikleri, davaya konu olan “...” ibaresinin, davacıya ait "..." markaları ile görsel farklılıklar içerse de aynı sesçil özellikleri gösterdiği, davaya konu markadaki değişikliklerin onu itiraza mesnet markadan farklılaştırmadığı ve değişikliklerin markaya ayırt edicilik kazandırmadığı, taraf markalarının kompozisyonlarında kısmen farklılık olsa da göz ve hafızada bıraktıkları etkinin benzer olduğu, markaların işitsel olarak da benzer olduğu dikkate alındığında, tüketiciler nezdinde markaların ayırt edilmesinin kolay olmayacağı, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında 35. sınıfta yer alan tüm hizmetler bakımından iltibas tehlikesinin söz konusu olduğu, tanınmışlığın ve kötü niyetin ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2018-M-4537 sayılı kararının davacının itirazlarının reddine ilişkin 35. sınıfta yer alan emtialar yönünden iptaline, davalı adına tescilli 2017/27945 numaralı markanın 35. sınıfta yer alan emtialar yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;, taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin de benzediğini, müvekkilinin markası kapsamındaki 35. sınıfta 09. sınıf malların satışı hizmetinin bulunduğunu, bu nedenle dava konusu markanın 09. sınıf yönünden de hükümsüzlüğünün gerektiğini, başvuru kötü niyetli olarak yapıldığından tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğün gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, bu nedenle iltibas tehlikesi oluşmadığını ileri sürerek yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markalarının, "sound" ibareli aynı kelime ile başlamaları, tüketicilerin markaların ilk kısmına daha çok dikkat edecek olmaları, taraf markalarında "sound" kelimesini takip eden "block" ve "look" kelimelerinin de "c" ve "o" harflerinin benzer olması nedeniyle görsel benzerliği artırması nedenleriyle benzer olduğu, 35. sınıf hizmetler yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, davalı markasındaki farklılıkların ise başvuruya yeterli ayırt edicilik katmadığı, tüketiciler markaları her zaman yan yana görüp karşılaştıramayacağından tüketiciler yönünden iltibas tehlikesinin mevcut olduğu, öte yandan davacı vekili müvekkilinin markasının tescilli olduğu 35. sınıf mağazacılık hizmeti kapsamında 09. sınıf malların satışı hizmetlerinin de bulunduğunu ileri sürerek, başvuru kapsamındaki 09. sınıf malların da dava konusu marka kapsamından çıkartılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, 35. sınıftaki mağazacılık /perakendecilik hizmetlerinin farklı malların bir araya getirilerek satışına ilişkin bulunduğu, bu kapsamda, belli malların satışına özgü mağazacılık hizmetleri ile o mallar arasında benzerlik görülmesinin markasını bu sınıfta tescil ettiren kişiye çok geniş bir koruma sağlayacağı, ancak, böyle bir durumda belli mallara özgülenmiş mağazacılık hizmetleri ile o mallar arasında benzerlik bulunmadığının kabul edilmesinin de hakkaniyete aykırı sonuçlara yol açacağı, dolayısıyla belli malların satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetleri ile o mallar arasında benzerlik olup olmadığının her somut olayın özelliklerine, marka işaretleri arasındaki benzerlik düzeyine göre değerlendirilmesinin gerektiği, marka işaretleri arasında yüksek düzeyli benzerlik bulunması halinde anılan hizmet ve mallar arasında benzerlik olduğu kabul edilebilecek iken, aksi durumda, yani marka işaretleri arasında düşük düzeyli benzerlik olması durumunda, marka kapsamlarının benzer olmadığının söylenebileceği, somut olayda, taraf marka işaretlerinin asli unsurları arasında çok yüksek derecede benzerlik bulunmadığı gözetildiğinde 09. sınıf mallar yönünden davanın reddinde isabetsizlik bulunmadığı, kötü niyetin de ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekili ile davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.