Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/4198 E. 2022/8171 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/4198
Karar No
2022/8171
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.09.2017 tarih ve 2015/75 E.- 2017/736 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 01.04.2021 tarih ve 2018/2138 E.- 2021/693 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacı ile dava dışı ... arasında Trakya Üniversitesi'nin nükleer tıp işletmesini devir alabilmek ve ihalelere girebilmek için bir iş ilişkisi başladığını ve bu doğrultuda ...'ye vekaletname verdiğini, ancak ...’nin vekaletnameyi kötüye kullandığını, davacının durumun farkına varması sonucu ...’yi vekillikten azlettiğini, ancak bu kişinin davacı adına senetler düzenlediğini, davalılardan ...'in davacı aleyhine 2 adet bonoya dayalı icra takibi başlattığını, takibe konu bonoların davacının bilgisi ve rızası dışında düzenlendiğini, ...'nin davalılarla işbirliği içerisinde olduğunu ve bu nedenle haklarında suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek, davacının bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davalının davacıyı tanımadığını, davalının arkadaşı olan diğer davalıya borç para verdiğini, borcun karşılığında bu bonoları aldığını, borç ödenmeyince bonolara dayanarak icra takibi başlattığını, ...'nin vekaletnamesinde senet düzenleme yetkisinin bulunduğunu, davacının şahsi def'ilerini davalıya karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek, davanın reddini ve tazminata karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., cevap dilekçesi sunmamıştır. İlk Derece Mahkemesi'nce, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının takibe konu bonolar nedeniyle davalılar ile dava dışı vekili ... hakkında yapmış olduğu suç duyurusu hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davacının vekalet görevini ve güveni kötüye kullandığı ve davaya konu senetlerin lehtarı ve cirantası olan davalıların dava dışı vekil ile elbirliği içerisinde hareket ederek bonoları düzenlendiği yönündeki iddiasını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, tedbir kararı nedeniyle icra takibinin durdurulduğu gerekçesiyle davanın reddine ve davalı ... lehine tazminatına hükmedilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; dava konusu bonoların keşidecisi davalı, lehtarı ise davalı ..., hamilin ise diğer davalı ... olduğu, bonoların vekaleten vekil ... imzasıyla düzenlendiği, davacı tarafından dava dışı vekil ...'ye verilen vekaletnamede, davacı adına kambiyo taahhüdünde bulunma konusunda yetki verildiği, davacının dava dışı ... ve davalılar aleyhine yaptığı şikayet üzerine başlatılan soruşturmanın sonunda takipsizlik kararı verildiği ve karara yapılan itirazın reddedildiği, davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi'nce esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, isteği halinde aşağıda yazılı 1.627,05 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 22.11.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4198, K. 2022/8171, T. 22.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2021-4198-e-2022-8171-k-6bc20eebe8e8