Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/7368 E. 2024/3321 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/7368
- Karar No
- 2024/3321
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
MAHKEMESİ :Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/1770 Esas, 2022/1234 Karar HÜKÜM :Davalı ... hakkında davanın kabulüne, diğer davalı yönünden davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ :Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2020/721 E., 2021/619 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kabullerine karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalılardan ... yönünden davanın kabulüne, diğer davalı bakımından ise davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde; davacıya ait kargoların alıcılara gönderilmesi konusunda davalı kargo şirketi ile sözleşme yaptıklarını, adı geçen şirketin .... şubesi yetkilisi davalı ... tarafından tahsil edilen bir kısım ödemelerin kargo şirketine aktarılmadığını, davalı şirketin, kapıdan ödeme sistemi dahilinde tahsil ettiği tutarları da alacak kaydetmesi nedeni ile davacının mükerrer ödeme yaptığını ileri sürerek, kargo bedeli adı altında müvekkilinden haksız olarak alınan asıl davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL, birleşen davada ise 99.700,00 TL olmak üzere toplam 109.700,00 TL bedelin ödeme zamanlarından itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacıya 50.000,00 TL borç verdiğini, davacının bu parayı Halkbankasındaki hesabına peyder pey gönderdiğini, davacının 28.991,00 TL kargo ücretini ... Kargo Genel Müdürlük hesabına yatırması gerekirken kendi hesabına yatırdığını sonradan fark ettiğini, bu bedeli iade etmek istediğinde davacının kabul etmediğini, davacıdan kargo bedellerinin kendi hesabına yatırılması konusunda davalılardan bir talebinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... Kargo vekili cevap dilekçesinde; davacı ile akdedilen taşımacılık sözleşmesine göre belirlenen ödeme şeklinin dışına çıkan davacının, davalı ...'nın şahsi hesabına ödeme yapmasında müvekkilinin bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl ve birleşen davaların kabulü ile toplam 109.700,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kendisine ödenen kargo ücretinin 28.991,00 TL olduğunu, davacıya borç para verdiğini, aldığı paranın bir kısmının ise buna ilişkin olduğunu, davacı tarafından ihtarname gönderilmediğini, müvekkilinin parayı iade etmek istemesine rağmen davacının kabul etmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı vekili ... Kargo Yurtiçi ve ... Taşımacılık A.Ş. istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkil şirket arasında imzalanan kargo sözleşmesinde ödeme şeklinin belirlendiğini, sözleşme maddesinin aksine müvekkili şirket tarafından bir talimat verilmemesine rağmen davacının fatura bedellerini diğer davalının banka hesabına gönderdiğini, müvekkilin kapıda teslim alınan ürün bedellerinden kargo ücretini tahsil etmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gibi bu eylemi ile de mükerrer ödemeye sebebiyet vermediğini, davacı ile diğer davalı arasındaki borç bilgisinden haberlerinin ve sorumluluklarının bulunmadığını, acentenin, hesabına yatırılan paraları şahsi işleri için kullandığını kabul ettiğini, bu hususta tutanak da düzenlendiğini, olay sonrasında acentelik sözleşmesinin 26.06.2020 tarihli ihtarname ile feshedildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; imzası açıkça inkar edilmeyen 26.06.2020 tarihli tutanak içeriğinde, davalı ...'in 109.700,00 TL'nin şahsi hesabına geldiğini ve kullandığını kabul etmesi karşısında bu davalı yönünden verilen davanın kabulü kararında bir isabetsizliğin söz konusu olması karşısında adı geçen vekilinin istinaf isteminin reddine; buna karşılık davacı ile davalı ... Kargo Yurtiçi ve ... Taşımacılık A.Ş. arasında imzalanan kapıda ödeme hizmeti kargo sözleşmesinin "Ödeme Şekli" başlıklı maddesine aykırı olacak şekilde davacının ...'e ödeme yapması nedeni ile davalı ... Kargo Yurtiçi ve ... Taşımacılık A.Ş.'nin mükerrer tahsilattan kaynaklı alacak isteminden sorumlu tutulmaması gerekirken anılan davalı yönünden davanın reddi yerine yanılgılı degerlendirme ile kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile asıl ve birleşen davaların kabulü ile toplam 109.700,00 TL'nin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı kargo şirketi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin esnaf olması nedeni ile basiretli tacir gibi hareket etmediğinden bahisle gerekçe oluşturulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının, satışını gerçekleştirdiği ürünlerin ... işlemlerini .... şirketinin .... şubesi aracılığıyla gerçekleştirdiğini, banka dekontlarının dosyada mevcut olduğunu, yalnızca müvekkili ile davalı arasında imzalanan kargo sözleşmesinin incelenmesinin hatalı olduğunu, davalılar arasında acentelik ilişkisinin bulunmadığını, ...'in, kargo şirketinin şubesi olduğunu, acentelik sözleşmesinin maddelerinin incelenmesi halinde aralarında şube merkez ilişkisinin bulunduğunun anlaşılacağını, davalı kargo şirketi tarafından diğer davalıya para tahsil yetkisi verildiğini, ilgili sözleşmenin 20 nci ve 23 üncü maddelerinde şubeye tahsil yetkisinin verildiğinin açıkça anlaşıldığını, kargo şirketinin diğer davalının iş ve işlemlerinden sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.