Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/3996 E. 2023/6197 K.

Konu: Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3996
Karar No
2023/6197
Karar Tarihi
Konu
Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2057 Esas, 2022/566 Karar DAVA TARİHİ : 18.01.2017 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/40 E., 2021/842 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.10.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı ... ile davalı tasfiye halinde ... Parfümeri Ltd. Şti. vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; dava dışı ... Kozmetik ve Dış. Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı olduğunu, bu şirketin, davalılarca birlikte, kasten batırılması sonucu maddi ve manevi zarara uğradığını, davalılardan maddi ve manevi zararların tazminine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar ... ... Kozmetik Dış. Tic. Ltd. Şti., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacının, dava dilekçesinde yer alan yakışıksız sözlerinden ötürü hakkında resen suç duyurusunda bulunulmasını talep ettiklerini, esasa ilişkin ayrıntılı açıklamaları kapsamında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... Parfümeri Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının dilekçesinde davalı şirkete yönelttiği hakarete varan mesnetsiz iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, esasa ilişkin ayrıntılı açıklamaları kapsamında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça sunulan, karmaşık, anlam bütünlüğü olmayan, tamamlanmamış cümlelerden oluşan, ağırlıklı olarak itham, suçlama ve hakaret içeren dilekçelerden, maddi tazminat isteminin, hissedarı olduğu ... Kozmetik ...Şti'nin davalılarca kasten, sahte senetlerle ve dolandırıcılık yoluyla batırıldığı, içinin boşaltıldığı iddiasına dayandırıldığının belirlendiği, anılan dilekçelerin tetkikinden, davacı tarafça dava edilen zararın, dava dışı ... Kozmetik ...Şti'nin uğradığını iddia ettiği zarara ilişkin olduğu, buna karşın davacının taleplerinin şirket müdürü olarak şirket adına değil, şahsı adına olduğu, davacı taraf iddiasına göre tazmini talep edilen tüm zararların dava dışı ... Kozmetik ...Ltd. Şti'ne ait olduğu belirlenmekle davanın maddi tazminat istemi yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine; manevi tazminat istemi yönünden ise, davacının şahıs varlığının, her bir davalı tarafından ne suretle ihlal edildiği, ne suretle saldırı gerçekleştirildiği, esasen somut hangi eylemin ihlal teşkil ettiğinin ispat yükü üzerinde bulunan davacı tarafından usulünce ispat edilemediği gerekçesi ile maddi tazminat davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, manevi tazminat davasının sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik yargılama yapılarak karar verildiğini, dosyada mevcut olan delillere göre, müvekkili aleyhinde verilen kararın usulen hatalı olduğunu, mahkeme tarafından hiçbir şekilde bilgi, belge araştırması yapılmadan ve dava dilekçesinde belirttikleri hususlar değerlendirilmeden sadece aktif husumet yokluğu nedeniyle böyle bir karara varılmış olmasının hukuken yerinde bir karar olmadığını, çünkü yerel mahkemece müvekkilinin hukuki yararının bulunup bulunmadığı gözetilmeden ve buna dayalı olarak yargılamaya konu delillerin toplanmasına geçilmeden, yani kısacası işin esası hakkında bir inceleme yapılmadan böyle bir sonuca gidilmiş olmasının, kanuna aykırılık teşkil ettiği gibi Yargıtay kararları ışığında da bozma sebebi sayılacağını, verilen karar ile müvekkilin hak kaybına uğradığını, mahkemece verilen karar gereği, somut olaya bakıldığında; müvekkilinin ... Kozmetik ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin % 91 hissesinin sahibi olduğunu ve buna dayalı olarak da hak sahibi olup, hukuki yararının bulunduğunu, bu sebeple şirket adına tek karar alma yetkisine sahip olduğunun ortada olduğunu, çünkü bununla ilgili şirketin kredi borçlarından ötürü ...'in şahsi olarak müşterek müteselsil borçlu olduğu borçlarından dolayı sorumluluk altında olmasına rağmen ve bu şekilde şirketin borcuna gelince " Sadettin sen öde ", alacağı isteyince " aktif husumetin yok güle güle " denildiğini, yine aynı şekilde dosya kapsamında gerek bilirkişi incelemesi, tanık vs. delillere dayanmış bulunsalar da, mahkemece bir inceleme yapılmadığı gibi; gerek dosya kapsamına sundukları delilleri gerekse de Yargıtay kararları ışığında taleplerinin haklılığının net bir şekilde ortada olmasına rağmen bu şekilde müvekkilinin davasının hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde mahkemece reddedilmesinin hem müvekkilinin acılarını iki katına çıkardığını, hem de hak kaybına neden olduğunu, adil ve aleni yargılanma, bilgilendirme, savunma, vekil tutma ve adaletin yararı gerektiriyorsa ücretsiz hukuki yardım alma, sorguya çekme veya çektirme, çevirmen yardımından yararlanma gibi hakların düzenlendiğini, Mahkemece olayın hukuki takdir ve değerlendirilmesinde hataya düşülmesi nedeni ile davanın reddine dair kararın kaldırılarak, bu sefer istinaf mahkemesince davanın yeniden ve esastan incelenmesi ve davanın tümü ile kabulünü içeren yeni bir karar verilmesi için istinaf kanun yoluna başvurduklarını belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanak ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, gerek maddi gerekse manevi tazminat istemi yönünden verilen kararların niteliklerine ve gerekçelerine göre, mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın yeterli olduğu, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; gerek yerel mahkemece gerekse de istinaf mahkemesi tarafından hiçbir şekilde bilgi, belge araştırması yapılmadan ve dava dilekçesinde belirtilen hususlar değerlendirilmeden sadece aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin hukuki yararının bulunup bulunmadığı hususunun gözetilmediğini, müvekkiliniz ... Kozmetik ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin %91 hissesinin sahibi olduğunu ve buna dayalı olarak da hukuki yararının bulunduğunu, şirket adına tek başına karar alma yetkisine sahip olduğunu, şirketin kredi borçlarından ötürü şahsi olarak müşterek müteselsil borçlu olduğnu, delillerin değerlendirilmediğini, adli yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Ltd. Şti.'ye verilmesine, Alınmadığı anlaşılan 269,85 TL temyiz ilam harcı ile 1.330,20 TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/3996, K. 2023/6197, T. 26.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-3996-e-2023-6197-k-19c344ec136c