Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/2833 E. 2024/5487 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2833
Karar No
2024/5487
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/272 Esas, 2023/220 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/165 E., 2020/360 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Şirket vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye mahkemesi kararı, davalı kurum vekili, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/41821 numaralı "İmececep" ibareli 09, 35, 36. sınıflar için yaptığı marka başvurusununa davalı şirketin 2016/100467 sayılı "İMECE SİGORTA" ibareli markasına dayanarak itiraz ettiğini, davalının itirazının kısmen kabul edilerek başvuru kapsamından 36. sınıftaki hizmetlerin çıkarıldığını, müvekkilinin kısmi ret kararına karşı itirazlarının da YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa müvekkilinin 2011/76212 sayılı "TÜRKİYE İŞ BANKASI İMECE KART" ibareli 9, 35, 36 ve 38 sınıflarda tescilli markası bulunduğunu, müvekkilinin "İMECE KART" ürünü için uzun yıllardır yoğun tanıtım ve reklam harcaması yaptığını, müvekkilinin müktesep hak itirazının YİDK tarafından reddinin hukuka aykırı olduğunu, marka başvurusundan çıkarılan 36. sınıftaki ürünlerin tüketicilerinin davaya konu marka ile davalı şirket markasını karıştırma ihtimali bulunmadığını, 36. sınıfa konu hizmetler profesyonel meslek gruplarına hitap etmekte olup, tüketicilerin üzerinde düşünmeden hızlıca hareket etmesi ve davalı şirket markası ile müvekkilinin markasını karıştırmasının mümkün olmadığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline, 2019/41821 sayılı "İmececep" ibareli başvurunun tüm sınıflar bakımından tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, davacının marka başvurusu ile müvekkiline ait 2016/100462 sayılı “İMECE SİGORTA” ibareli marka arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, ihtilafa konu 36. sınıfa ait hizmetlerin her iki markanın da kapsamında yer aldığını, davacıya ait 2011/76212 sayılı markanın kazanılmış hak oluşturmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki çekişmeli 36. sınıftaki hizmetlerin, redde dayanak marka kapsamındaki hizmetlerle aynı/benzer oldukları, başvuru "İmececep" ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markanın "İMECE SİGORTA" ibaresinden oluştuğu, her iki markanın esas unsurunun “imece” kelimesi olduğu, diğer unsurların ayırt edici niteliği zayıf tali unsurlar olduğu, dava konusu marka ile redde gerekçe marka arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve anlamsal benzerlik bulunduğu, davacının önceki 2011/76212 sayılı ve "TÜRKİYE İŞ BANKASI İMECE KART" ibareli markasının 09, 35, 36, 38. sınıfta tescilli olduğu, davacının "imece" markasını uzun yıllardır kullandığı “İmece” ibaresinin önceki tarihli markada aynen yer aldığı, davacının reddedilen 36. sınıftaki hizmetler yönünden müktesep hakkının bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Şirket vekili ve davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacının müvekkilinin markasına yanaşma çabası içinde olduğunu, bilirkişi raporunda da bu durumun belirtildiğini, dava konusu başvuruda “Türkiye İş Bankası” ibaresine yer verilmediğinden “markanın asli unsuru muhafaza etme” şartının sağlanmadığını, ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacının markası ile davalının redde mesnet markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunduğunu, Kurum kayıtlarında başvuru sahibine ait ve müktesep hak ya da öncelik hak sahipliği sağlar mahiyette markanın tespit edilmediğini, dava konusu YİDK kararının usule ve yasaya uygun bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki çekişmeli 36. sınıftaki hizmetlerin, redde dayanak marka kapsamındaki hizmetlerle aynı/benzer olduğu, dava konusu marka ile redde gerekçe marka arasında, marka işaretleri bakımından da işitsel, görsel ve anlamsal olarak belirli düzeyde bir benzerlik bulunduğu, davacının dava konusu markanın başvuru tarihinden önceki 2011/76212 sayılı ve "TÜRKİYE İŞ BANKASI İMECE KART" ibareli markasının 09, 35, 36, 38. sınıflarda tescilli olduğu, davacının "imece" markasını uzun yıllardır kullandığı, "İMECE" esas unsurunun dava konusu markada muhafaza edildiği, dava konusu başvuruda emtia kapsamının genişletilmediği, davalının markasına yaklaşma olmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.09.2008 tarihli 2007/7547 E., 2008/10251 K. sayılı ilamı da nazara alındığında davacının kazanılmış hakkının bulunduğunun tespitinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı Şirket vekili ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Şirket vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesindeki sebeplere benzer sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka tescilinin şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının müktesep hakkı olup olmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Şirket vekili ve davalı Kurum vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2833, K. 2024/5487, T. 03.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-2833-e-2024-5487-k-d1a9ffde6835