Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/4320 E. 2023/3374 K. – İstirdat

Konu: İstirdat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4320
Karar No
2023/3374
Karar Tarihi
Konu
İstirdat

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/288 Esas, 2022/8 Karar HÜKÜM : Kabul

Taraflar arasındaki istirdat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar aleyhine başlatılan icra takibinin 45.000,00 TL bedelli bonoya dayandırıldığını, söz konusu bononun taraflar arasında araç satışı için teminat senedi olarak imzalandığını, davalının davacı şirket yetkilisine aracı devretme edimini yerine getirmediğini, davacının aracı iade ettiğini, 03.12.2013 tarihinde 31.000,00 TL daha sonra 15.12.2014 tarihinde ise 27.536,74 TL nakit ödeyerek takibe konu tüm bedeli cebri icra altında ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, bononun iptaline, 31.000,00 TL'nin 03.12.2013 tarihinden, 27.536,74 TL'nin 15.12.2014 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibe konu bononun araç satımına karşılık verildiğini, ödenen kısmın borç miktarından düşüldüğünü, davacının satın aldığı aracı hurda haline getirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen İlk Karar Mahkemece 30.09.2015 tarih, 2014/216 E. ve 2015/158 K. sayılı karar ile dava konusu bononun teminat senedi olduğuna dair kayıt bulunmadığı, araç satış sözleşmesinin teminat konusunda bir bilgi içermediği, davacı tarafın bononun teminat olarak verildiğini yazılı belge ile ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 10.04.2017 tarih, 2016/8156 E. ve 2017/2904 K. sayılı kararıyla davalının 29.01.2015 havale tarihli dilekçesiyle uyuşmazlık konusu bononun araç alım satımı için verildiğini kabul ettiği, taraflar arasında araç alım satımına ilişkin olarak resmi şekilde yapılmış bir sözleşme bulunmadığından aktin geçersiz olduğu, bu durumda herkesin aldığını geri vermesi gerektiği ilkesi gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece 23.10.2019 tarih, 2019/103 E. ve 2019/240 K. sayılı karar ile dava konusu aracın sağlam ve eksiksiz geri verilmesi mümkün olmadığından davalının araç için yaptığı gerekli masrafları ve icra takibiyle elde ettiği menfaatlerin, geri vermesi gereken araç bedelinden mahsubuyla miktarın 45.000,00 TL olarak değerlendirildiği, hal böyle iken davacının nispeten alacağına, davalının da hali hazırda satmış olduğu aracına kavuşmuş olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 01.06.2021 tarih, 2020/4107 E. ve 2021/4644 K. sayılı kararıyla Mahkemece "davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine" şeklinde, hüküm kurulduğu, davacı talebinin ne miktarının kabul ve red edildiğinin açıklanmadığı, bu durumda, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterildiği kabul edilemeyeceğinden infaz olanağı bulunmayacak şekilde karar verilmesi sebebiyle hüküm re'sen bozulmuştur.

