Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/8031 E. 2023/2046 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/8031
- Karar No
- 2023/2046
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/2355 Esas, 2021/871 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2016/884 E.,2018/250 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin işlettiği Doğa Okulları inşaatının sıhhi tesisat ve vitiva malzemeleri için davalı şirket ile anlaştığını, bu iş için davalı şirkete Garanti Bankası A.Ş. ... şubesi 07.10.2016 tarihli 83.780,00 TL bedelli çek verildiğini, çeke istinaden 07.06.2016 tarihli çek çıkış bordrosu düzenlenip müvekkiline verildiğini, davalı şirket tarafından düzenlenen teklif formu ile iş bedeli KDV dahil 84.808,14 TL olarak belirlenmiş ise de belirlenen malzemelerin eksik gönderildiğini ve taahhüt edilen işin yerine getirilmediğini ileri sürerek müvekkili şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; çek bedelinin tamamını karşılayan miktarda malzemenin ayıpsız ve eksiksiz olarak davacı şirkete teslim edildiğini, müvekkilinin davacıdan söz konusu çek bedelinin üzerinde alacaklı olduğunu, dava konusu çekin müvekkili tarafından dava dışı 3 üncü şahsa verildiğini, çekin vadesinde bankaya ibraz edildiğini, ancak çekin karşılığı bulunmamasına rağmen üzerinde tahrifat olduğu iddiası ile karşılıksız ibaresi vurulmayarak müvekkilinin mağdur edildiğini savunarak davanın reddini ve müvekkili lehine kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının işlettiği özel okul inşaatı için davalıdan sıhhi tesisat malzemeleri satın aldığı, bu kapsamda davalının davacıya sattığı sıhhi tesisat malzemelerine ilişkin 20.05.2016 ile 05.09.2016 tarihleri arasında 8 adet fatura düzenlediği, bu faturalarının toplam bedelinin 87.392,05 TL olduğu, söz konusu tüm faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu gibi sevk irsaliyeleri ile davalının faturalardaki malları davacıya imza karşılığı teslim ettiği, faturalara davacı yanın itirazının bulunmadığı, fatura içeriklerini ve bedelini kabul etmiş sayıldığı, bedelsizlik iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddi ile davalı yanın tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporlarının yeterli araştırma ve incelemeyi içermediği gibi rapora itirazların da karşılanmadığını, bilirkişi raporlarında mali yönden inceleme ile yetinildiğini, dava dilekçesinde belirtilen teklif formu dayanağında belirtilen malzemelerin eksik gönderildiği ve yapılması gereken işin yapılmadığına yönelik iddialar üzerinde durulmadığını, dava tarihinden önce Kütahya Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/472 D. İş dosyası kapsamında eksik işlere yönelik yapılan tespit üzerinde de durulmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili lehine kötü niyet tazminatı talebinin şartlarının oluştuğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davaya konu Garanti Bankası A.Ş. ... Şubesi 07.10.2016 tarihli 83.780,00 TL bedelli çekin keşide edilip davalı lehtara verildiği, davalı lehtarın da bu çeki Selka Hazır Beton San. Tic. A.Ş.'ye ciro ettiği, bu cirantanın çeki bankaya ibraz ettiği, muhatap bankaca çekte tahrifat olduğundan söz edilerek işlem yapılmadığı, taraflara ait ticari defterlerin incelenmesinden dava konusu çekin her iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı şirketin 8 fatura karşılığında KDV dahil 87.392,05 TL'lik mal satışı yaptığı, bu faturaların her iki yan ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraf ticari defterlerinde davalının davacıdan 2.265,35 TL alacaklı olduğu, bu nedenlerle mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmaması ve özellikle ispat yükü üzerinde olan davacı yanca mal teslim edilmediği iddiasının usulüne uygun kanıtlarla ispat edilemediğinden ve kötü niyet tazminatına ilişkin yasal şartların da oluşmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve davalı markasının hükümsüzlüğü ile manevi tazminat istemine ilişkin olup, marka hakkına tecavüz koşulları ile hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı uyuşmazlık konusudur. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.