Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/5826 E. 2022/7426 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/5826
- Karar No
- 2022/7426
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Kırıkhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27.04.2021 tarih ve 2016/430 E. - 2021/129 K. sayılı ek kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...'ın davalı Banka'da 18.06.1993 yılında açtığı hesabında en son 14.01.1994 tarihinde işlem yaptığını, bu hesap hareketinden bir hafta sonra da vefat ettiğini, müvekkillerinin murisin bu özel hesabından haberdar olmadığı gibi davalı tarafça müvekkillerine herhangi bir bildirim yapılmadığını ileri sürerek, şimdilik 800,00 TL'nin son işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, zamanaşımı defi savunmasında bulunmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı bankanın hesaptaki parayı TMSF' ye devretmediği, mevduatın vadesiz olmakla birlikte bahsi geçen dönemde enflasyon oranlarının çok yüksek olması sebebiyle, dava konusu hesaba % 10 faiz uygulanmasına karar verildiğinin hesap cüzdanından anlaşıldığı, müteveffanın vadesiz mevduat hesabına % 10 faiz uygulanmasının yerinde olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 653,00 TL'nin dava tarihinden itibaren başlayacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine kesin olarak karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Mahkemece 27/04/2021 tarihli ek karar ile, hükmün kesin olarak verilmiş olduğu gerekçesiyle HUMK 432-426/F maddeleri uyarınca temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili bu kez ek kararı temyiz etmiştir. 1- Dava, 6100 sayılı HMK 109 maddesinde ifade edilen kısmi dava olup, dava dilekçesinde şimdilik kaydı ile 800,00 TL’nin tahsili istenmiştir. HMK 362/2 maddesinde alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceğinin öngörülmüş bulunmasına göre kısmi davada verilen kararın temyizi kabil olduğundan, yerel mahkemenin kararın miktar itibariyle kesin olduğuna ilişkin 27.04.2021 tarihli ek kararının kaldırılarak, davacılar vekilinin 25.02.2021 tarihli asıl karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir. 2- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı bankaya yatırılan mevduatın tahsili istemine ilişkin davada munzam zarar davası koşullarının oluşmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mahkemece verilen 27/04/2021 tarihli ek kararının kaldırılmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 26/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.