Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/6330 E. 2024/3050 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6330
- Karar No
- 2024/3050
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1263 Esas, 2022/805 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/133 E., 2019/558 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tahkim alanında faaliyet gösteren müvekkilinin ihtisas derneği niteliğinde bir sivil toplam kuruluşu olarak İstanbul’u bir tahkim merkezi haline getirme amacıyla kurulduğunu, davacının 16, 38, 41 ve 45. sınıflar için “...+Şekil” ibareli 2018/107820 sayılı başvurusunun TÜRKPATENT Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından dava dışı kişilere ait “...” ibareli markalar mesnet alınmak suretiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca “Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). Hukuki hizmetler (sınai ve fikri mülkiyet hakları konusunda danışmanlık hizmetleri dahil” hizmetleri yönünden kısmen reddedildiğini, YİDK nezdindeki itirazlarının kabul görmediğini, ancak işaretlerin 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında aynılık veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik taşımadığını, müvekkilinin başvurusunun büyük harflerle, farklı renk tonunda yazıldığını, uçan bir martı figürünü taşıdığını, redde mesnet bir kısım markaların şekil unsuru içermediğini, küçük harflerle yazıldığını, diğer redde dayanak markanın orijinal logo kullandığını, özgün bir yazı tipiyle oluşturulduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’nun 2019-M-696 sayılı kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının “...” ibareli başvuru markası ile kısmi redde gerekçe “...” ibaresini içeren markaların ayırt edilemeyecek derecede benzerlik taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruya konu markanın Kurum kararında redde mesnet gösterilen markalar ile “...” kelimesi dışında benzer özellik taşımadığı, davacı şirketin markasında yer alan şekil unsurunun karakteristik özelliği ile markaları birbirlerinden uzaklaştırdığı, markaların bu hali ile aynı veya ayırt edilmeyecek derecede benzer olmadıkları, markalardaki ortak “...” ibaresi hariç diğer unsurlardan ve bu unsurların bir araya geliş biçimlerinden kaynaklanan farklılıklar karşısında markalar genel görünüş bakımından 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında görülmediği, markada yer alan işaretlerin özdeş, farksız, tıpatıp taklidi, aynen veya birebir kopyalarının olmadıkları, Yargıtay’ın son dönem kararlarında da, güçlü benzerliğin olup olmadığına bakılması gerektiği, iltibasa yol açıp açmadığı hususunun ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede ayırt edilemezlik arandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nun 01.02.2019 tarih 2019-M-696 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işaretlerin birbirinden ayırt edilemeyecek derecede benzerlik taşıdığını, başvuru markasının kapsamından çıkarılan mal ve hizmetlerin kısmi redde konu markaların kapsamındakilerle aynı/ aynı tür olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru markası ile redde mesnet markaların kelime ve şekil unsurlarından oluşan karma markalar olduğu, ortak asıl unsurlarını “...” ibaresinin oluşturduğu, gerek redde mesnet markalarda yer alan belli belirsiz şekil unsurları, gerekse başvuru markasındaki şekil unsurunun markalara herhangi bir ayırt edicilik katmadığı, başvuru markasında yer alan şekil unsurunun da, markaları ayırt edilemeyecek kadar benzer olmaktan çıkarmadığı, tüm bu unsurların markaları aynı olmaktan çıkarmakta ise de ayırt edilemeyecek kadar benzer olmaktan kurtarmadığı, başvuru markası ile redde mesnet markalar arasında, ibareler yönünden de 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının, Yargıtay kararları ile uyuşmadığını, müvekkilinin kısmen reddedilen marka başvurusunun mavinin farklı tonlarında yazıldığını, “İstanbul” ve “Tahkim” ibarelerinin ilk iki harflerinin bir araya getirildiği “...” kelimesi ile uçan bir martı figürüne benzer bir logodan oluşmakta olan kelime + şekil markası olduğunu, şekil unsurunun özgün bir biçimde İstanbul’un cami kubbelerinden, kulelerinden ve İstanbul Boğazı ile özdeşleşen martılarından esinlenerek oluşturulup ağırlıklı yer verildiğini, davanın reddine gerekçe gösterilen bir kısım markaların farklı renklerde yazılan, sadece “...” ibaresinden oluşan ve herhangi bir şekil unsuru içermeyen işaretler olduğunu, müvekkilin markasının tersine küçük harflerle yazıldığını, redde gerekçe markaların farklı unsurları bünyesinde barındırdığını, işaretlerin 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında benzerlik taşımadığını, Yargıtay kararlarında kelime unsuru aynı olsa bile, markalardan birinin tamamen büyük harfle yazıldığı, diğerinin ise küçük harflerden oluştuğu ve şekil unsuru bulundurduğu durumlarda ayniyet ya da ayırt edilemeyecek derecede benzerlikten söz edilemeyeceğinin vurgulandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, TÜRKPATENT YİDK kararı iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.