Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/1495 E. 2024/4324 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1495
- Karar No
- 2024/4324
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/72 Esas, 2022/1548 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/3 E., 2020/79 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/38261 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna davalı şirket tarafından itirazda bulunulduğunu, eskiye dayalı kullanım ve kötü niyet kriteriyle müracaatlarının reddinin talep edildiğini, itirazları haklı bulunmayarak reddedildiğini, ancak daha sonra verilen karara tekrar itiraz edilmesi üzerine bu itirazların YİDK tarafından kabul edilerek müracaatlarının işlemden kaldırıldığını, bu duruma gerekçe olarak redde gerekçe işaretin ayırt edici nitelik kazanmış olması işaretin itiraz sahibi tarafından itiraza konu başvurunun başvuru ya da rüçhan tarihinden önce ticaret sırasında kullanılmasının gösterildiğini, oysa "..." işaretini 1980'li yıllarda piyasaya çıkararak kullananın Belçika menşeli Tri-Metal firması olduğunu, ... firmasının da bu firmanın 1990-2010 yılları arasında işinde "..." ın da bulunduğu birçok boya ve vernik ürününün Türkiye distribütörlüğünü yaptığını, ... firmasının "..." markasını sanki kendisi ihdas etmiş, kullanmış tanıtmış gibi lanse ettiğini, bunun gerçeğe aykırı olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu markanın tescil edilmesi halinde müvekkilinin menfaatinin doğrudan zarar göreceğini, müvekkilinin eskiye dayalı kullanımının bulunduğunu, müvekkilinin ... markası ile 2012 yılından beri faaliyetlerini gerçekleştirdiğinden yapmış olduğu ciddi yatırımlar neticesinde marka üzerinde eskiye dayalı kullanımı sebebiyle öncelikli hak sahibi olduğunu, markayı 2012 yılından beri bilfiil kullandığını, markanın Türkiye’deki tek yetkili satıcısı ve ithalatçısı olduğunu, dava konusu markaların birebir aynı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ... başvuru ibareli markası ile davalının 2012 senesinden bu yana vernik ürünü üzerinde aktif olarak kullandığı bilirkişi raporu ile anlaşılan ... ibaresi biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik hatta ayniyet oluşturacağı, vernik ürünü ile davacı markasının kapsamındaki ürünler aynı veya birbiri ile bağlantılı-ilişkili ürünler olduğu, ve bu anlamda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında davacının marka başvurusunun davalı itirazı üzerine nisbi ret sebebi sayılıp başvurunun reddedilebileceği, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu denetime elverişli olmayıp rapor doğrultusunda verilen kararın usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, bu markanın 1980'li yıllarda Belçika menşeli ... firması tarafından ihdas edilmiş ve tescilsiz olarak kullanıma başlandığını, yıllar içerisinde kendi müşteri çevresinde bir ayırt edici özellik ve tanınmışlık kazandığını, itiraz sahibi ... firmasının da 1990-2010 yıllar arasında bu firmanın birçok ürününün Türkiye distribütörlüğünü yaptığını, 2010 yılı civarında ... firması ... firması tarafından satın alınınca bu distribütörlüğün iptal olduğunu, elinde kendine göre sürümü olan ''...'' markası için hazır müşteri ve pazarı değerlendirmek amacıyla bir İngiliz firmasıyla anlaşarak ürünü fason olarak yaptırdığını ve Türkiye'de sanki özgün bir ürün ve marka imiş gibi satışına başladığını, ... ve ... dışında bu markayı kullanan bir kaç firma daha olduğunu, ... firmasının iddialarının haksız, yersiz ve mesnetsiz olduğunu, bu markayı 1980 lerden beri ilk kullanan ... firması ve selefi olduğunu, hala kullandığını, eğer eskiye dayalı kullanım iddiasının geçerli olması isteniyorsa bunun ... firması tarafından yapılması gerektiğini, ... bu konuda hak sahibi olmadığı gibi taraf da olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının başvuru konusu yaptığı "..." ibareli marka ile davalının 2012 senesinden bu yana vernik ürünü üzerinde aktif olarak kullandığı bilirkişi raporu ile belirlenen "..." ibaresi arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik olduğu, vernik ürünü ile davacının başvurusunun kapsamındaki malların aynı veya birbiri ile bağlantılı bulunduğu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.