Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/6339 E. 2023/1584 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/6339
Karar No
2023/1584
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/1993 Esas, 2021/818 Karar DAVA TARİHİ : 03.12.2014 HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/1708 E., 2018/285 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunu İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.03.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılmış olup hazır bulunan davalı vekili Av. Mehmet Mustafa Akoluk dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile senetle ispat olunamaması nedeniyle davacının 189.478,05 TL tutarındaki düzeltme kaydına itibar edilemeyeceği, davalı vekili tarafından verilen 28.05.2017 tarihli dilekçede 6.539,29 TL kısım dışındaki davanın reddine karar verilmesinin istendiği dolayısıyla bu kısım yönünden davanın kabul edildiği, bu kapsamda davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 6.539,29 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle itirazın kısmen iptali ile takibin 6.539,29 TL üzerinden devamına, 1.308,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının müvekkili ile aralarında ticari ilişkisi bulunmadığı iddiasının çürütüldüğünü, davalının ticari defterlerini mahkemeye sunmadığını, müvekkilinin kayıtlarına sehven girilen tahsilat kaydının düzeltildiğini, davalının ödeme iddiasının bulunmadığını belirtmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı defterinde davalının takip edildiği hesapta 15.12.2013 tarihinde 189.000,00 TL olarak düşülen tahsilat kaydının, 01.01.2014 tarihinde sehven yazıldığı belirtilerek düzeltildiğini, davalıya ait BA formları ile davacının davalıya mal teslim ettiğinin anlaşıldığı, ispat yükünün davalıda olduğu, davacının düzelttiği kayda göre ödemeyi davalının kanıtlaması gerektiği, davalının yazılı belge sunamadığı gibi yemin deliline de dayanmadığı, başka dosyalarda alınan aynı yıla ilişkin bilirkişi raporunda davacının 2013 yılı defterinin kapanış tasdikinin bulunduğu, bilirkişi tarafından belirtildiği üzere davacının, davalıdan takip ve dava tarihi itibariyle 196.017,34 TL alacağı bulunduğu, takip miktarının 194.220,05 TL olduğu, davalı lehine kötü niyet tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, 38.844,01 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyadaki bilirkişi raporlarında davacının ticari defter ve kayıtlarındaki usulsüzlüklerin tespit edildiğini, ancak bu tespitler ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 222 nci maddesinin dikkate alınmadığını, müvekkilinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, kararın dosya içeriğine uygun olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık takibe konu borcun kaynağı ve varlığı, ispat yükü ve davacının ticari defterlerindeki kayıtlara itibar edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) 89 uncu madde, 6100 sayılı Kanun'un 222 nci madde 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemesinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.03.2023 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Dava, açık hesap alacağına dayanan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacağının ödemediğini iddia ederken, davalı taraf ticari ilişki olmadığını faturalarda teslim alan imzasının bulunmadığını ve borcu olmadığını savunmaktadır. İlk Derece Mahkemesince davacı defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, raporlarla da tespit edildiği üzere, 2012 yılı yevmiye defterinin açılış ve kapanış onaylarının ve yine 2014 yılı yevmiye defterinin açılış ve kapanış onayının bulunduğu tespit edilmekle birlikte, 2013 yılına ait yevmiye defterinin açılış onayı bulunmakla birlikte kapanış onayı olup olmadığına dair net bir tespit yapılamamıştır. Zira diğer mahkemelerde yürütülmekte olan davalarda alınan raporlardaki 2013 yılı yevmiye defteri kapanış tasdikleri birbirini tutmadığı gibi davacı tarafça en son dosyaya sunulan 2013 yılı hesap dönemi yevmiye defterine ait noterlik makbuzu 14.12.2012 tarihli olup kapanış tasdikine ilişkin bir makbuz değildir. HMK'nın 222/4 fıkrası uyarınca açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları sahibi aleyhine delil teşkil etmekte olup sahibi lehine delil olmaz. Bilirkişi raporlarında anlaşıldığı üzere taraflar arasındaki ticari ilişki sırasında 2013 yılında ilişkin olarak da kısmi ödemeler de yapılmış olup bu husus kayıtlarla da belirlidir. Davacı taraf 2013 yılı defterine aldığı ödemeler dışında 189.000 TL'lik tahsilat kaydı girmiştir. Bilahare tahsilat olarak girilen bu kayıt 2014 yılında sehven yapıldığından bahisle düzeltilmiştir. Ancak tek taraflı bir işlem ile yapılan bu düzeltme kaydı yerinde olmayıp, davacının 2013 yılı defterleri sahibi aleyhine delil teşkil etmektedir. Kaldı ki 2013 yılı defterinin kapanış kaydının bulunması halinde dahi belirtildiği gibi tek taraflı yapılan bir işlemle bir sonraki yıl defterine farklı bir şekilde kayıt düşülmesi yerinde olup alacağı ispat yükü davacı tarafta olup, bu durumun varlığı ispat yükünün ödemeye ilişkin bir şey söylemediği gerekçesiyle davalıya yükletilemez, davalı taraf rapora karşı itirazlarında da bu hususları dile getirmiştir. Açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararının yerinde olmadığını düşündüğümden sayın çoğunluğun onama yönündeki kararına katılmamaktayım.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/6339, K. 2023/1584, T. 15.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2021-6339-e-2023-1584-k-1c6ed202b74a