Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/2793 E. 2023/6494 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2793
Karar No
2023/6494
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1271 Esas, 2022/392 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/533 E., 2019/82 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Rekabet Kurulu tarafından, aralarında davalı bankanın da yer aldığı 12 banka hakkında yapılan soruşturma sonucunda verilen karar ile bankaların mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetleri konusunda anlaşma veya uyumlu eylem içerinde bulunmak sureti ile 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un (4054 sayılıKanun) 4 üncü maddesini ihlal ettiği gerekçesi ile idari para cezasına mahkum edildiklerini, kararın iptali için açılan davanın reddedilerek kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay tarafından hukuka uygun bulunarak onandığını, müvekkilinin 11.02.2011 tarihinde davalı bankanın İzmir Karşıyaka Şubesi’nden 60 ay vade ile 100.000,00 TL işletme ihtiyaç kredisi kullandığını, kartel faizi nedeniyle zarara uğradığını, davalının 3 katı oranında tazminat ödemesi gerektiğini ileri sürerek, davalının 21.08.2007-21.09.2011 tarihleri arasında kartel faizi uygulamak suretiyle vermiş olduğu zararın 3 katı bedelinden şimdilik 1.000,00 TL kartel tazminatının 11.02.2011 sözleşme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; genel yetki kuralı uyarınca yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu, Rekabet Kurulu Kararı’nda işletme ihtiyaç kredilerine uygulanan faiz konusunda müvekkiline isnat edilen herhangi bir ihlal iddiasının bulunmadığını, uzlaşma içinde olan bankalar arasında müvekkilinin bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin davalı sıfatının bulunmadığını, Rekabet Kurulu Kararı’nın iptali talebi ile açtıkları davada karar düzeltme başvurusu yapıldığından kararın henüz kesinleşmediğini, bu kararın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, Rekabet Kurulu kararlarının idari yargı denetimine tabi olduğunu, kesin delil niteliği taşımadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticari kredi faiz oranının talepte bulunan firmanın güvenilirliği vb. kriterler değerlendirilerek, başvurana özel olarak başvurduğu banka tarafından belirlendiğini, dava dışı bankalardan celp edilen faiz oranları ile yapılan bilirkişi incelemesi sonucu piyasada farklı/değişken faiz oranlarının uygulandığı ve davalının piyasa koşulları içerisinde o tarihteki en uygun orandan kredi kullanımı yaptığının saptandığı, davacıya davalı banka tarafından kullandırılan işletme ihtiyaç kredisinde Rekabet Kurulu kararında belirtilen ve mevzuatta belirtili kartel oluşturma ve uyumlu eylem tanımlarına uyan eylem saptanamadığı, ticari kredi faiz oranları konusunda Rekabet Hukuku açısından uyumlu eylem ya da kartel oluşturma eyleminin bulunmadığı, davalının tazminat talebinin Rekabet Kurulu kararına dayandırılamayacağı, dava dışı bankaların davacının kredi kullandığı güne ait faiz oranlarının tamamının, davacının kredisine uygulanan faiz oranından daha yüksek olması nedeniyle, davacının kullanmış olduğu kredi nedeniyle zararı tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Rekabet Kurulu'nun on iki bankanın mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetlerine yönelik "uzlaşma" içerisinde bulunduğu sonucuna devam eden tek bir ihlal yaklaşımı doğrultusunda vardığını, Rekabet Kurulu kararında kredilerin türleri arasında ayrıma gidilmediğini, Rekabet Kurulu kararında, on iki bankanın somutlaştırılmış şekilde, 21.08.2007 ve 22.09.2011 tarihleri arasında mevduat, (kamu bankaları için ayrıca kamu mevduatı), krediler ve kredi kartları hizmetleri bakımından ortak fiyat tespitine giderek rekabet ihlali gerçekleştirdiklerinin, bireysel-ticari-kamu ayrımı yapmaksızın suni faiz artırımına gittiklerinin tespit edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, zararın tespitine yönelik özel ve teknik hiçbir yöntem kullanılmadan, en basit şekliyle sadece ele alınan dönemdeki ortalama faiz oranlarının karşılaştırıldığını, ihlal dışında fiyata etki eden değişkenlerin dikkate alınmadığını, zararı en doğru şekilde hesaplayabilecek kişilerin bu konuda özel eğitim almış Rekabet Kurumu uzmanları olduğunu, Rekabet Kurulu kararı ve kredi değerlendirme uzmanı bir bilirkişiden ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Rekabet Kurulu kararında, bankaların anlaşmalı olarak yüksek faiz belirledikleri tespit edilen kredilerin tüketici kredileri, mevduat faizlerine ilişkin olduğu, ticari kredilerin kartel kararı kapsamında değerlendirilemeyeceği, davalı Vakıfbank hakkında ticari krediler bakımından bir inceleme yapılmadığı, davalı banka bakımından ticari kredilere ilişkin diğer bankalar ile anlaşmaya vararak rekabeti bozucu bir eyleminin olduğuna dair bir tespitin yapılmadığının anlaşıldığı ve davaya konu kredi ticari kredi olduğundan davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri ile temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rekabet yasağına aykırı davranan davalı banka eylemi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4054 sayılı Kanun'un 57 ve 58 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/2793, K. 2023/6494, T. 07.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-2793-e-2023-6494-k-d5dc963f1bf9