Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/2231 E. 2023/2452 K. – Şirket İhyası

Konu: Şirket İhyası

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2231
Karar No
2023/2452
Karar Tarihi
Konu
Şirket İhyası

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2417 Esas, 2023/159 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/60 E., 2022/293 K. Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirkete ait Dudullu Organize Sanayide üretim yeri işçilerinden ...'ın 30.09.2010 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda vefatı nedeniyle İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinin 2013/850 E. sayılı dosyası rücuen alacak davası açıldığını, Ticaret Sicil Memurluğu ile yapılan yazışma neticesinde şirketin usulüne uyulmadan ve kurumlarının alacağı gözetilmeden kaza sonrasında sonlandırıldığının saptandığını, her ne kadar tasfiye ticaret sicilinde ilan edilmiş ise de tasfiyenin gerçek olarak tamamlanmadığını, bu sebeple ihya davası açma zarureti doğduğunu ileri sürerek şirketin ihyası ve tasfiye memuru tayinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, Sinergy Day. Tüketim Malları San.ve Tic. Ltd. Şti.'nin re’sen terkin işleminin şirketin vergi kaydının terkin edildiği ve adresinin tespit edilemediğinin belirlenmesinin ardından yapıldığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 19.02.2015 tarihinde sicil kaydının re’sen terkin edildiğini, şirkete, gerekli ihtarlar yapıldığı halde şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacının re'sen terkin işlemini eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddiasının olmadığını, ilgili şirket hakkında devam eden davaya ilişkin davalıya intikal eden bir bildirim bulunmadığını, terkinin usulüne uygun olduğunu, yasal hasım olduklarını savunarak aleyhe yargılama giderlerine hükmedilmemesini istemiştir. 2.Davalı şirket davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenilen şirketle ilgili yapılan işlem dosyası ticaret sicilinden celp edilmiş olup, gelen belge örneklerine göre, ihyası istenen davalı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığının belirlenmesi üzerine terkin kapsamına alındığı, ihtar ve ilân prosedürlerinin tamamlanmasının ardından sicil kaydının 19.02.2015 tarihinde re'sen terkin edildiği, ancak terkin tarihinde ihya istemine konu şirketle ilgili devam eden bir dava bulunduğu, bu nedenle terkin işleminin hukuka aykırı olduğu, ayrıca davacının terkin işleminden sonra haklı bir neden ileri sürerek işbu şirketin ihyasını talep ettiği, davalı sicilin keyfiyeti öğrendikten sonra ilk duruşmaya kadar davayı kabul ettiğini bildirmediği gerekçesiyle Sinergy Dayanıklı Tüketim Malları Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinin 2013/850 E. sayılı dosyasındaki işlemler ile sınırlı olmak üzere ihyasına, şirketin eski temsilcisinin ek tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın tescil ve ilanına, davalı şirket bakımından pasif husumet yokluğundan davanın usulden reddine, yargılama giderinin davalı kuruma yükletilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar terkin tarihinden önce açılan bir dava mevcut ise de müvekkili Müdürlüğe bu hususta bir bildirimde bulunulmadığı ve müvekkili Müdürlüğün bu hususu tespit etmesinin mümkün olmamasına karşın müvekkili Müdürlük aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda müvekkili sicil aleyhine yargı giderri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Kanunu (5174 sayılı Kanun) 10 uncu maddesi gereğince adresin tespit edilmemesi nedeniyle terkin edildiği, 6102 sayılı Kanunu'nun geçici 7 nci maddesinde öngörülmeyen bir nedenle terkin işleminin yapıldığı, şirket yetkilisine ve şirkete ihtar yapıldığının belgelenmediği gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; anılan kararın temyiz kanun yoluna tabi olduğunu, davacının terkinin usulüne uygun olmadığı gibi bir iddiasının bulunmadığını, davacının üçüncü kişi olması nedeniyle zaten bunu iddia edemeyeceğini, buna dayanılarak hüküm kurulamayacağına ilişkin emsal kararların bulunduğunu, kanunda öngörülen hak düşürücü sürenin dolduğunu, müdürlüğün derdest davayı tespit edemeyeceğini, davanın reddini talep etmediklerini, etseler bile yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, terkin usulüne uygun olduğunu, yasal hasım olduklarını, davaya kurumun neden olmadığını, davalı şirketin ayakta tutulmasına yönelik bir iradenin bulunmadığını belirterek kararın vekalet ücreti ve yargılama giderleri bakımından bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, şirket ihyası istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi 3. 5174 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi 3. Değerlendirme ve Sonuç 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2231, K. 2023/2452, T. 26.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-2231-e-2023-2452-k-3dd32e77a15b