Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/3055 E. 2023/7145 K. – Davalı Kurum

Konu: Davalı Kurum Kararının İptali Ve Marka Hükümsüzlüğü

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3055
Karar No
2023/7145
Karar Tarihi
Konu
Davalı Kurum Kararının İptali Ve Marka Hükümsüzlüğü

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/718 Esas, 2022/25 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/196 E., 2019/326 K. Taraflar arasındaki davalı Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli PARA MERKEZ, PARA ve PASRA DERGİSİ ibareli markaların bulunduğunu, davalı Şirketin ise 2016/83350 sayılı Para Dedektifi ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, müvekkili markalarının tescilli olduğu sınıflar yönünden ayırt ediciliklerinin yüksek olduğunu, bu yönde emsal yargı kararlarının bulunduğunu, müvekkil markalarının tanınmış olduğunu, bu nedenle de dava konusu başvurunun reddinin gerektiğini, davalının kötü niyetli olduğunu ve başvurunun tescilinin haksız rekabete yol açacağını ileri sürerek 2018-M-1894 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili başvurusu ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, markalarda PARA ibaresinin ortak olarak yer almasının müvekkili başvurusunun tesciline engel olmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının Para Dedektifi ibareli marka başvurusu ile davacının PARA asli unsurlu tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, her iki markada ortak olarak yer alan PARA ibaresinin toplumun bütün kesiminde alışveriş için değişim aracı olarak kullanılan, ayırt ediciliği yok denecek kadar az olan bir ibare olması karşısında taraf markalarında bütünsel açıdan benzerlik oluşmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibasın bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediği gibi davacının tanınmış olduğu iddia edilen markasından haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hususları somut delillerle kanıtlanmadığından, aynı maddenin dördüncü fıkrasındaki koşulların da oluşmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının somut delillerle kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece benzerlik değerlendirmesinin baskın unsurların dikkate alınması suretiyle yapılması gerektiği belirtilmişken, para esas unsurlu markaların benzer olmadığının ileri sürülmesinin çelişkili olduğunu, yerel mahkeme tarafından her ne kadar para ibaresinin ayırt edici olmadığı kabul edilmiş olsa da para ibaresini tek başına içeren ve yine bu ibareyi esas unsur olarak barındıran müvekkiline ait tescilli markalar bulunduğunu, yapılan bu yorumun tescilli markanın korunması kuralına aykırılık teşkil ettiğini, herkes tarafından kullanılan bir ibare olsa dahi tescilli markanın korunması gerektiğinden benzer olan markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, kaldı ki müvekkiline ait markaların kapsadığı emtia açısından ayırt edici niteliği haiz olduğu ve tanımlayıcı nitelikte bulunmadığı, esas unsurları birebir aynı olan markaların benzer olduğunun tartışmasız bulunduğunu, müvekkiline ait tescilli markanın davaya konu markada esas unsur olarak kullanıldığını, markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin de benzer olduklarını, müvekkiline ait markaların tanınmışlığı nazara alındığı takdirde davalının müvekkilinin tanınmışlığından yararlanmak adına kötü niyetli bir biçimde marka tescili almak istediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Para Detektifi ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet PARA asıl unsurlu markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama tüketiciler üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali dahil iltibasa yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan PARA ibaresinin ayırt ediciliğinin çok zayıf olduğu ve bu ibarenin taraf markalarında ortak olarak yer almasının iltibasa yol açmayacağı, diğer bir deyişle dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası koşullarının da somut olayda bulunmadığı, kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; zayıf olduğu kabul edilen markaların da sahibiyle özdeşleşebileceğini ve korunacağını belirtip istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü ve davalı Kurum kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/3055, K. 2023/7145, T. 07.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-3055-e-2023-7145-k-63c9db70b3f3