Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/4331 E. 2022/7940 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/4331
- Karar No
- 2022/7940
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27.03.2019 tarih ve 2017/478 E. - 2019/128 K. sayılı kararın davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.02.2021 tarih ve 2019/1039 E. - 2021/226 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin "sofra ateşi" ibareli marka tescil başvurusuna müvekkili şirketin "sofra" ibareli markalarına dayanarak yaptıkları itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkiline ait markalar benzer olup başvurunun, müvekkiline ait markaların kapsamında 29. sınıfta yer alan “yenilebilir bitkisel yağlar, tereyağı, fındık ve fıstık ezmeleri, tahin” emtiası bakımından tescili halinde iltibas tehlikesinin oluşacağını ileri sürerek 24/10/2017 tarih ve 2017-M-9257 sayılı YİDK kararının belirtilen emtia bakımından iptali ile dava konusu marka başvurusunun tescili halinde belirtilen emtia bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, davaya konu “sofra ateşi” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları karşılaştırıldığında, ortalama tüketici nezdinde markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun "SOFRA" ibaresinden oluştuğu, "SOFRAMAR" ibareli markada da aynı sonuca varılmasının zorunlu olduğu, MAR ekinin market ibaresini işaret eden bir kısaltma olduğu SOFRA kelimesinin 29, 30, 32. sınıf ürünler bakımından derhâl ve doğrudan doğruya ürünlerin cinsini, vasfını veya herhangi bir hâlini belirtmediğinden somut ve soyut olarak ayırt edicilik vasfının bulunduğu, davalı başvurusunun konusu olan işaretin "SOFRA ATEŞİ" ibaresinden oluştuğu, başvuru konusu işarette de asıl ve ayırt edici unsurun SOFRA sözcüğü olduğu, "ATEŞİ" ibaresinin sofra ibaresini nitelendirdiği, bu hâli ile başvuru konusu işaretin, davacı markalarıyla anlamsal, görsel ve sescil olarak bıraktığı umumi intiba itibariyle benzer mahiyette bulunduğu, davacı tarafça dava konusu edilen emtianın davacını itirazına mesnet markaları kapsamında bulunduğu, belirtilen emtia bakımından iltibas tehlikesinin bulunduğu dava konusu YİDK kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'nın 24/10/2017 tarih ve 2017/M-9257 sayılı kararının, 29. sınıfta "yenilebilir bitkisel yağlar, tereyağ, fındık ve fıstık ezmeleri, tahin" emtiaları bakımından davacının itirazının reddi yönünden iptaline, davaya konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük ve terkin konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Karara karşı davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "sofra ateşi" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2010/23880, 2000/20024 ve 2004/03387 sayılı "sofra" asıl unsurlu markalar arasında dava konusu "yenilebilir bitkisel yağlar, tereyağ, fındık ve fıstık ezmeleri, tahin" malları yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira başvuruda yer alan "ateşi" ibaresinin başvuruya ayırt edicilik katmadığı, asli unsurunun da "sofra" kelimesinden oluştuğu gerekçesiyle davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı TPMK vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı TPMK vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPMK'dan alınmasına, 08/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.