Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/6297 E. 2024/2706 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6297
Karar No
2024/2706
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/793 Esas, 2022/718 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/301 E., 2020/124 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillinin 2018/83339 sayılı "oriscell + şekil" ibareli marka başvurusunun davalı şirketin itirazı üzerine nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, müvekkilinin başvurusu ile davalı şirketin redde mesnet markaları arasında benzerlik olmadığını, davalı şirketin marklarında yer alan ve benzer olduğu ileri sürülen şekil unsuru ile müvekkilinin başvurusundaki şeklin farklı olduğunu, tek başına ayırt ediciliğinin olmadığını, başvurudaki asıl unsurun "oricell" ibaresi olduğunu, benzer görülen çekim gücünü gösterir şeklin birçok telefona şekil olarak konulduğunu, iletişim sektöründe yaygın kullanıldığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu markada yer alan logo ile müvekkili markalarında yer alan logoların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu, aynı sektörde faaliyet gösteren müvekkili ile davacı arasında 20.07.2017 tarihinde “Trafik Taşıma ve Sonlandırma Hizmet Sözleşmesi” imzalandığını, davacının müvekkilinin markalarını bilmeme ihtimali olmadığını, bu sebeple dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka ile redde mesnet markalar arasında bir kısım hizmetler yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleştiği; ancak marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca iltibas koşullarının bulunmadığı, kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu marka ile davalı şirkete ait markaların iltibas yaratacak düzeyde benzer olduğunu, dava konusu başvurudaki şekil unsurunun marka örneği içeriğindeki konumu ve büyüklüğü itibarıyla asıl unsurlardan birisi olduğunu ve ayırt edici bulunduğunu, taraflar arasında başvuru tarihinden önce iş ilişkisi bulunduğunu, davacının sınırsız seçenek özgürlüğü varken daha önce ilişkisi bulunan davalı şirket adına tescilli bulunan şeklin aynı tertip tarzını davalı şirketin faaliyette bulunduğu alanla bağlantılı hizmetler yönünden tescil ettirmek istemesinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, rapora karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerin benzer tüketicilere hitap ettiğini, bu sebeple markalar arasında karıştırılma ihtimalinin çok yüksek bulunduğunu, dava konusu markadaki şekil unsurunun baskın unsur olduğunu, şeklin kelime unsurundan önce geldiğini, müvekkilinin telefon sinyal simgesi olan işareti özgünleştirerek markalaştırdığını, taraflar arasında başvurudan önce iş ilişkisi bulunduğunu, davacının müvekkili markasından haberdar olduğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "şekil+oricell" ibareli başvuru markası ile redde mesnet netgsm +şekil ve sadece şekil unsurlu markaların 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markalarında ortak olarak yer alan ve telefon çekim gücünü gösteren sinyal işaretinin, özellikle mobil iletişim alanında yaygın olarak kullanıldığı, bu hali ile ayırt ediciliğinin düşük olduğu, dava konusu başvuruda yer alan şekil unsurunun davalı şirketin redde mesnet markalarında yer alan şekil unsurundan kısmen farklı olduğu gibi dava konusu başvurunun "oricell" ibaresi ile yeterli ayırt ediciliği sağladığı, diğer taraftan kötü niyet iddiasının da ispatlanamadığı, benzer olmayan marka başvurusunun kötü niyetli kabul edilmeyeceği, davacı ile davalı Şirket arasında dava konusu marka başvuru tarihinden önce iş ilişkisi bulunmasının da tek başına marka başvurusunun kötü niyetli olduğu anlamına gelmeyeceği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplere benzer sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci ve dokuzuncu fıkrası 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/6297, K. 2024/2706, T. 03.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-6297-e-2024-2706-k-a1fd7672801d