E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın noter dışında yapılan araç satımı nedeniyle verilen ve karşılıksız kaldığı iddia olunan bonoya istinaden yapılan icra takibi nedeniyle ödenen tutarın istirdatı istemine ilişkin olduğu, uyuşmazlığa konu olan aracın davalıya iade edildiği ve daha sonra üçüncü kişiye satıldığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 20 nci maddesinin (d) fıkrası uyarınca trafikte tescilli araçların noter dışındaki satış ve devirleri geçersiz olduğundan herkesin aldığını aynen iade ile yükümlü olduğu, davacı, aracı davalıya iade ettiğine göre bu aracın satış bedeline karşılık olarak verildiği konusunda uyuşmazlık bulunmayan dava konusu bononun kural olarak davacıya iadesi gerektiği, ancak, davalının davaya konu olan aracın, davacıya teslim edildiği andaki durumu ile iade edilmediğini, aracın hor kullanılması sebebiyle zarara uğradığını, senedin bu zarara mahsuben icraya konulduğunu savunduğu, somut olayda aracın ne miktarda zarara uğradığı davalı tarafından ispatlanmadığı gibi takibe konulan miktar incelendiğinde denkleştirici adalet ilkesinin uygulanmasına olanak bırakmayan haksız bir takip olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Gördes İcra Müdürlüğünün 2013/425 E. sayılı dosyasından ödenen paranın istirdatına, 31.000,00 TL'nin 03.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 27.536,74 TL'nin 15.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 08.03.2013 tanzim, 15.09.2013 ödeme tarihli bononun iptaline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 29.01.2015 tarihli cevap dilekçelerinde uyuşmazlık konusu bononun araç alımı için verildiğinin hiçbir şekilde kabul edilmediğini, davacı ...'in 09.03.2013 tarihinde satın aldığı aracı yaklaşık 9 ay kullandığını, aracı hurda haline getirdikten sonra davalı alacaklı ile anlaşarak 31.000,00 TL bedelle borcuna karşılık geri iade ettiğini, davalının da alacağına karşılık aldığı hurda araca 15.000,00 TL'nin üzerinde masraf yaparak başkalarına sattığını, tarafların aldıklarını iade etmeleri imkansız hale geldiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıların talep ettikleri 58.536,74 TL'nin davalı tarafından ödenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davalının aracı teslim aldığı kabul edilecek olursa 31.000,00 TL'lık kısmın davalıdan talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacının aracı 9 ay boyunca kullandığı, olağan kullanım sonucunda meydana gelebilecek zarardan çok daha fazla zarara uğramış olarak aracı teslim ettiğini, davacının aracı 9 ay kullanması ve aracın zararını gidermek amacıyla yapılan harcamalar da gözönünde bulundurulduğunda davalının ancak 14.000,00 TL'den sorumlu tutulabileceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, noter dışında yapılan araç satımı nedeniyle verilen ve karşılıksız kaldığı iddia olunan bonoya istinaden yapılan icra takibi nedeniyle ödenen tutarın istirdatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin (d) fıkrası.

3. Değerlendirme 1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2. Dava, noter dışında yapılan araç satımı nedeniyle verilen ve karşılıksız kaldığı iddia olunan bonoya istinaden yapılan icra takibi nedeniyle ödenen tutarın istirdatı istemine ilişkindir. Davalı taraf 29.01.2015 havale tarihli dilekçesi ile uyuşmazlık konusu bononun araç alım satımı için verildiğini kabul etmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20 nci maddesinin (d) fıkrası uyarınca trafikte tescilli araçların noter dışındaki satış ve devirleri geçersiz olup, herkes aldığını aynen iade ile yükümlüdür. Davacı, aracı davalıya iade ettiğine göre bu aracın satış bedeline karşılık olarak verildiği konusunda uyuşmazlık bulunmayan dava konusu bononun ve söz konusu bonoya istinaden yapılan takip nedeniyle davacı tarafça ödenen tutarın davacıya iadesi gerekir. Davacı aracı davalıya iade ettikten sonra davalı alacaklı vekilinin icra dosyasında "Alacaklı ... 09.03.2013 tarihinde borçlu ...'e satıp teslim ettiği, trafikte satışını vermediği 45 ... 1001 plakalı aracı 03.12.2013 tarihinde alacağına karşılık 31.000,00 TL bedelle geri satın almıştır. Araç bedeli olan 31.000,00 TL'nin borç miktarından tenzilini talep ederiz." şeklinde 09.01.2014 tarihinde talepte bulunduğu, 15.12.2014 tarihinde de menfi tespit ve istirdata ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla dosya kapak hesabının yapılmasını talep ettiği, 15.12.2014 tarihli tahsilat makbuzuyla da dosyaya 27.536,74 TL'nin ödendiği anlaşılmıştır. Davalı tarafça, davaya konu aracın, davacıya teslim edildiği andaki durumu ile iade edilmediği, aracın hor kullanılması sebebiyle zarara uğradığı, senedin bu zarara mahsuben icraya konulduğu savunulmuş ise de, somut olayda aracın ne miktarda zarara uğradığı davalı tarafça ispatlanmamıştır. Bu durumda, Mahkemece, davacı tarafça dosyaya fiilen ödenen tutar olan 27.536,74 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan istirdatına karar verilmesi gerekirken, davacının fiilen ödemediği 31.000,00 TL'nin de davalıdan istirdatına karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/4320, K. 2023/3374, T. 30.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-4320-e-2023-3374-k-b3030ef65005