Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/5090 E. 2024/1330 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5090
Karar No
2024/1330
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1063 Esas, 2022/705 Karar MAHKEMESİ : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/43 E., 2019/47 K. Taraflar arasındaki ana davada marka ve tasarım hakkına tecavüzün önlenmesi, haksız rekabetin önlenmesi, marka hükümsüzlüğü, karşı davada tasarım tescillerinin ükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince ana ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı-karşı davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ticaret unvanı ve markası olan “...” ibareli 2003/01639, 2003/32238, 2003/32325, 2003/38032, 2006/21223, 2013/109417, 2013/91000, 2014/06636, 2014/69991, 2015/94566 nolu markaları ve 2016/07953, 2016/07954, 2017/01039, 2017/01042, 2017/01043, 2017/01044 no.lu tasarımların sahibi olduğunu, davalıların “...” ibareli 2012/35124 ve 2014/40904 tescil no.lu markalarının müvekkilinin markaları ile iltibas yaratacak şekilde benzer olduklarını, davalıların müvekkillerine ait eski ve yeni tasarımları taklit ettiğini, iltibas yarattığını, müvekkilinin hem marka hem de tasarımdan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek davalı yana ait markaların hükümsüzlüğünü, sicilden terkini ile fazla hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi ve 5.000,00 TL itibar tazminatı olmak üzere, toplam 28.000,00 TL tazminata hükmedilmesini, tecavüzün gerçekleştiği tarihten itibaren ticari faiz uygulanmasını, ilan yapılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; markalarının farklı, ayırt edici olduğunu, davacı ürünlerini taklit etmediklerini, bir iltibas bulunmadığını, tarafların aynı piyasada yıllardır birlikte faal olduklarını, davalı kullanımlarına yedi yıldır sessiz kalındığını, piyasada varlıklarının netleştiğini, zamanla işletmenin büyüyüp gelirlerinin arttığını ve bunun üzerine davacı tarafın tazminat ve men davaları açarak kötü niyetli davrandığını ileri sürerek davanın reddini istemiş, ayrıca tecavüz iddiasına konu ettikleri tasarımların Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından daha önce kamuya sunulduğu için, yeni olmadıkları gerekçesi ile reddedildiğini belirterek karşı dava olarak davacıya ait 2017/01041, 2017/01040, 2017/01039, 2017/01042, 2017/01043, 2017/01044 ve 2016/07953 nolu tasarımların hükümsüzlüklerini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... adına kayıtlı şekil+... Efendi ibareli markalara karşı davacı markalarının, tarihsel önceliği bulunmakla birlikte karıştırma tehlikesinin bulunmadığı; davalıların davacı firmalarda eski çalışan olmalarının bu alanda ticarete girmeleri nedeniyle kötü niyetli olmalarını gerektirmeyeceği, ileri sürülen ambalaj benzerliğine bağlı haksız rekabet iddiasının yerinde olmadığını, davalı-karşı davacı tasarımlarının farklı, yeni ve ayırt edici olduğunun heyet raporu ile tespit edildiğini, davacı-karşı davalının da tescil talebi reddedilen tasarımları bakımından korumadan yararlanamayacağı, bu tasarımların kurum tarafından yeni ve ayırt edici olmadığı ve tescil şartı bulunmadığından reddedilmiş olduğu, dolayısıyla haksız rekabet açısından da koruma söz konusu olmayacağı, davalının kullandığı ambalajların karıştırma tehlikesi yaratmayacağı gerekçesiyle asıl davada; 2012-35124 ve 2014-40904 nolu markaların hükümsüzlüğü davasının reddine, marka hakkına tecavüz, marka ve tasarımları taklit suretiyle haksız rekabet, tasarıma tecavüzün tespit ve men edilmesi davasının reddine, maddi tazminat, itibar tazminatı ve manevi tazminat davalarının reddine, karşı davada; 2016-07953 ve 2016-07954 no.lu tasarımların hükümsüzlüğü koşulu oluşmadığından reddine, 2017-1039, 2017-1040, 2017-1041, 2017-1042- 2017-1043 ve 2017-1044 no.lu tasarımların hükümsüzlüğü davası da vakitsiz açıldığından reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı-karşı davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ürün numuneleri karşılaştırmak suretiyle inceleme yapılmadığını, gerek müvekkilinin markası gerekse de davalının markasının birebir aynı sektörde satışa sunulmakta olduğunu, hitap edilen tüketici kesiminin de aynı olduğunu, bu bağlamda doktrinde de kabul edildiği üzere sınıfsal iltibasın mevcut olduğu durumlarda markaların benzerliğinin düşük olsa dahi iltibas tehlikesinin değerlendirilmesi gerektiğini, davalının ürünlerinin doğal olmadığına ilişkin Bakanlık belgelerinin dosyaya sunulduğunu, davalıların ürünlerinin müvekkili şirketin itibarını da etkilediğini ve sektöre olan güveni sarstığını, istinaf taleplerinin kabulü ile davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne, ayrıca davalının tasarım ve ambalaj kullanımlarının müvekkilinin tasarım ve ambalajları ile iltibas yarattığının tespiti ile oluşan zararlarının giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalara ait mallar/hizmetler aynı/benzer oldukları tespit edilmişse de markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal benzerlik olmadığı, ilgili tüketici bakımından da karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığı, davacı iddialarının kötüniyeti ispatlamaya yeterli görülmediği, tasarımların da genel itibariyle benzer olmadığı, bu sebeple ihlalden söz edilemeyeceği, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı-karşı davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı-karşı davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki nedenlerle, tarafların ürünlerinin aynı sektörde satılan ürünler olup mağazalarda aynı raflarda yer aldığını, iltibas sözkonusu olduğunu, ürün numunelerinin karşılaştırılması gerektiğini, davalıların müvekkili şirketin eski çalışanları olduğu da nazara alındığında müvekkiline ait markanın, tasarımın ve ürün ambalajlarının kopyalandığını markaların görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğunu, kötü niyet iddialarının dikkate alınmadığını, zira basiretli olması beklenen davalının kendisine ait markayı oluştururken aynı iş kolunda çalışan ve meşhur olan müvekkili markasını bilmemesinin iyi niyetli olmayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı yanın tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşup oluşmadığı ile markanın hükümsüzlüğü koşullarının olup olmadığı, karşı davada ise; davacıya ait tasarımların hükümsüzlük koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-karşı davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/5090, K. 2024/1330, T. 21.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-5090-e-2024-1330-k-d9ab4189ff04