Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/4019 E. 2024/97 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4019
Karar No
2024/97
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1283 Esas, 2022/649 Karar DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 5. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2018/236 E., 2019/202 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı borçluya 21.02.2014 tarihinde 88.500,00 euro para gönderdiğini, sonrasında müvekkilinden alınan bu paranın iadesi için davalı borçlu ile defalarca görüşüldüğünü, ödemenin sağlanamadığını, davacıdan haksız olarak tahsil edilen paranın üzerini kapatmak için davalı borçlu tarafından 30.11.2017 tarihli 415.401,30 TL (88.500,00 euro) bedelli faturanın davacıya gönderildiğini, ancak yasal süresi içerisinde bu faturanın davalı borçluya iade edildiğini, sonrasında alacağın ödenmeyeceğini kanaat getirilmesi üzerine davalı borçluya karşı Kahramanmaraş 5.İcra Dairesinin 2018/26947 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlu tarafından takibe itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ilgili ödeme rakamına konu olan makinelerin davacının talimatı ve yönledirmesi ile işletmelerinden sökülerek davacının bu makinelerin haricen satmış olduğu Kahramanmaraş ilinde kain Balsuyu San ve Tic A.Ş.'ye gönderildiğini, bu konunun detaylarını ... şahitlerinin dilekçe ekinde gösterildiğini, keşif talebinde bulunduklarını, ilgili icra dosyasına sunmuş oldukları 07.03.2018 tarihli 416.082,75 TL bedelli faturadan da anlaşılacağı üzere davacının müvekkil şirtetten herhangi bir alacağının bulunmadığını, aksine davacının müvekkili şirkete borcu bulunduğunu, davacı tarafından her ne kadar 440.650,55 TL asıl alacak miktarına dayanarak takip başlatılmışsa da müvekkil şirketin defterlerinde ve kayıtlarında 07.03.2018 tarihli faturayla davacının müvekkile borçlu olduğunun görüleceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekili her ne kadar davacı 21.02.2014 tarihinde gönderilen 88.500,00 euronun 07.03.2018 tarihli 416.082,75 TL bedelli faturada belirtilen mallara ilişkin olduğunu iddia etmiş ise de bu malların davacıya teslim edildiğine ilişkin yazılı bir dosyaya sunamadığı, kural olarak havalede bir açıklama bulunmadığı durumda mevcut bir borcun ifası amacıyla yapıldığının kabulü gerektiği, davacının gönderilen bedelin davalı tarafından haksız olarak tahsil edildiğini iddia ettiği, somut olayda ispat yükünün davacıda olduğu, davacının davalıya gönderilen 88.500,00 euronun davalı tarafından haksız olarak tahsil edildiğine ilişkin yazılı delil sunmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davacının kötü niyetli olduğunun açıkça ispat edilemediği gerekçesiyle de davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla açıldığı halde mahkemece Tüketici Mahkemesi sıfatı ile karar tesis edildiğini, kamu düzenine ilişkin kuralın mahkemece gözetilmemesi sebebi ile yerel mahkeme kararının görev yönünden kaldırılarak mahkemesine iadesi gerektiğini, gönderilen paranın haksız olarak tahsil edildiğine ilişkin dosyaya yazılı delil sunmadıkları iddiasının yersiz olduğunu, zira paranın haksız olarak ödendiğinin davalının defterleri ile ispatlandığını, bilirkişi raporunun lehlerine olduğunu, 30.01.2019 tarihli dilekçelerinde defterlerlerinin incelenmesi amacı ile davacının tescil adresi olan Gaziantep'e talimat yazılması taleplerinde de belirtildiğini, bahsi geçen durumlar karşısında yerel mahkemece ileri sürmüş oldukları delil incelemeksizin iddialarının ispatlanamadığı iddiası ile davanın reddine karar verildiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını ispatlayamadığı, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; görev hakkında istinaf mahkemesince karar verilmediğini belirterek istinaf dilekçesindeki hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ödenen paranın iadesi talebine ilişkin başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Her ne kadar gerekçeli karar başlığında tüketici mahkemesi sıfatıyla davanın görüldüğü yazılmışsa da mahkemece yargılama aşamasında ticaret mahkemesi sıfatıyla davaya bakıldığının açıkça belirtilmesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın onanması gerekmiştir. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/4019, K. 2024/97, T. 09.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-4019-e-2024-97-k-619fbd893fd4