Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/7188 E. 2024/3004 K. – Tasarım Hükümsü

Konu: Tasarım Hükümsüzlüğü

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7188
Karar No
2024/3004
Karar Tarihi
Konu
Tasarım Hükümsüzlüğü

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1545 Esas, 2022/1284 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/24 E., 2020/285 K. Taraflar arasındaki tasarım hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına tescilli giysi tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşımadığını, davalının tasarımına ilişkin görsel ile ...’in 02.12.2013 tarihli paylaşımlarına ilişkin görsel ve www.suhneva.com internet adresinde 28.01.2014 tarihli paylaşımına ilişkin görseller karşılaştırıldığında bilinçli tüketici nezdinde birbiri ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduklarını, bu tasarımların kamuya arzından çok sonra davalının tescil başvurusunu yaptığını, dolayısıyla tasarımların tescil şartlarını taşımadığını, davalının farklılıklara odaklanarak benzerlik incelemesi yapılmasını talep etmesinin mümkün olmadığını, tasarımların 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 56 ve 77 nci maddeleri uyarınca hükümsüz sayılması gerektiğini iddia ederek davalı adına tescilli 2018/02539-15 sayılı tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yeniliğin, var olan bilinen bir şeye bazı özellikler ve unsurlar eklenerek bilinenden farklı hâle getirilmesini de içerdiğini, kıyaslanan tasarımların bilinen ve genel olarak ortak olan özellikler değil, farklı özellikler dikkate alınarak karşılaştırılacağını, bilgilenmiş tüketici nezdinde yapılacak incelemede tasarımları farklılaştırmaya yarayacak belirgin özelliklerin olduğunun kabulü gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... adlı kullanıcının görsel paylaşımının 02.12.2013 tarihinde yapılmış olduğu, yine dosyaya sunulan görselden www......com adresinde paylaşımın 28.01.2014 tarihinde yapıldığı, davacı tarafından itiraza mesnet tasarım için verilen web adresine ve sosyal medya hesabına ulaşmak üzere yapılan internet görsel araştırmasında, . adresinde yer alan görsel incelendiğinde, 2016 elbise modeli olarak sunulduğu, davacı tarafından itiraza mesnet gösterilen tasarım ve arama motorları marifetiyle internet ortamında yapılan inceleme sonucunda elde edilen görseller ile davalı yan adına tescilli 2018/02539-15 no.lu tasarımlar incelendiğinde, elbiselerde genel görünüm bakımından hiçbir farklılık tespit edilemediği, karşılaştırmaya esas her iki tasarımın da birbirinin aynı olarak değerlendirildiği, davacı tarafından itiraza mesnet gösterilen tasarım ve arama motorları marifetiyle internet ortamında yapılan inceleme sonucunda elde edilen görseller ile davalı yan adına tescilli 2018/02539-15 no.lu tasarımların yeni olmadığı, davalı yan tescilli tasarımına ilişkin 2016 yılı elbise modellerinin etiketi ile paylaşıldığı ve itiraza konu tasarım için tasarım tescil başvuru tarihinin ise 10.04.2018 olduğu, her ne kadar 2016 yılı elbise modelleri etiketi ile paylaşılan tasarımın davalıya ait bir tasarım olduğu değerlendirilmiş olsa da, yeniliği etkilemeyecek açıklamaların başvuru tarihinden 12 ay önce yapılması gerektiğinin 6769 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinde düzenlendiği, hâl böyleyken bu sürenin de davalı bakımından geçtiği ve başvurunun 12 ay geçerek yapıldığı anlaşıldığından davalı yan adına tescilli 2018/02539-15 sıra no.lu tasarımın yeni olmadığı, 2018/02539-15 no.lu endüstriyel tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini haiz bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 2018/02539-15 no.lu endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait endüstriyel tasarımın, davacı tarafından kullanılan tasarımdan, omuz dikişlerinin, omuzdan el bileklerine doğru uzanan dikiş ve yapının, kol manşetlerinin, kemerin ve belden sonra eteğin pileli şekilde açılması gibi bir çok noktada farklılık gösterdiğini, müvekkiline ait özgün tasarımı farklılaştırmaya yarayacağı belirgin özellikleri olduğunu, Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda tasarımlar arasında yalnızca ortak unsurlar gözetilerek ve müvekkili şirkete ait tasarımın hangi tarihte kamuya sunulduğuna dair gerekli araştırma yapılmaksızın karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında görüşüne başvurulan ve hükme esas alınabilecek bilirkişi raporunda, davacı tarafından itiraza mesnet gösterilen tasarım ve arama motorları marifetiyle internet ortamında yapılan inceleme sonucunda elde edilen görseller ile davalı yan adına tescilli 2018/02539-15 no.lu tasarımlar incelendiğinde, elbiselerin karşılaştırılmalarında genel görünüm bakımından hiçbir farklılık tespit edilemediği, karşılaştırmaya esas her iki tasarımın da birbirinin aynı olarak değerlendirildiği, davalı yan adına tescilli tasarımların yeni olmadığı, dosya kapsamında karşılaştırmaya esas alınan 2016 yılı elbise modelleri etiketi ile paylaşılan tasarım davalıya ait bir tasarım ise de, yeniliği etkilemeyecek açıklamanın başvuru tarihinden 12 ay önce yapılması gerektiği, bu sürenin de davalı bakımından geçtiği gerekçesiyle davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararına ve ihtiyati tedbire itirazlarının reddi kararına karşı yapmış oldukları itirazlarının, istinaf mercii tarafından incelenmediğini, inceleme görevinin yerine getirilmediğini, İlk Derece Mahkemesince tedbire karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin tasarımlarında ayırt edici farklılıklar bulunduğunu, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi karar gerekçelerinin dosya kapsamına ve hukuka aykırı olduğunu, dosyada aldırılan 07.09.2020 tarihli bilirkişi raporunda, kıyaslanan tasarımların farklı özellikler dikkate alınarak değil, bilinen ve genel olarak ortak olan özellikler karşılaştırılarak hazırlanmış olduğunu, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, müvekkili şirkete ait tasarım ile davacıya ait tasarım incelendiğinde, omuz dikişlerinin, omuzdan el bileklerine doğru uzanan dikiş ve yapının, kol manşetlerinin, kemerin ve belden sonra eteğin pileli şekilde açılması açısından bariz farklılıklar olduğunu, yine tasarımlar arasında kemerin yapı malzemesi ve şekli açısından açık farklılıklar olduğunu, bahse konu özellik ve unsurların özellikle bilgilenmiş tüketici tarafından fark edilebilecek/ayırt edilebilecek nitelikte bulunduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/7188, K. 2024/3004, T. 18.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-7188-e-2024-3004-k-6e96cc9bec5f