Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/1243 E. 2024/4902 K. – Alacak

Konu: Alacak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1243
Karar No
2024/4902
Karar Tarihi
Konu
Alacak

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2810 Esas, 2022/2830 Karar HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/840 E., 2022/743 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 11.04.2009 tarihinden itibaren davacı şirkete ait araçlar ile Kınaş A.Ş.'ne ait inşaatlardaki şantiyelere toplamda 9.246,65 ton kum emtiası teslim ettiğini, teslim edilen emtialar için teslim fişleri düzenlendiğini, teslim alan şahısların Kınaş A.Ş.'nin yetkili personelleri olduğunu, Kınaş A.Ş.'nin ünvan değişikliği ile Arven Yapı Endüstri A.Ş. ünvanını aldığını, davacı şirket tarafından kum tesliminin yapılmasına rağmen davalı şirketin bir ödeme yapmadığını, Kayseri 3. Noterliği'nin 09.03.2010 tarihli ihtarın çekilmesine rağmen ihtarın da sonuçsuz kaldığını belirterek 134.076.425,00 TL'nin 11.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak davacı şirkete verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;davalı şirketin davacı şirketten inşaat işlerinde kullanılmak üzere kum satın almadığını, davacı ile davalı arasında kum teslimi hususunda yapılmış yazılı veya sözlü bir anlaşma olmadığını, davalı şirketin davacının davaya konu ettiği tarihlerde Akkent Beton İnş. San. Tic. Ltd. Şti. (Erciyes Beton) ile kum alım satımı konusunda anlaşması bulunduğunu, davacı şirketin dava dışı Akkent Şti. ile bir anlaşmasının olmasının ihtimal dahilinde olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği gibi bir alacağı var ise alacağın Akkent Beton Şti.'nden talep edilmesinin gerektiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın dayanağı olan ve davacı şirket tarafından düzenlenen teslim ve kantar fişlerinin isim ve imza alanlarında, teslim alan kısmında ismi geçenlerin SGK kayıtlarına göre davalı çalışanları olduğunun bilirkişi raporu ile sabit olduğu, imzaların bu kişilere ait olup olmadıklarının tespiti yoluna gidilerek isim ve imzaları bulunan şahısların tanık olarak dinlendiği, davalı çalışanlarının getirilen kumları teslim alıp fişleri imzaladığına dair beyanı doğrultusunda teslim fişlerindeki imzaların davalı çalışanlarına ait olduğunun kabul edildiği, davacının sunduğu teslim-kantar belgeleri, SGK kayıtları ve tanık beyanları örtüştürülerek davacı tarafından davalıya teslim edilen kum miktarı-cinsi belirlenerek teslim tarihindeki ve yerindeki malın ortalama piyasa fiyatı üzerinden alacak miktarının hesaplandığı, piyasa araştırmasına göre 2009 yılı ton fiyatı 14,50 TL olduğu, 2019 yılı toplam tutarın 134.076,42 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 134.076,42 TL asıl alacağın dava tarihi olan 04.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin dava konusu edilen dönemde müvekkil şirket ile birebir herhangi bir ilişkisi bulunmayıp davacı şirketin, müvekkilin o dönemde kum teslimi aldığı Akkent isimli firmanın taşeronu olduğu, davacı şirketin Akkent firmasının taşeronu sıfatıyla müvekkil şirkete kum emtiası teslimi yaptığı, bunun bedelini de taşeronu olduğu akkent isimli firmadan fazlasıyla tahsil ettiği ve netice itibariyle dava konusu edilen 2009 yılında ne müvekkil şirket ile akkent firması arasında ne Akkent ile davacı şirket arasında ne de müvekkil şirket ile davacı şirket arasında herhangi bir alacak verecek ilişkisinin bulunmadığını, bu nedenlerle davacı tarafça ispatlanamayan davanın yerel mahkemece verilen ilk karar doğrultusunda tümden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, ticari defterlerde de alacak kaydının bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda yapılan tespit, değerlendirme ve sair hesaplamaların dosya kapsamına ve yürürlükteki mevzuata uygun olduğu, mahkemenin kanıtların takdirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, dolayısıyla istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki 2009-2010 yılları arasında kum alım-satımından kaynaklanan alacak davasıdır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Dava, kum alım satımından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davacı tarafından dosyaya sunulan teslim fişlerinden hareketle bir kısım kumun davalıya teslim edildiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davalı; yargılamanın tüm aşamalarında davacı ile arasında akdi ilişki olmadığını, kendilerine teslim edilen kumu dava dışı Akkent Beton Ltd. Şti.'den satın alarak bedelini firmaya ödediğini, davacı şirketin dava dışı şirketin taşeronu olmasının ve kumu teslim etmesinin davacı ile ilişki kurulduğu anlamına gelmediğini savunmasına rağmen Mahkemece bu yönde bir değerlendirme yapılmamıştır. O halde Mahkemece; davalı şirketin defter ve kayıtlarında teslim fişlerinde yer alan dönemlere ve miktarlara ilişkin dava dışı şirketle bir ticari ilişkisinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, dava dışı şirkete ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun dava dışı şirketin defter ve kayıtları da incelenerek bu dönemlerde dava dışı şirketle davacı ve davalı şirket arasında bir ticari ilişki bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Buna göre yapılan inceleme sonucu teslim fişleriyle birlikte değerlendirilerek davacının alacağının varlığı ve miktarı hususunda karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi MUHALEFET ŞERHİ Somut olayda, hem davacının hem de davalının ticari defterleri kanuna uygun tutulmamış ve dolayısıyla sahipleri lehine delil olma nitelikleri bulunmamaktadır. Ancak davacının davalıya kum satıp teslim ettiği teslim fişleriyle sabit olup davalı bedeli ödediğini ispat edemediği gibi, teslim aldığı kumları üçüncü kişiden aldığını da ispat edememiştir. Hal böyle olunca dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılan kararın ONANMASI gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun BOZMA yönündeki görüşüne katılmamaktayım.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/1243, K. 2024/4902, T. 11.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-1243-e-2024-4902-k-3eef60f748d0