Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/8631 E. 2023/3020 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/8631
- Karar No
- 2023/3020
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1671 Esas, 2021/1417 Karar HÜKÜM : Başvurunun usulden reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/280 E., 2021/415 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında meyve alım satımından kaynaklanan ticari ilişki bulunduğunu, işbu ticari ilişki uyarınca, müvekkili tarafından Bayrampaşa Toptancı Hali 165 numaralı yazıhanede faaliyette bulunan davalıya, 2015 yılı Mart, Nisan, Mayıs aylarında çeşitli miktar ve cinslerde karışık sebze gönderildiğini, gönderilen malların, 165 numaralı yazıhanede faaliyet gösteren davalı tarafından teslim alındığını ve satılan mallar hakkında müvekkili adına komisyon faturalarının düzenlendiğini, faturalara konu malların davalıya teslim edilmesine, gerekli tüm mal bildirimlerinin yapılmasına ve komisyon faturalarının da usulüne uygun şekilde kesilerek müvekkiline ulaştırılmasına rağmen, davalıya gönderilen ve komisyon faturalarında da mevcut malların karşılığı olan bedellerin müvekkiline ödenmemesi üzerine müvekkilinin alacağını tahsil amacıyla, İstanbul Hal Hakem Heyetine 15.06.2015 tarihinde başvuruda bulunduğunu, İstanbul Hal Hakem Heyetinin yapmış olduğu inceleme neticesinde, davalının faturalara karşılık mal bedellerini müvekkiline ödemediğinin tespiti ile bedellerin müvekkiline ödenmesine karar verdiğini, sözü edilen Hal Hakem Heyeti kararına istinaden davalı aleyhine başlattıkları ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıyla ticari ilişkisi bulunmayıp takibe dayanak yapılan faturalardan da haberinin olmadığını, müvekkilinin bir dönem sağlık problemleri sebebiyle çalışamadığını ve bu dönemde işlerine yardımcı olması için ... isimli şahısla adi ortaklık sözleşmesi yaptığını ancak adı geçenin bir çok usulsüz işlemi sebebiyle adi ortaklık sözleşmesini feshettiğini, takibe konu faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayanmayıp ... ve davacı tarafından müvekkilini kayıtlarda borçlu göstermek için kurgulandığını, faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayanmadığı kabul edilse dahi davalıya olan tüm borcun ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her iki tarafın da komisyoncu olduğu, yönetmeliğe uygun olarak malların bildiriminin yapıldığı, davacı tarafın bildirimci olması nedeniyle kendi kullanıcı adı ve şifresi ile sisteme girecek mevzuata uygun bildirimin yapıldığı, mala ait künye bilgilerinin oluşturularak hal kayıt sistemine kaydın yapıldığı, faturaların davalı adına kesildiği, bu faturalarda komisyon tutarlarının da belirtildiği, mala ilişkin sevk irsaliyelerinin sunulduğu, davacı satıcının davalıdan mal bedeli olarak 80.189,01 TL alacaklı olduğu, her ne kadar davalı taraf ortağı olan ...'in davacı ile anlaşarak kendi aleyhine hareket ettiğini iddia etmiş ise de adi ortaklık sözleşmesi incelendiğinde her iki ortağında temsil yetkisi olduğu ve üçüncü şahıslara karşı müştereken sorumlu oldukları, satım tarihi itibariyle davalının sorumluluğunun bulunduğu, mal bedelinin ödendiği iddiasıyla 4 adet çek ibraz edilmiş ise de gerek Hal Hakem Heyeti kararında gerekse bilirkişi incelemesi sonucunda sabit olduğu üzere çeklerin 2014 yılına ait olup satım tarihi itibariyle ödeme vasıtası olmasının mümkün olmadığı, ayrıca Hal Hakem heyetine sunulan 30.01.2016 tarihli 20.000,00 TL bedelli çekin garanti bankası cevabi yazısına göre ...'a ait olup çek bedelinin Yeşil Alanya Tarım Tic. Ltd. Şti. tarafından tahsil edildiği, davacının çek ile ilgili keşideci, ciranta veya hamil gibi bir sıfatının bulunmadığı ve davacı ile bir ilişkisinin saptanamadığı, davalının süresinde itiraz imkanı varken Hal Hakem heyeti kararına itiraz etmediği, bu nedenle bu aşamadaki itirazlarının hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, Hal Hakem heyeti kararı tarihi itibariyle işlemiş faiz talep edilebileceği, davacının talebiyle bağlı olduğu ve davaya konu alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, davanın tamamıyla reddedilmesi gerektiğini, gerekçeli karar tebliğ edildiğinde ayrıntılı istinaf dilekçelerini sunacaklarını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin gerekçeli karar tebliğ edildiğinde gerekçeli ve ayrıntılı istinaf dilekçesi vereceklerini belirterek İlk Derece Mahkemesi'nin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesi talebini içeren dilekçe sunduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352 inci maddesinde; Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince, dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda başvurunun sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmediği tespit edilen dosyalarda öncelikle gerekli kararın verileceğinin düzenleme altına alındığı, istinaf başvurusunun sebeplerinin ve gerekçesinin açıkça gösterilmesinin dosyanın incelemeye alınmasının ön şartı olduğu, davalı vekilince, gerekçeli karar tebliğ edildikten sonra ayrıntılı istinaf dilekçesi sunulacağı belirtilmişse de gerekçeli kararın tebliğine rağmen sunulmadığı, gerekçeli istinaf dilekçesi sunulmadığından Bölge Adliye Mahkemesince, inceleme yapılamayacağı, hükümde kamu düzenini ilgilendirir bir aykırılık da bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; süre tutum talepli istinaf dilekçesinde açıkça kararın hukuka aykırı olduğunu belirttiklerini, bu nedenle kararın esastan incelenmesi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkilinin adli yargılanma hakkını ihlal eder nitelikte olduğunu, İlk Derece Mahkemesince, gerekçeli kararın tarafların tarafı olmaksızın tebliğ edildiğini, bu durumun kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğini, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin aksine kararda kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir çok husus bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Bölge Adliye Mahkemesi kararının başvurunun usulden reddine dair kararının isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve aynı Kanun'un 352 inci maddesi 3. Değerlendirme Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler Bölge Adliye Mahkemesinin başvurunun usulden reddine dair kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.