Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/4588 E. 2022/8740 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/4588
Karar No
2022/8740
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25.06.2019 tarih ve 2018/443 E. - 2019/303 K. sayılı kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.03.2021 tarih ve 2019/1162 E. - 2021/324 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı kurum vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin 1949 yılında Japonya’da kurulduğunu ve ürünlerini “ŞEKİL”, “TIGER” ve “ASICS” markaları ile dünya pazarına sunduğunu, “ŞEKİL” markasının dünya çapında ilk kez 1969 yılında tescil edildiğini ve o tarihten itibaren spor ayakkabıları ve çeşitli spor malzemelerinde kullanıldığını, dünya çapında 120 ülkede tescilli bir marka olduğunu, Türkiye’de 22.12.1982 tarihinde 09, 18, 25, 28. sınıflarda 14016 sayı ile tescil edildiğini ve halen yasal koruma altında olduğunu, 18. ve 25. sınıflar üzerinde 2013/15873 sayılı “ŞEKİL” markasının da müvekkiline ait olduğunu, müvekkiline ait "ASICS" tescilleri altında pazarlanan ayakkabı dahil spor ürünlerinin ilgili sektörün tüketicileri nezdinde yoğun bir bilinirlik ve tanınmışlığa ulaştığını, davalı ... tarafından 07.02.2018 tarihinde 2018/00786-1 sayılı tasarımı kendi adına tescil ettirmek üzere başvuruda bulunulduğunu, söz konusu çoklu tasarımda yer alan 1.1 numaralı tasarımın, müvekkiline ait “ŞEKİL” markasını aynen içerdiğini ve ayakkabı tasarımları ile benzer olduğu için yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşımadığını, bu nedenle müvekkili şirket tarafından yapılan itirazın YİDK’nın 2018/T-795 sayılı kararı ile haksız olarak reddedildiğini ileri sürerek, davalı TPMK YİDK kararının iptalini ve diğer davalının davaya konu 2018/00786-1 sayılı tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, birbirinin aynısı olmasa da davacı tarafından, kendi adına tescilli olan ve aynı zamanda tanınmış marka olarak kabul görmüş "ŞEKİL" markasının ayakkabı üzerindeki kullanımı ile davaya konu tasarım başvurusunda yer alan ayakkabı emtiası üzerinde yer alan şekil ve bu şeklin ürün üzerindeki kullanımının küçük ayrıntılar dışında birbirine benzediği, 25. sınıfın hitap ettiği tüketici kesiminin dikkat ve algı seviyesi ile birlikte değerlendirildiğinde, bu kesimin aynı reyonlarda, birbirlerine benzeyen ve üzerinde bu şekil unsularını barındıran davacı ve davalı ürünlerini bir arada gördüklerinde, davalıya ait ürünün, davacı markalarından bir tanesi olduğu veya davacı ürününün farklı bir uzantısı konumunda bulunduğu veya davalı ile davacı arasında herhangi bir biçimde ilişki olduğu zannına kapılabileceği, bu çerçevede özellikle davalı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini haiz bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK YİDK'nun 2018/T-795 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2018/00786-1 sayılı tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir. Kararı, davalı kurum vekili istinaf etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacının adına tescilli ve aynı zamanda tanınmış olan "ŞEKİL" markasının, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayırt edilemeyecek derecede benzerinin, davalıya ait ayakkabı tasarımı üzerinde kullanıldığı, bu haliyle davalı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini haiz bulunmadığı gerekçesiyle davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı kurum vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı kurum vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı kurumdan alınmasına, 07/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4588, K. 2022/8740, T. 07.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2021-4588-e-2022-8740-k-1fffbf4c36d3