Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/2453 E. 2023/2738 K. – Alacak

Konu: Alacak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2453
Karar No
2023/2738
Karar Tarihi
Konu
Alacak

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2386 Esas, 2023/369 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/307 E., 2022/817 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 10.000,00 dolar ( dava tarihindeki değeri 146.639,00 TL) olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, taraflar arasındaki distrübütörlük sözleşmesinin davalı tarafça haksız feshi nedeniyle, davacı uhdesinde kalan mal bedeli, menfi-müsbet zararlar, kâr mahrumiyeti, işgaliye ve finansman bedelinden fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması kaydı ile 10.000,00 USD tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince davanın davalının tahkim itirazı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince red edilmiş, Davacının temyiz kanun yolu başvurusu da Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin olduğu gerekçesiyle çoğunluk görüşü doğrultusunda red edilmiştir. Sayın çoğunluğun temyiz isteminin reddine ilişkin gerekçesine katılamıyorum. Maddi tazminat davası, HMK 109/1 maddesinde ifade edildiği şekilde kısmi dava olarak açılmış olup, temyiz edilemeyen kararlar başlıklı HMK 362/2 maddesinde kısmi davada kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği düzenlenmiştir. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Somut uyuşmazlıkta, davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarı üzerinden bir inceleme ve tespit yapılmaksızın davanın usulden reddi cihetine gidilmiştir. Kısmi davada gösterilen dava değerinin temyiz incelemesinde kesinlik sınırı yönünden esas alınamayacağı HMK 362/2 maddesi hükmü gereği olup, talep edilebilecek tüm alacak miktarının henüz hesaplanmamış ve belirlenmemiş bulunmasına göre maddi tazminat davası yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi kabildir. Açıklanan nedenle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile temyiz isteminin reddine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2453, K. 2023/2738, T. 08.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-2453-e-2023-2738-k-c54bd043984c