Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/7208 E. 2024/3433 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/7208
- Karar No
- 2024/3433
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1429 Esas, 2022/1089 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/309 E., 2019/630 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı,Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1984’te dondurma sektörüne giriş yaptığını, kuruluşundan beri birçok ilklere imza attığını, ... markasının sahibi olduğunu, 2010/34328 sayılı "lim-10" ibareli ve 2017/05287 sayılı "limon buzz" ibareli markaların müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı Şirketin ise 2017/16861 sayılı "...+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira söz konusu markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin aynı olduklarını, marka işaretleri arasında da benzerlik olduğunu, bu nedenle taraf markalarının karıştırılacağını, dava konusu başvurunun tescili halinde müvekkili markalarının serisi olarak algılanacağını, müvekkili markasının tanınmış olduğunu, bu nedenle başvurunun reddi gerektiğini, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2018-M-4904 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvurunun şekil markası olduğunu, dava konusu başvuru yönünden mutlak ve nispi ret nedenlerinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının 2010/34328 sayılı markasının YİDK kararının iptali talebi yönünden değil, sadece hükümsüzlük talebi yönünden dikkate alınabileceği, dava konusu marka kapsamındaki 30. sınıftaki mallarla davacının 2017/05287 sayılı markası kapsamındaki malların aynı/aynı tür/benzer olduğu, dava konusu 29. sınıfta yer alan malların ise benzer olmadığı, dava konusu marka kapsamındaki malların tamamı ile davacının 2010/34328 sayılı markası kapsamındaki malların aynı/aynı tür/benzer olduğu, taraf marka işaretlerinin genel izlenim yönünden benzer olmadığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma olasılığı bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış olduğu iddialarının ispatlanmadığı, davalının kötüniyetli olduğu iddialarının ispatlanmadığı, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu, dava konusu markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin tescilli markalarının ortak unsurunun "limon" ibaresi olduğunu, dava konusu başvurunun ise "..." ibareli bulunduğunu, dolayısıyla markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, zira markaların asli unsurlarının ortak olduğunu, davalı adına tescil müracaatına konu edilmiş olan işbu dava konusu markanın müvekkili firmanın seri markalarından birisi olarak algılanacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "limon" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük bulunduğu, ayrıca dava konusu başvuruda bu ibare aynen kullanılmadığı gibi tertip tarzı itibariyle de dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, görsel yönden dava konusu başvuruda yer verilen farklılıkların başvuruya yeterli ayırt ediciliği kattığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.