Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/4577 E. 2022/8931 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/4577
- Karar No
- 2022/8931
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06.07.2017 tarih ve 2014/1394 E- 2017/666 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nce verilen 21.01.2021 tarih ve 2020/139 E- 2021/64 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile asli müdahil tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müflis Rota şirketi hakkında verilen iflas kararının kesinleştiğini, davalı bankanın kayıt kabul talebine istinaden yaptıkları inceleme sonucu, müflis şirket adına kayıtlı üç adet taşınmaz üzerinde davalı banka lehine tesis edilen ipoteklerin olduğunun anlaşıldığını, ipoteğe konu borcun dayanağı kredi faizi ile birlikte kapatıldığı halde davalının ipoteğe konu borç ödenmemiş gibi ipoteğin tümünü alacak olarak kaydettirdiğini, dava dilekçesinde belirtilen bir numaralı ipoteğin fekki gerektiğini; iki ve üç numaralı ipoteklere ilişkin bakiye 89.900,00 TL borç kaldığını, davacı lehine verilen kesin teminat mektuplarından tahsil riski olmayan tutarların rüçhansız borca eklendiğini, müflis şirketin iflas ertelem sürecinde olduğu bilindiği halde davalı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, kıymet takdirnin yapıldığını, 2204 sayılı Kanun’un 179. maddesi gereği iflas erteleme tedbir tarihinden sonra açılan takiplerin geçersiz olduğunu ileri sürerek davalının başlattığı icra takibin iptaline, (1) numaralı ipoteğin fekkine, (2) ve (3) numaralı ipoteklerden kalan borç miktarı hesap ettirilerek bu iki ipoteğin de fekkine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, İİK 33. ve 72. maddeleri gereği icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ipotekli taşınmazların satışının tedbir yoluyla durdurulamayacağını, davacı müflisin müvekkilinden kullandığı, kullanacağı tüm kredilerin, müflis şirketin asaleten ve kefaleten doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatını olmak üzere Müflis Rota İnş...A.Ş. adına kayıtlı 3 adet taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğini, ipotekle teminat altına alınan kredi borçlarının ödenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince, tüm dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın, 06.11.2013 iflas tarihi itibariyle müflis şirketin bizzat kullandığı ya da müşterek-müteselsil kefil olarak imzaladığı yedi adet krediden dolayı toplam 1.405.644,94 TL asıl alacak, 35.972,03 TL işlemiş faiz, 281.013,85 TL "banka teminat kredileri, komisyon ve diğer giderler" şeklindeki masraflardan dolayı davalı müflisten alacak talep edebileceği, 1.405.644,94 TL asıl kredi alacağının ayrıca yıllık % 26 temerrüt faizi oranından, 01/09/2010 kat tarihi ile 06.11.2013 iflas tarihine kadar 1.163.488,90 TL gecikme faizi talep edebileceği, davalı banka tarafından 06.11.2013 tarihinden sonra 1.552.500,00 TL teminat mektuplarından dolayı müflis adına ödeme yapıldığı; dolayısıyla bu miktarın da müflisten alacak talep edilebileceği, davacı müflisin grup şirketi olan Rofalt Asfalt A.Ş.'ye olan kefaletinden dolayı 135.000,00 TL asıl alacak 3,952,50 TL işlemiş faiz ve 197,90 TL masraf olmak üzere; müşterek ve müteselsil kefaletinin bulunduğu, bunun da iflas idaresinden şartları oluştuğunda istenebileceği, davacı müflisin lehine, davalı banka tarafından verilen üç adet bozdurulmamış teminat mektubundan dolayı davalı bankanın 135.000,00 TL teminat riskinin mevcut olduğu, her ne kadar ipotek tesis edilirken kullandırılan kredi borcu ödenmişse de ipotek akit tablosu içeriğine göre söz konusu ipoteğin borçlusunun doğmuş ve doğacak borçlarını temin için kurulmuş üst sınır (limit) ipoteği olduğu; bu haliyle ipoteğin müflis şirketin ipotek tesisinden önce ve sonra doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatı için verildiği bu nedenle belirtilen yedi adet daha kredi borcu ve borç riskinin devam ettiği, davalı bankanın, iflas tarihinde, müflis şirkete verdiği kredilerle ilgili olarak davacı müflisten 1.405.644,94 TL asıl kredi alacağı, 35.972,03 TL işlemiş faiz, 281.013,85 TL toplam gider masrafı ile asıl alacağa kat tarihi ile iflas tarihi arasında işleyen 1.163.488,90 TL gecikme faizi, iflas tarihinden sonra nakde çevrilen teminat mektupları sebebiyle 1.552.500,00 TL, Rofalt Asfalt A.Ş. olan kefaletinden dolayı 135.000,00 TL asıl alacak, 3.952,50 TL işlemiş faiz, 197,90 TL masraftan dolayı alacak, davalı müflis şirkette bulunan ve nakde çevrilmemekle beraber iade de olunmayan 3 adet teminat mektubu için de 135.000,00 TL teminat riski sebebi ile tespit edilen alacaklar çerçevesinde 04.11.2010’da davalı bankaca başlatılan takibin ve ipoteklerin terkini taleplerinin reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, fekki talep edilen ipoteklere konu borcun devam ettiği, ipoteklerin doğmuş ve doğacak borçların teminatı için verilmiş üst sınır ipoteği olduğu, kat ihtarının tebliğ edilip edilmemesine göre işleyecek faiz türü değişse dahi bu durumun mevcut borcu sona erdirmediği, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte icra emri tebliğinin usûlsüz olduğu ve feragat ile tahsil harcının eksik alındığı iddialarının İcra Mahkemelerinde ileri sürülebilecek iddialar olduğu, huzurdaki yargılamanın konusunu oluşturmadığı, dava dışı müteselsil kefile karşı takip yapılmamış olmasının takibin kesinleşmeyeceği sonucunu doğurmadığı, zira alacaklının müteselsil borçlulardan istediğine karşı takip yapma hakkının olduğu, dava konusu ipoteklerin üst sınır ipoteği olması nedeniyle davacının, 1.ipoteğin kesin borç ipoteği olduğu ve ödeme nedeniyle fekki gerektiği yönündeki iddiasının yerinde olmadığı ve davalı banka lehine verilen 2.000.000,00 TL tutarlı temliğin halen ödenmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili ve asli müdahil tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi'nce esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve asli müdahilin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, alınmadığı anlaşılan 80,70 TL temyiz ilam harcı ile 397,80 TL temyiz başvuru harcının temyiz eden asli müdahilden alınmasına, 12.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.