Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/7201 E. 2024/2902 K. – Yeniden İncelem

Konu: Yeniden İnceleme Ve Değerlendirme Kurulu (Yidk) İptal

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7201
Karar No
2024/2902
Karar Tarihi
Konu
Yeniden İnceleme Ve Değerlendirme Kurulu (Yidk) İptal

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1527 Esas, 2022/1273 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/388 E., 2020/101 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) iptal davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2018/80096 numaralı başvurusu ile "fast-plast" ibaresinin tescili için TÜRKPATENT Kurumuna başvurduğunu, davalı ... San. A.Ş. tarafından 2009/01012 sayılı "..." ibareli markaya dayalı olarak müvekkili başvurusuna itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından bu itirazın reddedildiğini, davalı Şirketin bu karara yönelik itirazının ise YİDK tarafından kabul edilerek müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini, bu kararın hatalı olduğunu ve iptal edilmesi gerektiğini, davalının Polonya'da bulunan dava dışı "..." şirketine 2006 yılından 2013 yılına kadar tescilli markası olan "fastplast" markası ve ürünlerinin fason üretimini yaptığını, Polonya'da bulunan dava dışı şirketin iş ortağı müvekkil şirketin 2006 yılından beri "fastplast" markasının gerçek hak sahibi olduğunu, yurtdışında tescilleri bulunduğunu, davalının ise kötü niyetli olarak Polonya'daki firmadan habersiz Türkiye'de marka tescili belgesi aldığını, davalının Polonya'da bulunan firmaların 2013 yılından sonra kendi şirketi ile çalışmalarının sonlandığını kabul edemediğini, kötü niyetli olarak markanın Türkiye'de tescilli olmamasından yararlanarak gerçek hak sahibi olan "..." şirketini zarara uğratmaya başladığını, TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunca yapılan incelemenin eksik olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-7916 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı şirket, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile redde mesnet markanın kapsamında yer alan mallarla dava konusu başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı tür/benzer emtialar oldukları, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre; 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunmasınun talep edileceği, somut olayda itiraza mesnet markanın 22.12.2009 tarihinde tescil edildiği, dava konusu marka başvurusunun 07.09.2018 tarihinde yapıldığı, dolayısıyla itiraza mesnet markanın kullanmama def'ine konu olabilecek bir marka olduğu, itiraza mesnet markanın özellikle tıbbi yakılar emtiaları bakımından davaya konu marka başvuru tarihinden önce 2017 yılında ciddi surette kullanımına ilişkin faturaların marka işlem dosyasına sunulduğu, söz konusu faturaların yurtdışı şirketine kesildiği, dolayısıyla bu faturaların ihracata konu olduğu, faturalan üzerinde "fastplast" ibaresinin markasal olarak belirtildiği, ayrıca bu ürün örneklerine ambalaj üzerinde yer verildiği, bu hususun fotoğraflanarak marka işlem dosyasına ibraz edildiği, bu hale göre itiraza mesnet markanın tıbbi yakılar emtiaları bakımından dava konusu marka başvuru tarihinden önceki son 5 yıl içerisinde ihracata konu olarak ciddi biçimde kullanıldığı, söz konusu emtialar bakımından kullanmama def'inin hüküm ve sonuçlarını doğuramayacağı, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında; görsel, işitsel ve kavramsal olarak, ilgili alıcısı nezdinde iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer oldukları, her iki markada "FASTPLAY" ve ağzından ateş çıkan ejderha figürünün ortak olarak bulunduğu, itiraza mesnet markada ayrıca bulunan "SEYİTLER" ibaresinin aynı zamanda marka sahibinin ticaret unvanının özünü oluşturduğu, bu nedenle markasal olarak ayırt ediciliğinin arka planda kaldığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü bağlamında iltibas tehlikesi bulunduğu, davacı vekili her ne kadar davalı şirketin kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunduğunu iddia etse de, somut olayda davanın niteliği gereği, davacının marka başvurusunu müteakip gerçekleşen yayına itiraz neticesinde davalı kurumun 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü bağlamında yaptığı incelemede yayına itiraz eden kimsenin kötü niyetli olup olmadığını değerlendirme görevi bulunmadığı, eldeki davanın konusunun da davalı ...'in nihai olarak tesis ettiği YİDK kararının hukukilik denetimini içerdiğinden, davalı şirketin kötü niyetli olup olmamasının davaya konu YİDK kararını hukuka aykırı hale getirmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece hem dava dilekçesinde hem de yargılama sırasında dile getirdikleri iddiaların tamamının göz ardı edildiğini, kurulan hükümde davalı Şirketin 2009 yılında yaptırmış olduğu tescilin kötü niyetli olarak yaptırılan bir tescil olduğu iddialarının incelenmediğini, dava dosyasına sundukları İzmir Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda davalı Şirketin 2009 yılında yaptığı tescilin kötü niyetli tescil olduğunun belirtildiğini, Mahkemece işin esasına girilip kötü niyetli tescil olup olmadığı hususunda bir karar verilmesi gerekirken sadece YİDK kararının usul yönünden incelenmesi ve bu şekilde bir karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı markasının kötü niyetle tescil edildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6769 sayılı Kanun 19/2 ve 6/1 maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/7201, K. 2024/2902, T. 16.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-7201-e-2024-2902-k-cdd34fdea0fd