Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/6378 E. 2024/2585 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6378
- Karar No
- 2024/2585
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1462 Esas, 2022/1480 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/752 E., 2022/330 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı bankada bulunan hesabında yer alan mevduata davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde el konulduğunu, davacının dava dışı NGY Taahhüt Yapı İnşaat ve Sanayi Ltd. Şti. lehine rehin tesis ettiğini, rehin karşılığı olarak davalı tarafından dava dışı şirket adına 575.000,00 TL’lik teminat mektubu verildiğini, davacının 16.01.2019 tarihinde hesabında bulunan parayı çekmek istediğinde hesabında blokaj olduğunun ve teminat mektubunun iadesi halinde blokajın kaldırılacağını öğrendiğini, teminat mektubunun iade edilmesi sonrasında hiçbir gerekçe gösterilmeden blokajın kaldırılmayacağının bildirildiğini, davalıya ihtarname gönderildiğini, davalının cevabında davacının hesabında bulunan katılım fonunun NGY Taahhüt Yapı İnşaat ve Sanayi Ltd. Şti.'nin davalı bankaya asaleten ve dava dışı iki şirkete kefil, avalist, garantör olduğu veya lehine kambiyo senedi düzenlediği kredi borçlarının bankaya karşı doğmuş ve doğacak borçları için rehinli olduğu ve bankanın söz konusu kredi borçları için tahsilat yapmaya yetkili olduğu, davacı tarafından teminat mektubunun iade edilmesi sonrasında 286.656,36 TL iade edildiği belirtildiğini, paraya el konulma nedenine ilişkin net bir bilgi verilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 1.000,00 TL tazminat bedelinin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının mal varlığında bir azalma oluşmuşsa dahi, azalma, davacının hukuka uygun ve kendi iradesi ile imzalamış olduğu rehin sözleşmesinden kaynaklandığını, rehin sözleşmesi NGY Taahhüt Yapı İnşaat ve Sanayi Ltd. Şti.'nin yalnızca asaleten borçlusu bulunduğu borçlarını değil, tüm borçlarını kapsadığını, bu hususun sözleşmenin 1 inci maddesinde düzenlendiğini, davacının ihtarnameyle kendisine ödemesi yapılmış bir tutarın iadesini talep ettiğini, teminat mektubunun muhatap tarafından iadesini takiben 286.656,36 TL’nin 24.01.2018 tarihinde ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının imzasının bulunduğu ve imzanın davacı tarafçada kabul edildiği 23.01.2017 tarihli "Cari/Katılma Hesabı Rehin Sözleşmesinin" merhun bilgisinde ilgili hesap bilgisinin yazıyor olması da dikkate alınarak davacının böyle bir hesap için 20.01.2017 tarihli belgeye imza atmadığına ilişkin beyanına itibar edilmediği ve 23.01.2017 tarihli rehin sözleşmesine göre yapılan işlemlerin sözleşmenin 4 üncü maddesine göre de uygun olduğu bilirkişi raporundan da anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından yargılama esnasındaki imzaya itirazlarımız hüküm vermeye elverişli şekilde irdelenmediğini, davalı banka tarafından cevap dilekçesi ve akabinde delil bildirme süresi içerisinde sunulmayan rehin sözleşmeleri usul ve yasaya aykırı olarak bilirkişi incelemesi esnasında bilirkişilere sunulduğunu, bu hususa itiraz etme ve süresinden sonra sunulan delillere muvafakatinin olmadığını açıkça belirtmeye rağmen İlk Derece Mahkemesince usule aykırı olarak bahsi geçen 20.01.2017 tarihli ve 23.01.2017 tarihli belgeleri hükme esas teşkil ettiğini, akabinde müvekkili tarafından 20.01.2017 tarihli belgedeki imzanın kendisine ait olmadığına dair itiraz edildiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından davalı bankadan evrak aslı istenmiş olup, bilirkişilere sunulmuş olan evrak her nasıl ise, bilirkişilere sunulma tarihinden önce zayi olduğu gerekçesi ile sunulmadığını, sonrasında ise imzasına itiraz edilmeyen 23.01.2017 tarihli belge imza incelenmesine gönderildiğini ve yetersiz inceleme ile davanın reddine karar verildiğini, 20.01.2017 tarihli belgenin zayi olduğuna ilişkin İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/368 E. ve 2019/1089 K. sayılı kararın itirazları doğrultusunda incelenmediğini, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ise cevabi yazısında hard disk içerisindeki belgelerin zayi olduğunu belirttiğini, bu durumda bahsi geçen belgenin hard disk içerisinde belirtilen belgeler arasında yer alıp almadığı hususu araştırılmadan eksik inceleme ile karar tesis edildiğini, müvekkilinin, 16.01.2019 tarihinde hesabında bulunan parayı çekmek üzere davalı bankaya başvurduğunda davalı tarafından banka hesabı üzerinde 