Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/1692 E. 2023/5345 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1692
Karar No
2023/5345
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/219 Esas, 2021/1256 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/375 E., 2019/528 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "ITALIAN HOME Blumarine+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun yayınlandığını, davalı şirketçe "blugirl blumarine", "blumarine innamoratra", "blumarine bellissima", "blumarine", "blumarine", "blumarine" ibareli markalarını gerekçe gösterilerek yaptıkları itirazın reddine karar verildiğini, bu ret kararına karşı yeniden inceleme taleplerinin bu kez YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, markaların müvekkili adına tescil edildiğini, aradan geçen 4/5 yıl boyunca davacının söz konu markaları fiilen kullandığını, üretim ve satış yaparak Türkiye hatta eski doğu bloku ülkelerinde hatırı sayılır bir konuma getirdiğini, “blumarine, italian home blumarine, italian home” markalarının 24 ve 35 sınıflarda zaten müvekkili adına tescilli olduğunu, ayrıca diğer davalardaki bilirkişi raporlarına itiraz eden davalının 24 ve 35. sınıflarda marka kullanımı olmadığını da ispatladığını, gelinen aşamada sadece logo değişikliğinden ibaret olan yeni marka başvuruları için yapılan itirazda iltibas ihtimalinden bahsetmenin mantık dahilinde olamayacağını, çünkü 24 ve 35. sınıflarda artık bu markaların müvekkilleri adına tescilli olduğunu ileri sürerek 2017-M-7555 sayılı kararının iptaline, 2016/27789 başvuru numaralı "ITALIAN HOME Blumarine+şekil" markasının tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından da marka hükümsüzlüğü istemiyle dava açıldığını, davacı şirkete karşı açılmış işbu dava süreci devam ederken dava konusu markaların birebir aynılarını aynı sınıflarda tescil ettirme girişimi olduğunu, bu sebeple huzurdaki dava konusu marka başvurusunun iyi niyetli tescil olarak kabul edilmediğini, başvurunun reddine dair kararın yerinde olduğunu, müvekkilinin "blumarine" markasının gerçek sahibi olduğunu, taraflar arasında süregelen ihtilafların davacı şirketin ticaret unvanı olan "ITALIAN HOME" ibaresi kapsamında olmadığını, müvekkilinin tescilli ve tanınmış markası olan "BLUMARINE" markasının davacı tarafından birebir aynı yazım stiliyle kullanılması ve marka başvurularına konu edilmesine ilişkin olduğunu, hükümsüzlük tehdidi altındaki markanın hak teşkil etmeyeceğini, davacının logo değişikliği yaptığı iddiasının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... (TÜRKPATENT) vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusunun, hükümsüzlük davasına konu marka ile aynı/aynı tür malları kapsadığı, bu kapsamda davacı şirketin hükümsüzlük tehdidi ile karşı karşıya olan markasının aynısı için başvuru yapmak suretiyle bu markayı yedeklemeyi, yargılama sonucu verilebilecek olası hükümsüzlük kararını etkisiz kılmayı ve hükümsüz kılınabilecek markadan kaynaklı tescilin sağladığı hak ve güvenceleri muhafaza edip markasal kullanımını sürdürmeyi amaçladığı, davacı ... başvurusunun kötü niyetli olarak kabul edilebileceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; açılan karşılıklı davalarda alınan tüm resmi ve özel bilirkişi raporlarının "tamamen veya büyük ölçüde" müvekkili firma lehine olduğunu, müvekkilinin lehine sonuçlandığını, 24. sınıfta yer alan "Italian Home Blumarıne" ibaresiyle 25. sınıfta yer alan "Blumarıne" ibaresinin benzer olmadığını, bilirkişi heyetinde sektör bilirkişisinin olmamasının hatalı rapor oluşmasına neden olduğunu, kötü niyet değerlendirmesinin hukuki bir konu olup bilirkişi raporlarında yer almasının hukuka aykırı olduğunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu uyarınca asıl olanın iyi niyet olduğunu, kötü niyetin kesin ve bariz olarak ispatlanması gerektiğini, önce açılan dava dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/314 E. sayılı dosyası ile görülen davanın 06.01.2016 tarihinde açıldığı, dava konusu marka başvurusunun ise bu davadan 2 ay sonra yapıldığı, dava konusu marka başvurusunun hükümsüzlük davasına konu marka ile aynı/aynı tür malları kapsadığı, bu bağlamda davacının hükümsüzlük tehdidi ile karşı karşıya olan markasının aynısı için başvuru yapmak suretiyle bu markayı yedeklemeyi, yargılama sonucu verilebilecek olası hükümsüzlük kararını etkisiz kılmayı ve hükümsüz kılınabilecek markanın sağladığı hak ve güvenceleri muhafaza edip markasal kullanımını sürdürmeyi amaçladığı, davacının marka başvurusunun bu nedenle kötüniyetli olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri ile temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı ... başvurusunun reddine dair verilen YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'nin 35 nci maddesi.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1692, K. 2023/5345, T. 26.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-1692-e-2023-5345-k-bc193dcd729f