Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/4480 E. 2022/8466 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/4480
- Karar No
- 2022/8466
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12.02.2019 tarih ve 2017/161 E. - 2019/54 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 05.03.2021 tarih ve 2019/1085 E. - 2021/285 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davcının “ŞAHİN” esas unsurlu birçok markanın gerçek hak sahibi olduğunu, ŞAHİN ve türev markaları ilk kez ortaya koyduğunu, davalıya ait “... LOKUM ÇİKOLATA” markasının davalıya ait “ŞAHİN” ve “ŞAHİN” esas unsurlu türevi markalar ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, dava konusu markada yer alan “lokum” ve “çikolata” ibarelerinin tescili talep edilen sınıflar açısından tanımlayıcı olması sebebiyle benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınması gereken kısmın “...” ibareleri olması gerektiğini, davalının “Şahin” ve “Şahin Melek” markaları dikkate alındığında dava konusu markanın davacının markaları ile benzer yapıda kurulduğunu, davacının ailesinden geliyor izlenimi yarattığının görüldüğünü, davacının markasında yer alan “ŞAHİN” ibaresinin markanın esas unsuru olmasının yanında davacının ticaret unvanınında yer aldığını, “... LOKUM ÇİKOLATA” ibaresi ile davacıya ait “ŞAHİN” markalarının iltibas yaratacağını, davacının markasının tanınmış bir marka olduğunu ileri sürerek, 2015/62910 nolu 30 ve 35. sınıflarda gerçekleştirilen “... LOKUM ÇİKOLATA” ibareli marka başvurusuna karşı davacı tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin verilen 2017-M-1356 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davalının Akşehir’de 30 yılı aşkın süredir lokum imalatı ile iştigal etmekte olduğunu, zaten tanınan ve bilinen bir marka haline geldiğini, davacı şirketin et mamulleri alanındaki üretimi ve büyüklüğü ve et mamullerine yönelik ürün zincirinin çok farklı bir alan olan tatlı ve lokum sektöründe davalının isminden oluşan markasını kullanmasına engel teşkil etmediğini, bütün alışveriş mağazaları ve marketlerde et ürün ve satışına yönelik reyonlar ile lokum ve tatlı reyonlarının farklı alanlarda yer aldığını, iltibas ve benzerlikten bahsedilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu “... LOKUM ÇİKOLATA” markasının tescil edilmek istendiği 30-35 sınıftaki emtianın tamamı ile davacıya ait “ŞAHİN” esas unsurunu içerir markalarının tescilli oldukları 30-35 sınıftaki emtiaların tamamının aynı ya da benzer oldukları, davacı adına önceki tarihli markaların tamamında “ŞAHİN” ibaresinin tüketici nezdinde ilk olarak algılanan ibare olmasının sağlandığı görülmekle birlikte markalarda bazı yardımcı ve tali unsurlara yer verildiği, bu durumda, markalar arasındaki mevcut görsel farklılıklara rağmen, “ŞAHİN” markasının dava konusu markada da davacı markalarından farklı bir algı yaratacak mahiyette kullanılmamış olması, markayı oluşturan görsel unsurlarda ilk sırada yer alması ve markaların emtiaları bazında değerlendirildiğinde benzer dağıtım kanalları ile tüketiciye ulaştıkları dikkate alındığından davacı markası ile dava konusu marka arasından en azından bir iltibas oluşmasına sebep olabileceği, davalı markasında uzun ibaresinin kullanımının davacı markasında ayırt edilebilmek için yeterli bir farklılık yaratmadığı, vurgunun ŞAHİN ibaresinde toplanmasını engellemediği, davacının “ŞAHİN MELEK” ibareli markası da göz önünde bulundurulduğunda ''uzun'' ibaresinin markalar arasındaki var olan benzerliği engellemediği, davacının seri markalarından biri izlemini yarattığı ve davacının seri markaları arasına sızdığı ve davacı markaları arasındaki farklılıkların ayırt edicilik için yeterli olmadığı, taraf markaları arasında anlamsal açıdan da iltibas riskinin mevcut olduğu, nihayetinde açıklanan tüm bu hususlardan hareketle davacı şirkete ait olan “ŞAHİN” esas unsurunu da içerecek şekilde tescil edilmek istenilen dava konusu markanın 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi yönünden davacı markaları ile iltibas teşkil etmeyeceği yönünde görüş bildiren YİDK kararının marka başvurusundaki tüm emtia yönünden iptali koşullarının meydana geldiği, dava konusu markanın, davacı markalarından 8/4. maddesi anlamında farklı bir sınıfta tescil edilmemiş olduğu da göz önüne alındığında 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesinin somut olay açısından uygulanabilir olmadığı, davacı şirket ticaret unvanının ayırt edici kısmında değişiklik olduğundan bu ticaret unvanı davalı markası olan “... LOKUM ÇİKOLATA” ibaresinden yeterince farklılaştığından somut olayda ticaret unvanı, davalı markasının tesciline engel olmadığı, kötü niyet iddiası yerinde görülmediği gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'in 07.03.2017 tarih 2017-M-1356 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2015/62910 sayılı markanın tescilli olduğu 30 ve 35 sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. Karara karşı davalılar vekillleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2014/11-696 esas, 2016/778 karar ve 08.06.2016 tarihli kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu ilkesinden hareket ile davalı ...'un dava konusu başvurusuna konu markasının "... Lokum Çikolata" ibaresinden oluşan ad-soyad markası olduğu, başvuruya itiraz eden davacı şirketin itirazına dayanak markalarının da “ŞAHİN" kelimesinden oluştuğu, taraf markaları kapsamında ortak olarak bulunan “ŞAHİN” ibaresinin ülkemizde yaygın kullanılan bir ad ve soyad olduğu, aynı zamanda bir hayvan ismi olarak bilindiği, davalı şahsa ait başvuru markasının da kişi ad ve soyadından oluşturulmuş, tamamen farklı algıya yol açan bir ad-soyad markası bulunduğu, bu halde, taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle karıştırılma ihtimali bulunmadığı, zira yüksek yargı kararlarının da bu yönde olduğu (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, 2018/3204 esas, 2019/4861 karar ve 26.06.2019 tarihli kararı), bir bütün olarak markalar arasında yapılan incelemede, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı kanaatine varıldığından, ilk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gerekçesiyle davalı ... ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 29/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.