Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/7516 E. 2024/3726 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/7516
- Karar No
- 2024/3726
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1340 Esas, 2022/1369 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik ve İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2017/437 E., 2020/65 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının yurt içi ve yurt dışı taşımalara aracılık eden taşıma işleri komisyonculuğu (forwarder) hizmeti sağlayan bir firma olduğunu, dava konusu uyuşmazlıkta davacı, davalının Amerika Birleşik Devletleri'nden ithal edeceği ticari mallarının nakliye ve gümrük işlemlerini organize etmek için görevlendirildiğini, davalıya ait ticari emtiaların nakliyesi için 03.02.2016 tarihinde deniz taşıması gerçekleştirildiğini, davalıya ait emtiaların dava dışı taşıyan ... A.Ş. tarafından Maersk Kinloss isimli gemi ile taşındığını ve varış limanı olan Ambarlı Limanına 31.03.2016 tarihinde varmış olduğunu, ancak emtiaların davalı tarafından teslim alınmadığını, neticede malların idare tarafından millileştirilmesine karar verilmiş olduğunu ve ancak millileştirme sonrasında konteynerlerin 13.02.2017 tarihinde serbest kaldığını, geminin varış yaptığı 31.03.2016 tarihinde malların çekilmemesi sebebiyle millileşme tarihi olan 13.02.2017 tarihine kadar dava dışı ... A.Ş.'ye ait konteyner limanda beklemiş olduğunu ve tarife uyarınca demuraj oluştuğunu, davalının kendisine ait emtiaları teslim almaması sebebiyle oluşan demuraj bedelinin toplam 46.140,00 USD olduğunu, oluşan demuraj bedelini, davacı şirketin dava dışı armatör ... A.Ş.'ye cari hesap kapsamında ödediğini ve taşıma rücu ilişkisi içerisinde malın sahibi davalı şirketten talep etmekte olduğunu, ödenen bedelin davalıdan tahsili için başlatılan takiplere davalının itiraz ettiğini belirterek haksız itirazın iptaline karar verilmesini ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûmiyetine karar verilmesini, mahkeme masrafları ile vekâlet ücretinin de davalıya yükletilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, emtiaların davalı şirket tarafından devralınmaması neticesinde yapılması gereken işlemlerin geciktirilmiş olduğunu bu süre boyunca da haksız şekilde demuraj bedeli işlemeye devam ettiğini, davacı yanın demurajın işlemeye başlamasından sonra yaklaşık 4 ay sonra malların teslim alınması yönünde ihtarı bulunmakta olduğunu, ilgili mevzuata göre; limana ulaşmış olan emtialar bakımından 45 gün sonunda ithalatçı tarafından bir işlem yapılmaması halinde emtia tasfiyeye tabi olacağını, bu nedenle davacının 45 gün sonunda emtianın tasfiye listesine alınıp alınmadığını kontrol etmesi gerektiğini, davacı yan daha fazla demuraj bedelinin işlenmesi için tasfiye işlemlerinin gereğini yerine getirmeyerek zararın artmasına sebebiyet verdiğini, ayrıca davacı yan emtiaların konteynerler içinden çıkarılarak antrepoya veya bir depoya naklinin sağlanması ile talep edilen demuraj bedeli yerine yalnızca ardiye ücreti ödenmesinin mümkün iken emtiaları konteynerler içinde tutmaya devam ettiğini ve tasfiye işlemlerini takip etmediğini, basiretli bir tacirin bu tip durumlarda zararı en aza indirmek için yapması gereken işlemleri emtiaların konteynerlerden tahliyesi ile antrepoya nakli yahut emtiaların millileştirilmesi sürecinin ilgili yasal mevzuatlarda öngörülen sürelerde yapılmasını sağlaması gerektiğini, davacı yan dava dilekçesinde malların millileştirilme sürecinden hiç bahsetmediğini, bu sürecin ayrıca açıklığa kavuşturulması ile davacının yasal mevzuatta yer alan sürelere uyup uymadığı ve buna bağlı olarak zararın artıp artmadığı