Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/1454 E. 2024/4328 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1454
- Karar No
- 2024/4328
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2840 Esas, 2022/2853 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ürgüp Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/68 E.,2022/352 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 23/08/2016 tarihine kadar Meypa Toptan Gıda Ürünleri Nak. Tur. İth. İhr. ve Tic. Ltd. Şti'nin ortağı olduğunu, sonrasında şirket payını ...'ya devrettiğini, devir işleminden önce şirket adına 50UT789 plaklı aracın satın alındığını, 18 taksidinin şirket adına müvekkilinin kendi hesabından ödendiğini, kalan 18 taksidinin de müvekkilinin şirketi olan MTK Gıda Ürünleri Turizm Şirketinden Meypa Toptan Gıda Ürünleri Nak. Tur. İth. İhr. ve Tic. Ltd. Şti'ne ödemeleri yapmaya devam ettiğini, müvekkilinin toplamda 133.200,00 TL kredi ödemesi yaptığını, aralarındaki harici anlaşma çerçevesinde kredi ödemelerinin bitmesi ile aracın devrinin müvekkili üzerine yaptırılacağının kararlaştırıldığını, müvekkilinin davalı şirkete pay devri sonrasında da kredi ödemelerini yapmaya devam ettiğini, şirket adına olan araç müvekkilinin üzerine devredilecekken aracın üzerine haciz konulduğunu, araç yedieminde bulunduğu sırada haczin kaldırılarak müvekkilinden habersiz şekilde yedieminden alındığını, müvekkilinin bütün ödemelerini yaptığı aracını kullanamadığını, aracını kaybetmemek için teminat ödediğini, bu süre zarfında araç kiralamak zorunda kaldığını ileri sürerek 50 UT 789 plaka sayılı aracın müvekkilinin adına tesciline, tescil olmadığı takdirde araç bedelinin müvekkiline iadesine, kötü niyetli olarak aracın müvekkilinden alınması nedeniyle araç kiralama bedelinin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ile davacı arasında "araç satımına ilişkin satış sözleşmesi" bulunmadığını, davacının söz konusu aracı alıp şirkete bağışlamasının da söz konusu olmadığını, bu aracın tamamen müvekkili şirket tarafından alındığını, bütün ödemelerinin müvekkili şirket tarafından yapıldığını, Türkiye İş Bankası işlem dekontlarındaki ödemelerin kaynağının davacının müvekkili şirkete olan borcunun ödenmesi olduğunu, bu borçların içerisinde davaya konu edilen araç bedeli borcunun da bulunduğunu, aracın şirkete alınmış olup şirket ortaklarından birisinin de davacı olduğunu, davacının müvekkili şirkete başkaca borçları da olduğundan ödemelerin devam ettiğini ancak açıklamasına kötü niyetle araç plakası yazdığını, böyle bir hak sahipliği olsa dahi, davacının şirket ile ilişkisi kesilirken bu aracın da davacının üzerine yapılacağını ya da davacının şirketten ayrıldığı dönemde bu hususu gündeme getireceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; davaya konu aracın davalı şirket adına kayıtlı olduğu, davalı şirketin 2018 yılı yevmiye defteri kapanış kayıtlarına göre de davaya konu aracın 254 03 - UT 789 Volkwagen 2015 model hesabında 94.451,35 TL bedel ile davalı şirketin aktifinde kayıtlı olduğu, davaya konu araç için 27/07/2015 tarih ve 186 yevmiye numarası ile davalı şirket adına 110.000,00 TL anapara tutarlı taşıt kredisi kullanıldığı 300 08 İşbankası hesabında bu kredi anapara tutarının izlendiği, araç için 110.010,00 TL anapara, 25.656,48 TL faizi komisyon ve gecikme ödemesi olmak üzere toplam 135.686,88 TL ödeme yapıldığı, ödemenin 36 taksitte ve takribi taksit tutarının 3.710,00 TL (gecikme hariç) olduğu, bu ödemelerin tamamının davalı şirketin İşbankası .... Şubesindeki hesabından yapıldığı, davacı ile davalı şirket yetkilisi ... isimli şahısların davalı şirkette ortak iken davacının davalı şirketteki payını Mersin 11. Noterliği'nin 23/08/2016 tarih ve .... yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile ... isimli şahsa devrederek davalı ortaklıktan ayrıldığı, davacının, ortaklıktan ayrıldıktan sonra davaya konu aracın kalan kredi taksitlerini kendisinin ödediğini iddia ederek davalı şirket adına kayıtlı..... plaka sayılı aracın kendisi adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde araç bedelinin tahsilini ve araç kiralama bedelini talep ettiği, dava dilekçesi ekinde ibraz edilen Türkiye İş Bankası A.