Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/8170 E. 2023/2176 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/8170
- Karar No
- 2023/2176
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1903 Esas, 2021/924 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/236 E., 2019/724 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesinin imzalandığını, davalı gerçek kişinin bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, ödemelerin yapılmaması nedeniyle hesabın kat edildiğini, sonuç alınamayınca kredi borcunun tahsili amacıyla davalı borçlulara yönelik olarak genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, ancak takibe haksız olarak itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; takibin haksız olduğunu, yapılan ödemelerin dikkate alınmadığını, davalı gerçek kişinin kefaletinin geçerli olmadığını, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, davacının kötü niyetli olarak takibe giriştiğini savunarak davanın reddine ve %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile davalı şirket aarasında 27.06.2014 ve 13.04.2017 tarihli iki adet genel kredi sözleşmesinin düzenlendiği, davalı gerçek kişinin ilk sözleşmeye 5.000.000,00 TL ve ikinci sözleşmeye 1.080.000,00 TL limitle müteselsil kefil olduğu, kefaletlerin geçerli olduğu, kredi borcunun ödenmediği, taraflar arasındaki sözleşmenin 12 inci maddesine göre temerrüt faiz oranının banka tarafından kredilere uygulanan en yüksek faiz oranına %50’sinin ilavesi olarak belirlendiği, davacı banka tarafından hesap kat/temerrüt tarihinde fiili faiz oranının %26 olduğuna ilişkin emsal kredi sözleşmeleri/banka kayıtlarının sunulmadığı, davacının kullandığı kredideki akdi faiz oranına göre belirlenen %21,78 temerrüt faiz oranına göre yapılan hesaplamanın hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibe yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 695.462,25 TL asıl alacak, 10.054,69 TL işlemiş akdi faiz, 5.979,99 TL işlemiş temerrüt faizi, 801,73 TL BSMV ve 387,99 TL masraf alacağı için devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %21,78 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen kısım yönünden davalı tarafın %20 tazminat isteminin davacının kötü niyetli takipte bulunduğu ispatlanmadığından reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; reddedilen kısım yönünden kararın yerinde olmadığını, akdi faiz oranının eksik hesaplandığını, genel kredi sözleşmesine göre ödenmeyen borcun ihtarname gönderilmeden muaccel olduğunun ve müşterinin de mütemerrit olduğunun var sayılmasının gerektiğini, ayrıca sözleşmeye göre muacceliyet tarihinden ödeme tarihine kadar temerrüt faizinin işletileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşme hükümleri göz önüne alınmadığından alacağın eksik hesaplandığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı bankanın, alacağın eksik hesaplandığı yönündeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul, yasa ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında davacı bankanın alacağının ve bu alacağa uygulanan faizlerin ne kadar olması gerektiği noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.