Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/1493 E. 2023/2045 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1493
- Karar No
- 2023/2045
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/647 Esas, 2021/508 Karar HÜKÜM : Davanın açılmamış sayılmasına Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ticari kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için takip başlatıldığını, davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiş, yargılama sırasında davalılar vekili, taraflar arasında sulh protokolü imzalandığını bu nedenle davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemenin 18.04.2016 tarih, 2015/884E. ve 2016/364 K. sayılı kararı ile tarafların sulh oldukları, karşılıklı olarak birbirlerinden vekâlet ücreti talep etmedikleri gerekçesiyle sulh sebebiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Kapatılan 19. Hukuk Dairesinin 15.10.2019 tarih, 2019/3128 E. ve 2019/4774K. sayılı kararı ile ''..dosya içinde davalılar vekilinin bila tarihli dilekçesinde “taraflar arasında sulh protokolü imzalanmış olup bu sebeple davayı kabul etmekteyiz” şeklindeki dilekçesinde belirtilen sulh protokolünün dosyada bulunmaması üzerine bu protokolün temin edilerek Dairemize gönderilmesi için geri çevrilme kararı verilmiştir. Mahkemece geri çevirme kararının taraf vekillerine tebliğ edilmesine karşın sulh protokolüne ilişkin davalılar vekili tarafından mahkemeye protokol ibraz edilmemiş, davacı vekilince ise taraflar arasında sulh protokolü olmadığı, sadece davalıların davayı kabul beyanı olduğu bildirilmiştir. Mahkemece davalılar vekilinin yukarıda açıklanan dilekçe üzerine sulh protokolünün ibrazı için karar oluşturulduğu, davalılar vekili tarafından sulh protokolü ibraz edilmediği, davacı vekilinin ise davanın davalı tarafından kabul edilmesi nedeniyle davalı taraftan kabul nedeniyle vekalet ücreti talep edilmediği, dosya içerisindeki dilekçe ve tutanaklardan anlaşılmıştır. Mahkemece ön inceleme hazırlık tutanağının 30.03.2016 tarihinde düzenlendiği, ön inceleme duruşmasının 27.10.2016 tarihinde yapılmasına karar verildiği ancak ön inceleme duruşması yapılmadan dosya üzerinden 18.04.2016 tarihinde temyiz konusu kararın verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece ön inceleme duruşması yapılmadan ve ön inceleme duruşması yapılmasına ilişkin ara karardan vazgeçilmeden, taraflar dinlenmeden, yazılı şekilde hüküm oluşturulması usule aykırı olduğu gibi, davalıların kabul beyanı olduğu halde sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece yapılması gereken iş usul kurallarının eksiksiz uygulanarak bir karar verilmesi..' gerekçesiyle karar bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından dosyanın 25.01.2021 tarihinde takip edilmemesi sebebiyle işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı tarafından 3 aylık yasal süre içerisinde dosyanın yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesinin ikinci fıkrasınca işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak, üç aylık hak düşürücü süre içinde yenilenmeyen bu davanın 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tefrike ilişkin bir bildirimin müvekkili Bankaya tebliğ edilmediği gibi, duruşma günü ve tensip tutanağı da müvekkili Bankaya tebliğ edilmediğini, Yerel Mahkemenin 2020/9 E. sayılı dosyadan 13.01.2021 tarihinde verilen ara kararı ile tefrik kararı ve tensip tutanağının tebligat ile davacıya tebliğ edilmesine karar verilmiş ise de ne bu dosyadan ne de tefrik kararı verilen 2020/9 E. sayılı dosyasından müvekkil Bankaya tebligat yapılmadığını, hal böyle iken, haberdar olunamayan davanın duruşmasına iştirak edilemediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, tebligat yapılmasına yönelik kararı verilmiş olmasına rağmen tebligat yapılmamış olması ve bu bağlamda karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, icra takibine konu kambiyo senedi nedeniyle borçlu olunmadığının tesbiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150'inci maddesinin ikinci fıkrası ile aynı maddenin beşinci fıkrası, 167 nci maddesi 3.Değerlendirme Dava, takibe konu kambiyo senedi nedeniyle borçlu olunmadığının tesbiti istemine ilişkin olup, Mahkemece davacı tarafından dosyanın takip edilmemesi sebebiyle işlemden kaldırılmasına karar verildiği, yasal süre içerisinde dosya yenilenmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 167 nci maddesinde davaların ayrılması (tefriki) hali düzenlenmiştir. Kanuni düzenleme gereğince Mahkemenin, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden karar verebilecektir. Mahkemece tefrikine karar verilen dava bağımsız bir dava olup, bütün işlem, tutanak ve tebliğlerin bu dava dosyası üzerinden yapılması gerekmektedir. Aynı Mahkemenin 2020/9 E. sayılı dosyasının 08.12.2020 tarihli duruşma tutanağında davalı ... ... tarafından sunulan 29.06.2015 tarihli vekâletnamede davanın kabulü yönünden açıkça yetki bulunmadığından davalı ... ... aleyhine açılan davanın 2020/9 Esas sayılı dosya yönünden resen tefriki ile Mahkemenin yeni bir esasına kaydına karar verilmiştir. Ancak tefrik edilerek yeni bir esas numarası alan dava dosyasında herhangi bir tensip tutanağı düzenlenmediği gibi, duruşma gününü bildirir bir davetiyenin de taraflara çıkarıldığına dair dosya içerisinde herhangi bir belgeye rastlanmamıştır. Usulüne uygun tefrik edilen dava dosyasından duruşma gününü bildirir bir davetiye çıkarılmaksızın 25.01.2021 tarihli ara kararıyla 2020/9 Esas sayılı dosya üzerinden 08.12.2020 tarihli duruşmada duruşma salonu dışında aralıklarla 3 kez davacıya seslenmesine rağmen duruşmaya katılmamış olduğu ve mazeret dilekçesi de sunmaması sebebiyle davacı tarafça takip edilmeyen dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Tefrik edilen ve yeni bir esas kaydı alan bağımsız dosya üzerinden herhangi bir usuli işlem yapmaksızın açıkça 6100 sayılı Kanun'a aykırı olacak şekilde işlem yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.