tespit edilebileceğini, belirterek davanın reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafça davalıya gönderilen 31.03.2016 tarihli mail ile davaya konu konteynerların 31.03.2016 tarihinde Marport Limanına geleceğinin bildirildiği anlaşılmakla bu mailde demuraj tarifesinin bulunmadığı, davalı esasen kendisine varış ihbarı yapılmadığı itirazında bulunmamakta aksine varış ihbarını kabul etmekle birlikte emtiaların kendilerince teslim alınmaması ve millileştirilmemesi nedeniyle demurajdan sorumlu olmadıklarını ve davacının eylemleri nedeniyle demuraj bedelinin arttığını savunduğu, dosyaya sunulan konişmentolar ve varış ihbarında her ne kadar demuraj tarifesi bulunmasa da Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında da belirttiği üzere, rayice uygun bir demuraj hesabının yapılması gerektiği, davacı tarafça talep edilen bedelin konteyner piyasasındaki demuraj ücretleri ile uyumlu olduğu, davacı tarafından 20.03.2016 tarihli e-posta ile davalıya; dava konusu konteynerlere ilişkin denizyolu ithalat komple bilgilendirme ve teyit formu gönderdiği, bu formda gemi adı ve sefer numarası olarak "Maersk kınloss/1603 konşimento FCLAMB1609001, geminin kalkış tarihi 02.03.2016 tahmini varış tarihi 01.04.2016 olduğu, yasal sürede malları çekmelerini, serbest zamanda çekmemeleri halinde demuraj bedeli oluşacağının" belirtilerek taraflarınca ödenmesi için garanti ve taahhütname talep edildiği ve dava konusu demuraja konu konteynerlerle gelen eşyaların teslimine ilişkin 31.03.2016 tarihli e-posta ile FCL Ordino İhbarnamesi gönderildiği, bu ihbarnamede 45 günlük süre içerisinde ithali yapılmayan yükler tasfiye olacağı, gecikme oluştuğu takdirde demuraj standart tarifeye göre hesaplanıp talep halinde bilgi verileceği ve ordino teslim için neler gerekli olduğunun bildirildiği anlaşılmakla bu hali ile davacı tarafça gümrük işlemleri gereği yapılması gereken bildirimlerin yapıldığı, taşımaya konu emtianın devletleştirilmesinin davacı ile ilgili bir işlemden kaynaklanmamış bulunmasına ve taşıma ilişkisinden doğan demuraj ücretinden davalının sorumlu olmamasını gerektiren hiçbir husus bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının, müvekkiline malların geldiğini veya durumunu haber vermediğini, müvekkile gönderildiği iddia edilen 31.03.2016 tarihli mailin müvekkiline ulaşmadığını, eklerin tebliğ edilmediğini ve dosya içeresinde de görülmediğini, 23.12.2019 tarihli bilirkişi raporundan da mailin hangi mail adresine gönderildiğinin belli olmadığını, gönderildiği iddia edilen mail üzerinde demuraj ücretlerinin yer almadığını, davacı asilin hiçbir görevini yerine getirmediğini, davacının malların geldiği 31/03/2016 tarihinden itibaren müvekkiline bildirimde bulunmadığını, 4 ay boyunca mail veya telefon aramasında bulunmadığını, malların geldiğinin ikinci bir kez bildirilmediğini, mallar ile alakalı tavsiye niteliğinde bir mail atılmadığını, 4 ay sonra müvekkiline demuraj bedelini ödemesi gerektiğini bildiren bir ihtarname gönderdiğini, müvekkilinin ise bu sırada ekonomik olarak zor durumda olduğundan 4 ay sonra ortaya çıkan bedeli ödeyemediğini ve kendisine hiçbir bilgilendirme yapılmadığından toplam 9 aylık demuraj bedeli ile karşılaştığını, ileri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafça varış bildirimi ve ordino ihbarını davalıya yaptığı, davacı tarafça demuraj ücretinin artmasına neden olunmadığı, davalının takibe ve davaya konu demuraj ücretinden sorumlu olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, faturaya dayalı konteyner demurajı alacağının tahsili talebiyle başlatılan iki ayrı icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.