Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/2751 E. 2024/5697 K. – Marka Hükümsüzl
Konu: Marka Hükümsüzlüğü
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2751
- Karar No
- 2024/5697
- Karar Tarihi
- Konu
- Marka Hükümsüzlüğü
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/783 Esas 2023/294 Karar HÜKÜM : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili "SAPPI" markasının 1969 tarihinde marka tescilinin gerçekleştiğini, o tarihten beri müvekkiller tarafından uzun yıllardır kullanıldığını, 2003 yılında Sappi İstanbul Kağıt ve Ticaret Limited Şirketi'ni kurduğunu, davalı şirketin Sappi Group'un eski distribütörü ve iş ortağı olup davalının distribütörlük sözleşmesinin 12.06.2018 tarihinde feshedildiğini, davalının izinsiz ve kötü niyetli olarak "SAPPI" markasını taraflar arasındaki ticari ilişki devam ederken tescil ettirdiğini, dava konusu 2002 21303, 2010 11994, 2010 11993, 2010 11992, 2010 11991, 2010 11990, 2010 11989, 2010 11988, 2010 11987, 2010 11986, 2010 11985, 2010 11984 2010 11983 ve 2010 11982 nolu markaların üçünçü kişilere devrinin ve devrin sicile kaydının hüküm kesinleşinceye kadar önlenmesini, markaların hükümsüzlüğüne ve www.sappi.com.tr alan adının iptaline ve sicilden terkinine kararı verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin SAPPI markasını iyiniyetli ve hukuka uygun olarak aldığını, taraflar 1991 yılından beri çalıştığını ve 1994 yılından beri de müvekkilinin Sappi markasını kesintisiz kullandığını, davacı markasının 1994 yılından beri güçlenmesinde müvekkilinin katkısının büyük olduğunu, davacının izni ile işbu markanın tescil ettirildiğini, davacının 8 yıl süreyle sessiz kalarak markaların hükümsüzlüğü talebinde bulunamayacağını, markaların müvekkili tarafından oluşturulduğunu ve bu yüzden müvekkili tarafından tescil edildiğini, davacıların müvekkilinin kötü niyetli olduğunu kanıtlar hiçbir belge ve delil sunamadığını, müvekkilinin markaları tescil ettirdiğinde, davacının durumu bildiğini ve davacıların tüm bu markaları ülkemizde tescil ettirmek gibi bir niyetinin olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının SAPPİ ibaresi yönünden çok eski tarihli ticaret unvanına sahip olduğu, çok sayıda ve çok eski tarihli uluslararası marka tescili olduğu, iş bu marka ile yapılan dünya çapında ticarete ait çok sayıda ve eski tarihliden yakın tarihe kadar düzenlenmiş faturalar, ödüller, internet siteleri vb deliller sunduğu, davacı markasının, ilgili tüketici kesimi nezdinde tanınmış marka, en azından sektörel olarak tanınmış marka statüsüne sahip olduğu, davalı şirketin uzun yıllar davacı distribütörü olduğu, bu süreçte davacının gerçek hak sahibi olduğu marka tescillerini kendi adına yaptırdığı, bu işlem için davacının açık yazılı bir izni ve/veya onayı olduğuna dair ya da tescillerin yapılması için geçerli bir nedeni olduğuna dair dosyaya delil sunamadığı, davalı şirketin bu tescillerin ilki için 2002’de ve diğerleri için de 2010 yılında başvuru yaptığı, bu süreçte davacı ile ticari ilişkisinin devam ettiği, davalının bu süreçte davacıya bu tescillerle ilgili herhangi bir bilgi vermediği, davalının, dava konusu tüm marka tescilleri hususunda kötü niyetli hareket ettiği, davacının markanın kullanılmasından önceden haberdar olduğuna dair herhangi bir delil sunulamadığı, ayrıca davalının kötü niyetli olarak marka tescil başvurusunda bulunmuş olması gözetildiğinde davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğramayacağı, www.sappi.com.tr adresli siteye giriş yapıldığında açılan sitenin aslında www.neotek.com.tr adresine sahip asıl site olduğu, bu hali ile SAPPI ibaresinin içinde geçtiği alan adının, davalı tarafından yönlendirici kod olarak da kullanıldığı, bu kullanımın ticari etki yaratacak nitelikte olduğu, zira yönlendirilen www.neotek.com.tr alan adlı web sitesinde davacı ile aynı iştigal alanında aynı/benzer mal ve ürünlerin bulunduğu gözetilerek davalının alan adının iptali ve sicilden terkini şartlarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında yazılı bir distribütörlük sözleşmesi olmadığını, 1991 yılından beri davacı ile çalışılmsının hukuki ve ticari durumunun değerlendirilmediğini, müvekkilinin yatırımları ve emeği ile davacı markasına yaptığı katkıların yok sayıldığını, müvekkilinin marka tescilinde kötü niyetli olmadığını, davacının iş bu tescillerden haberdar olduğunu, davacının uzun süre sessiz kaldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 6/3, 6/4 ve 6/9 ve 25 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.