Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/4330 E. 2022/8043 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/4330
Karar No
2022/8043
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04.04.2019 tarih ve 2018/198 E- 2019/169 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.02.2021 tarih ve 2019/1040 E- 2021/225 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, 2001/00195 no’lu “KARADENİZ” ibareli markanın 29.30. ve 31. sınıflarda ve 2016/48560 no’lu “KARADENİZ PAZARI” ibareli markanın 35. sınıfta Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde, müvekkili adınına tescilli olduğunu, davalı tarafından 2016/108776 başvuru no ile “ KARADENİZ İNCİSİ” ibaresinin 29. ve 35. sınıflarda tescil başvurusunda bulunulması üzerine müvekkil tarafından itiraz edildiğini, YİDK’nın 2018-M-2256 sayılı kararı ile itirazın reddine dair karar verildiğini, itiraz konusu 2016/108776 başvuru no’lu “KARADENİZ İNCİSİ” ibaresinin baskın, esaslı unsurunun “KARADENİZ” ibaresi olduğunu,ayırt ediciliğe sahip olmayan “İNCİSİ” kelimesi “KARADENİZ” kelimesinin yanına geldiğinde, bütünsel olarak ayırt ediciliğe sahip yeni bir marka da oluşmadığını,"KARADENİZ" markasının etkili ve eylemli olarak müvekkili tarafından kullanıldığını ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2018-M-2256 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ..., davaya yanıt vermemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davaya konu marka ile davacının itiraza gerekçe olarak gösterdiği 2001/00195 tescil numaralı markası arasında 29 ve 35. sınıfta yer alan mal ve hizmetleri bakımından aynı/aynı tür mal/hizmetler olduğunun tespit edildiği, fonetik ve görsel olarak bir bütün halinde değerlendirildiğinde; itiraza gerekçe gösterilen markalar ile dava konusu markanın KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığı, zira her ne kadar davacı markasında yer alan “Karadeniz” sözcüğü davalı markasında da “Karadeniz İncisi” ibaresinin içerisinde yer almakta ise de, markalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde markaların görsel ve fonetik açıdan farklı olması nedeniyle taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan çıktığının tespit edildiği, markalar benzemediği için, aynı şirketin mal/hizmetlerini çağrıştırmadığını, ortalama seviyedeki bir tüketicinin, makul seviyede bilgilenmiş, özenli ve dikkatli olduğu da düşünülündüğünde, uyuşmazlığa konu markaların karıştırılma olasılığının bulunmadığı, davalı başvurusu ile davacının itiraza gerekçe gösterilen markaları dava konusu markalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde ayırt edilmeyecek kadar benzer olmaması nedeniyle, markaların 556 sayılı KHK’nın 7/1-b bendi anlamında ayırt edilmeyecek kadar benzer olmadıkları, davalı şahısın başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığı,bu nedenle kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından davacı şirketin iddiasının yerinde olmadığı, davacının “Karadeniz” ibaresini içeren markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/4 bendi anlamında tanınmış marka olduğunun ispatlanamadığı,dava konusu 23.03.2018 tarih ve 2018-M-2256 sayılı YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu "KARADENİZ İNCİSİ" ibareli marka kapsamında yer alan mal ve hizmet sınıfı ile davacının itirazına mesnet markalarından "KARADENİZ" ibareli 2001/00195 sayılı marka kapsamında bulunan mal sınıfı aynı/benzer olsa da taraf markalarında ortak yer alan "Karadeniz" ibaresinin coğrafi yer adı olup tek kişinin tekeline bırakılamayacak, herkesin kullanımına açık isimlerden olduğu, bu bağlamda eklenecek diğer kelime ve/veya şekil unsurları ile birlikte "Karadeniz" adının marka olarak kullanılabileceği, davalının "KARADENİZ" ibaresine eklediği diğer unsurlarla yarattığı "KARADENİZ İNCİSİ" markasının, davacının "KARADENİZ" ibareli markası karşısında yeterli ayırt edici unsurlara haiz olduğu, dava konusu "KARADENİZ İNCİSİ" ibareli marka ile davacıya ait "KARADENİZ" ibareli markası arasında, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığı, markalar arasında benzerlik bulunmadığından davacının markasının tanınmış olup olmamasının sonuca etkili olmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 10/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4330, K. 2022/8043, T. 10.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2021-4330-e-2022-8043-k-c9a2dc16ab5d