288.000,00 TL gayri nakdi proje karşılığı katılma blokajı olduğu, teminat mektubunun iade edilmesi akabinde bu blokajın kaldırılacağı belirtildiğini, bu hususa ilişkin olarak ilgili cevabi yazı delil olarak sunulduğunu, bu husususun değerlendirilmediğini, müvekkil tarafından imzasına itiraz edilmeyen 23.01.2017 tarihli belge incelendiğinde, dava dışı NGY Taahhüt Yapı İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin borçlarından sorumlu olacağını, ancak davalı banka açıkça adı geçen dava dışı şirketin borçlarından kaynaklı olmayan yine dava dışı Niyazlar İnşaat Ltd. Şti'nin borçlarından dolayı blokaj uyguladığını açıkça ikrar ettiğini, davalı banka tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak blokaj işlemi uygulanmış olup, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verildiğini, rehin ile teminat altına alınan alacağın tahsili için kanunun zorunlu kıldığı şekilde rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerektiğini, ayrıca delil olarak sunulan cari/katılma hesabı rehin sözleşmesi incelendiğinde müvekkilin sorumlu olacağı kredilerin belirtilmesi gerektiği açıkça ortada olup davalı tarafından bu kredi satırları boş bırakıldığını, hal böyle olunca müvekkilin NGY Taahhüt adlı şirketin kefaleten borçlu olduğu kredi vesair işlemleri bilebilmesinin mümkün olmadığını, davalı tarafından da bu krediler ekli listede belirtilmediğinden müvekkilin dava dışı Niyazlar İnşaat ve Niyazlar Yapı adlı şirketlerin borçlarına rehin verdiğinin kabulü hukuki dayanaktan yoksun olacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre, İlk Derece Mahkemesince aldırılan 08.12.2020 tarihli bilirkişi raporuyla yapılan tespit, hesaplama ve sair değerlendirmelerin dosya içeriğine ve yürürlükteki mevzuata uygun olduğu, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekilinin temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının davalı banka ile yapmış olduğu rehin sözleşmesi nedeniyle davalı bankada bulunan hesabına konulan blokenin kaldırılması ve hesabından dava dışı hesaplara gönderilen paranın iadesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Dava, davacının davalı banka ile yapmış olduğu rehin sözleşmesi nedeniyle davalı bankada bulunan hesabına konulan blokenin kaldırılması ve hesabından dava dışı hesaplara gönderilen paranın iadesi istemine ilişkindir. 2.Taraflar arasında 23.01.2017 tarihli rehin sözleşmesi düzenlenmiş olup "merhun" kısmında rehin konulan hesap numarası yazılmış, rehin miktarı 578.000,00 TL olarak belirtilmiştir. Söz konusu sözleşmenin 1 inci maddesinde rehin veren davacı, davalı Banka ile borçluların rehinle ilişkilendirilen EK-1'de sayılan kredilerden kaynaklanan doğmuş ve doğacak borçları dahil, Banka'nın Merkez ve Şubelerinden kullanığı ve kullanacağı tüm nakdi ve gayri krediler için doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere rehin konusu özel cari ve/veya katılma hesabını yukarıda belirtilen rehin miktarı ile sınırlı olmak üzere Banka lehine fekki Banka tarafından bildirilinceye kadar rehnettiğini beyan ve taahhüt etmiştir. Sözleşme ekinde EK-1 olarak rehin sözleşmesi ile ilişkilendirilen krediler başlığı altında "... Nolu Kredi" denilmek suretiyle 4 adet kredi yazılmış ise de bu kısmın boş bırakıldığı, kredi sözleşmesinin tarih ve numarasının bulunmadığı görülmüştür. Davacının rehin veren olarak rehin miktarıyla sınırlı olmak üzere doğmuş ve doğacak borçlardan sorumlu olması için doğmuş ve doğacak borçların kaynaklandığı kredilerin hangi krediler olduğu rehin sözleşmesiyle veya somut olayda olduğu gibi ekindeki listede belirlenmesi gerekir. Menkul rehninde ileride doğacak alacakların da rehinle teminat altına alınması mümkün ise de teminat altına alınmak istenen alacağın kaynağı kredilerin belirli olması gerekir. 3. Sözleşmenin 4 üncü maddesinde bankaya, rehin verene ihtarda bulunmaksızın borçluların borcunu rehin konusu cari hesaptan mahsup edebileceği belirtilmiş ise de bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davaya konu banka alacaklarının 07.12.2017 tarihinden 23.01.2018'e kadar kapsadığı anlaşılmakta olup yukarıda belirtilen rehin sözleşmesinden sonra doğmuş olan bu alacakların, rehin sözleşmesiyle teminat altına alınmasının belirlenmesi gerekirken, teminat altına alınan alacağın - kredi hesaplarının ek listede yer almaması nedeniyle davalı bankanın söz konusu maddeye dayanarak işlem yapması sözleşmeye uygun değildir. Bu nedenle davanın yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.