Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/1525 E. 2024/5010 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1525
Karar No
2024/5010
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/240 Esas, 2022/1686 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/91 E., 2019/475 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin 2016/23694, 2016/20081, 2013/45997, 2012/36799, 2011/29468, 2010/60147, 2006/58474, 2004/16243 sayılı “çağrı”, “her semte bir çağrı”, “çağrım içiniz rahat olsun!...”, “çağrı sınırsız müşteri mutluluğu”, “çağrı”, “çağrım”, “çağrı grup”, “çağrı” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “... 72+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2017/122416 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına yapılan itirazın yerinde görülmediğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin “gıda, temizlik ve her türlü tüketim maddesi üretimi ve toptan satışı” ve birçek alanda faaliyet gösterdiğini, “çağrı” ibareli markasının tüketici nezdinde tanınmışlığının yüksek olduğunu, çağrı markasını taşıyan çoğunluğu İstanbul’un çeşitli ilçelerinde faaliyet gösteren 41 adet mağazası bulunduğunu, müvekkilinin markaları ile davaya konu markanın aynı sınıfları (35., 38. ve 41. sınıflar) kapsadığını, müvekkilinin “çağrı” ibareli tescilli onlarca markası olduğunu, dava konusu markanın tüketici nezdinde müvekkili markalarının seri markası izlenimi uyandıracağını, dava konusu marka ile aynı veya benzer müvekkiline ait tescilli markalarının görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzer markalar olduğunu, davalının bu tescilinin, haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2018-M-11468 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2017/122416 başvuru numaralı “... 72+şekil” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimalleri olmayan markaların kullanım alanları ve iştigal konusunun incelenmesinin söz konusu olmayacağını, “Çağrı” ibaresi ile “... 72” ibaresi arasında görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzerliğin bulunmadığını, müvekkiline ait markanın “Bileşke Marka” olduğunu, karşılaştırmanın ihtilaf konusu markaların “her birini bütün olarak” inceleyerek yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, başvuru kapsamındaki 35, 38, 41. sınıftaki malların ve hizmetlerin, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları, dava konusu başvuru “... 72+şekil” ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markaların standart karekterle yazılı “çağrı”, “her semte bir çağrı”, “çağrım içiniz rahat olsun!...”, “çağrı sınırsız müşteri mutluluğu”, “çağrı”, “çağrım”, “çağrı grup”, “çağrı” ibarelerinden oluştuğu, “çağrı” ibaresinin taraf markalarında ortak olarak bulunduğu, “Çağrı” ibaresinin itiraza mesnet davacı adına tescilli 2016/23694, 2016/20081, 2013/45997, 2012/36799, 2011/29468, 2010/60147, 2006/58474, 2004/16243 sayılı markalarının esaslı unsuru olmakla birlikte, davaya konu davalı marka müracaatında ise marka görselinin tek esaslı unsuru olmadığı, davalı derneğin başvurusu olan “... 72” markasının bir bütün olarak algılanacağı, bölünmesinin mümkün olmadığı, bu doğrultuda taraf markalarının anlamsal olarak karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, taraf markalarının fonetik olarak karıştırılma ihtimalinin olmadığı, öte yandan taraf markaları arasında görsel olarak farklılaşacak unsurların mevcut bulunduğu, davalı dernek marka başvurusu ile davacının yayına itiraza mesnet markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı, davalı derneğin kötüniyetli bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, bilirkişi raporuna tarafımızca itiraz edildiğini, itirazlı ve denetime elverişli olmayan rapora göre hüküm kurulduğunu, kararın eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olduğunu, dosyaya sunulan emsal ilam ve gerekçeleri incelendiğinde iş bu dava konusu “... 72 + şekil’ markasının da aynı gerekçelerle iptali gerekeceğini, ÇAĞRI ibaresi Türk Dil Kurumunda belirtildiği şekilde davalı markasında da aynen yer almakta olup, benzerlik konusunda şüphe bulunmadığını, "Çağrı" ibaresinin her iki markadaki kulakta kalan izi aynı olduğundan mahkeme gerekçesine katılmanın mümkün olmadığını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, 2015/03699 nolu “çağrısan”, 2014/71139 no.lu “egeçağrı”, 2014/79113 nolu “çağrıdesen”, 2015/48375 no.lu “çağrı ipek”, 2015/87895 no.lu “elturan çağrı”, 2015/82550 no.lu “çağrısa hipermarketleri”, 2016/13871 no.lu “çağrıişitme” markalarına yönelik itirazların kabul edildiği hususları dikkate alındığında dava konusu "... 72+şekil" markasının da hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/1525, K. 2024/5010, T. 13.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-1525-e-2024-5010-k-bc2859b9a18c