Ş.'ye ait işlem dekontlarının incelenmesinde, dekontların açıklama kısmında ".... plakalı araç kredi ödemesi" şeklinde ibarelerin yer aldığı, gönderen kısmında ise MTK Gıda Ürünleri Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret LTD ŞTİ isimli şirketin isminin yer aldığı, bilirkişi incelemesi sonucunda da davalı şirketin Türkiye İş Bankası hesabına, MTK Gıda Ürünleri Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret LTD ŞTİ tarafından gönderilen "araç kredi taksit ödemesi” açıklamalı dekontların toplam tutarı 59.270,00 TL olan ödemelerin, davalı şirket mali kayıtlarında 102 Bankalar- İş Bankası hesabına kaydedildiğinin, ödemenin kaynağı olarak 100 KASA hesabının gösterildiğinin, özetle konu bedellerin şirket kasasından çekilip bankaya yatırılmış olarak kaydedildiğinin tespit edildiği, Ürgüp Noterliği'nin 04/05/2016 tarih ve 002586 yevmiye numaralı imza sirküleri uyarınca davacının, dekontlarda gönderici olarak yer alan MTK Gıda Ürünleri Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret LTD ŞTİ'nin yetkilisi olduğu, yine davacı vekili tarafından sunulan delil dilekçesi ekinde yer alan faturalar uyarınca araç kiralama işlemlerinin de MTK Gıda Ürünleri Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret LTD ŞTİ adına yapıldığı, limited şirketlerin sermaye şirketi niteliğinde olup ortaklarından ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğu, davaya konu aracın kredi ödemesi amacıyla davalı şirketin Türkiye İş Bankası hesabına yapıldığı iddia edilen ödemelerin MTK Gıda Ürünleri Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret LTD ŞTİ tarafından yapılmış olması ve araç kiralama işleminin de MTK Gıda Ürünleri Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret LTD ŞTİ adına yapılmış olması hususu göz önünde bulundurulduğunda davacının iş bu tescil, mümkün olmadığı takdirde araç bedeli ve araç kiralama bedeli talepli davada dava ehliyetinin (aktif husumetinin) bulunmadığı gerekçesiyle davacı tarafından davalı hakkında açılan tescil, mümkün olmadığı takdirde araç bedeli ve araç kiralama bedeli talepli davanın dava ehliyeti (aktif husumet) yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin ekinde sundukları Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağında açıkça belirtildiği üzere Meypa Toptan Gıda Ürünleri Nak. Turizm İthalat İhracat ve Tic. Ltd. Şti. temsilcisi ya da vekilinin toplantılara katılmadığını, herhangi bir mazeret bildirmediğini, arabulucu görüşmesine geçerli bir mazereti olmaksızın katılmayan davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek, davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiği, mazeretsiz olarak ilk toplantıya katılmaması nedeniyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesine neden olan tarafın davada kısmen veya tamamen haklı çıkması halinde dahi, yargılama giderinin tamamından sorumlu olacağı ve bu taraf lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, hal böyle olunca mahkemece yargılama giderinin tamamından davalı tarafın sorumlu tutulması ve lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekli iken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin ara buluculuk görüşmelerine usulüne uygun davet edilmemiş olup Bölge Adliye Mahkemesi tarafından buna dair araştırma yapılmaksızın karar verildiğini,6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince, arabulucu tarafından tarafların usulüne uygun olarak toplantıya davet edilmesi gerektiğini, davacı tarafça sunulan arabuluculuk tutanağının incelenmesinden de görüleceği üzere, arabulucu ilk oturumda görüşmeyi sonlandırmış olup, müvekkil şirkete usulüne uygun davet yapılmadığını, amir kanun hükümleri gereğince, arabulucunun tarafları ilk toplantıya davet etmek noktasında her türlü iletişim kanallarını kullanması gerektiğini, dolayısıyla örneğin tarafların yalnızca telefon ile aranmak ya da sadece elektronik posta gönderilmek suretiyle ulaşılmaya çalışılması durumunda tarafların toplantıya gerektiği şekilde çağrıldığının kabulü mümkün olmaması gerektiğini, ayrıca arabuluculuk tutanağında yazan barkod numarasının sorgulanması neticesinde de herhangi bir kayda ulaşılamamakta ve kayıt yok şeklinde uyarı verdiğini, bu sebeple de arabulucu tarafından yerine getirilmeyen yükümlülüklerin taraflara atfedilmemesi gerektiğini, tarafların arabuluculuk toplantılarına usulüne uygun olarak davet edilmesi gerektiğini, müvekkil şirket toplantıya kanun amir hükümlerinin gerektirdiği gibi davet edilmediğini, davacının dosyanın esasına ilişkin bir itirazı olmadığından haklılıklarının zımnen kabul edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı şirket adına kayıtlı aracın davacı adına tescili, bunun mümkün olmaması halinde araç bedelinin davalıdan tahsili ve araç kiralama bedeli istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.