Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/3609 E. 2023/7566 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3609
- Karar No
- 2023/7566
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/717 Esas, 2022/735 Karar Avukat ... İHBAR OLUNANLAR : 1. Anadolu Patlama A.Ş. HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/46 E. 2021/668 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, Sivas İli, Merkez İlçesi, ... Köyü, Kalker (Mıcır) maden ocağı sahasının çalıştırılması, işletilmesi ve değerlendirilmesi için, işletme ruhsatı sahibi ... ile müvekkil şirket arasında 10.02.2015 tarihli rödovans sözleşmesi yapılmış ve söz konusu maden ocağı sahasının müvekkili şirket tarafından işletilmesi, çalıştırılması hususunda anlaşıldığını, davalının “Kırmataş ve Temel Malzemesi temin ve nakil işi”nin yüklenicisi olduğunu, bu iş için istenilen malzemeyi, davacının işlettiği maden ocağından işin başından sonuna kadar temin ettiğini, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete söz konusu ürünlerin satışı ile ilgili bir ödeme yapılmadığını, ödemelerin yapılmasına ilişkin müvekkili şirket tarafından davalı şirkete 06.10.2020 tarihli ihtarname gönderildiğini, ancak yine davalı şirket tarafından ödeme yönünde herhangi bir adım atılmadığını belirterek dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL'nin satışı yapılan ürünlerin sevk tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Sivas Belediyesi ile mal alımına ilişkin 04.05.2020 tarihli sözleşmeyi imzaladığını, yapılan sözleşme gereğince, kendilerinin bu sözleşme kapsamında davacı ile bant altından kantara kadar taşıma ve kantardan Sivas Belediyesi'nin belirlediği alana kadar nakliyesi işini üstlendiklerini, ancak davacı şirketin taşların kırılması için elektrik ve konkosör tesisi olmadığından bu sorumluluklarını yerine getiremediğini, bu nedenle işin devamı için taraflar arasında 15.04.2020 tarihli muvafatname isimli belge imzalandığıını, tarafların yükümlülüklerinin ve mal bedelinin belirlendiğini, vekaletname ile ...'nin Merve İnşaat adına yetkilendirildiğini, söz konusu vekaletname gereğince tüm hukuki ve ticari görüşme, ilişkiler ve ödemelerin ... ile yapıldığını, ... ile Merve İnşaat arasındaki rödovans sözleşmesinin 08.06.2020 tarihinde fesh edildiğini, feshe kadar iddia edildiği gibi 150.000 tona yakın ağırlıkta bir taş sevkiyatının söz konusu olmadığını, her dönem hesap mutabakatı yapıldığını, davalının davacıya borcu bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekilinin davalıya (miktarı ve bedeli belirtilmeyen) kalker taşı satıldığını, ancak davalının bedeli ödemediğini iddia ettiği, davalı vekilinin taraflar arasında ticari münasebet bulunmadığını savunduğu, ticari defterler getirtilerek mali müşavir bilirkişiye inceleme yaptırıldığı, bilirkişi raporunda her iki tarafın ticari defterlerinin usule uygun tutulmuş olduğu, sahibi lehine delil olma vasfını haiz olduğu ve taraflar arasında ticari defterlere göre münasebet bulunmadığının mütalaa edildiği, dava konusu mal (kalker taşı) teslimine yani maddi olguya dayandığından tarafların bildirdiği deliller toplanmış olup davacı tanıklarının beyanlarının soyut ve yetersiz olduğu, davacı şirketin davalı şirkete mal teslim edip etmediğini, ispata yeterli olmadığı davacı vekilince teslim hususunda başka bir delil sunulmadığı, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılmadığından ve "her türlü yasal delil" tabiri yemin delilini kapsamadığından davalı vekiline yemin hatırlatılmadığı, toplanan tüm delillerden davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının müvekkili davacıdan aldığı taşların Sivas Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü'nün ihtiyacı için kullanıldığını, dolayısıyla davalının taşları davacıdan alıp; Sivas Belediyesi'ne verdiği esasen izahtan vareste ve Sivas Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü kayıtlarıyla da sabit olduğunu, tanık beyanlarıyla da davalıya taş teslim edildiğinin ispatlandığını, davacı müvekkili şirketin uhdesinde bulunan ocaktan kalker taşını çıkaran da işleyen de davalı şirket olduğunu, yerel mahkemenin davalı şirketin dosya mündericatında yeralan yazılı beyanlarındaki ikrarını sehven unutup, görmezden gelip; davanın sonlarında dinlenen tanık beyanlarıyla ve alelacele gerekçeli kararı yazmasının fahiş bir hukuk hatası olduğunu, davalı şirketin davaya karşı cevap dilekçesinde dava konusu taşın davacı müvekkilinden alınmadığına dair tek bir kelime ve ima dahi olmadığını, sadece kırma ve taşıma ameliyeleri ile ilgili açıklamalar olduğunu, bunların da gerçek dışı olduğunu, belirterek kararının öncelikle tehir-i icrasına ve duruşmalı olarak yapılacak istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılarak bozulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında imzalanan 03.06.2020 tarihli belgede; 03.06.2020 tarihi itibariyle tüm ödemelerin şirketi temsilen ...'ye elden yapıldığı, taş bedeli ve nakliye bedeli olarak herhangi bir alacak ve borcun kalmadığının belirtildiği, somut olayda ispat külfeti davacıda olup davacı bu bedelin ödenmediğini, ancak yazılı kesin delillerle ispatlayabileceği, davacının dosyaya bu yönde delil sunmadığı, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı görülmekle davanın reddi yönündeki mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçelerinde özetle; mal tesliminin tanık beyanları ile ispatlandığını, davalının davacıya ödeme yapmadığını, ödemelerin kayda alınması gerektiğini, kayıt dışı ödemeler yapıldığı iddiasıyla davalının ödemeleri kendi tanığı ve dava dışı ...'ye yaptığı iddiasının hukuken kabul edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ticari alım satıma dayalı alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.