Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/3569 E. 2023/2815 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3569
- Karar No
- 2023/2815
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/50 Esas, 2022/130 Karar HÜKÜM : Kabul Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 05.09.2006 tanzim, 12.12.2006 vade tarihli ve 11.700,00 TL bedelli senede dayalı olarak davacı aleyhine kambiyo senetlerine özgü takip başlattığını, senetteki imzanın davacıya ait olmadığını, açılan imzaya itiraz davasının kabul edildiğini, davalının davacı aleyhine açtığı alacak davasının reddedildiğini ileri sürerek, 05.09.2006 tanzim 12.12.2006 vade tarihli 11.700,00 TL bedelli senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve %40 kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının açtığı imzaya itiraz davası sonucunda imzanın davacıya ait olmaması nedeniyle icra takibinin davacı yönünden iptaline karar verildiğini, 2006 yılından beri icra dosyasında herhangi bir işlem yapılmadığını, davacının bu davayı açmasında hukuki yararının olmadığını, davalının davacıdan alacaklı olduğunu, davacının davalıya sahte senet verdiğini, buna dair yargılamanın Ağır Ceza Mahkemesinde devam ettiğini, sahte senet veren davacının kötü niyet tazminatı isteyemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemece 09.01.2020 tarih, 2016/348 E. ve 2020/10 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Dairemizin 23.11.2021 tarih, 2020/4176 E. ve 2021/6470 K. sayılı kararıyla dava konusu senet üzerindeki keşideci imzasının davacıya ait olmadığı ve bu konuya ilişkin davalının da itirazının bulunmadığı, bu senetten ötürü davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 24.03.2022 tarih, 2022/50 E. ve 2022/130 K. sayılı kararı ile dava konusu senet üzerindeki keşideci imzasının davacıya ait olmadığı ve bu konuya ilişkin davalının da itirazının bulunmadığı, bu senetten ötürü davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği, itiraza konu imzanın takip alacaklısı huzurunda atılmamış olması sebebiyle kötü niyetin ispat edilemedi gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının Denizli 3. İcra Müdürlüğünün 2006/9507 E. sayılı takibine konu edilen 05.09.2006 tanzim, 12.12.2006 vade tarihli 11.700,00 TL bedelli senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, şartları oluşmayan tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının personel taşıma işi sebebi ile davacıdan alacaklı olduğunu, dava konusu senedin bu sebeple alındığını, davacının kötü niyetle davalıya sahte senet verdiğini, davacının sanık sıfatıyla yer aldığı ceza yargılaması sonucunda resmi belgede sahtecilik suçundan ceza aldığını, hükmün kesinleştiğini, dava konusu senedin sahte olmasında davalının kusurunun olmadığını, davanın açılmasında kusuru bulunmayan davalı aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek bu nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu senet üzerindeki keşideci imzasının davacıya ait olmadığı iddiasına dayanan borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun (2004 Sayılı Kanun) 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.