Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/1291 E. 2023/5152 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1291
- Karar No
- 2023/5152
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/417 Esas, 2021/1486 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/51 E., 2019/561 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2016/54213 sayılı "IBUCOLD" ibareli markanın sahibi olduğunu, davalının bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "BioCold" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı kuruma başvurduğunu, 2018/23732 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın, davalı kurum tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markası ile dava konusu markanın benzer olduklarını ve marka kapsamlarındaki malların da benzediklerini, dolayısıyla somut olayda iltibas tehlikesinin bulunduğunu, müvekkili markasını taşıyan ürünlerin beyaz reçeteye tabi olduğunu, beyaz reçeteye tabi ürünlerin, herhangi bir kontrol olmaksızın reçeteye dahi ihtiyaç duyulmadan eczaneden alınabildiklerini, ortalama tüketici kitlesinin nihai kullanıcı olan hastalar olduğunu, söz konusu ilaçların grip ve soğuk algınlığı ile solunum sistemindeki rahatsızlıkların tedavisinde kullanıldığını, ortalama tüketicinin bilinçli tüketici olmaması nedeniyle dava konusu olayda iltibas tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek, YİDK’in 27.11.2018 tarih ve 2018-M-10430 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu marka başvurusunun henüz tescil edilmeden hükümsüzlüğünün talep edilmesinin kötü niyetin göstergesi olduğunu, marka hükümsüzlüğü davalarında diğer davalı kurumun hasım gösterilemeyeceğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, müvekkili tarafından uzun yıllardır BİO esas unsurlu markaların kullanıldığını, BİO ibaresi ile müvekkilinin özdeşleştiğini, markalar arasında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının bütüncül olarak değerlendirildiğinde benzer olduklarını, iki markanın da aynı hece ve harf sayısından meydana geldiğini, her iki markada da cold kısımlarının ortak olduğunu, davalı markasının ilk kısmı olan "bio" ibaresi ile müvekkil markasının ilk kısmı olan "ibu" ibaresinin 2 ortak harf içerdiğini, ilk derece mahkemesinin kararındaki tespitin aksine, karşı yan markası biocold’daki c harfinin büyük yazılmasının markaları farklılaştırmadığını, müvekkili markası ile davalı markasının aynı mallar için kullanılacağını, bu haliyle markalar arasında karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimalinin mevcut olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu hususların hiçbirinin değerlendirilmediğini ve itirazları doğrultusunda ek rapor da alınmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "Biocold" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "İbucold" ibareli marka arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "cold" ibaresinin, soğuk algınlığı anlamına geldiği ve dava konusu başvuru kapsamında yer alan 5 inci sınıf mallar yönünden ayırt edici olmadığı, bu ibare dışında kalan "bio" ve "ibu" ibareleri arasında ise bir benzerlik bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11 E., 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesi, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, davacı vekilinin ek bilirkişi raporu alınmadığı yönündeki istinaf itirazının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.