Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/3835 E. 2022/9024 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/3835
Karar No
2022/9024
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19.09.2018 tarih ve 2017/122 E- 2018/999 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nce verilen 18.03.2021 tarih ve 2020/263 E- 2021/311 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 13.12.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; mülkiyeti davalıya ait ... ili ... ilçesi 2724 Ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 05/03/2007 tarihinde davacı yararına 20 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini ve karşılığında davalıya KDV dahil 6.232.296,00 TL intifa bedeli ödemesi yapıldığını, anılan taşınmaz üzerinde dava dışı Baras Teknik .. Ltd.Şti ile 09/03/2007 tarihli 5 yıl süreli, sonrasında 29/01/2009 tarihinde Akaryakıt Bayilik sözleşmesi imzalandığı, Rekabet Kurulunun 12/09/2009 tarihli duyurusu ile 18/09/2005 tarihinden sonra yapılan sözleşmelerin sözleşme tarihinden itibaren 5 yıl süre ile grup muafiyetinden yararlanacağı aşan kısım yönünden geçersiz olacağına karar verildiği, bu nedenle dava dışı bayii ile yapılan sözleşmenin 07/03/2012 tarihinde bayi tarafından sona erdirildiği, taraflar arasındaki intifa sözleşmesinin de 05/03/2012 itibarıyla son bulduğunu, intifanın terkini için davalının talebi ile davalıya vekaletname gönderilmesine rağmen terkin işleminin yapılmadığını,18/01/2017 tarihinde intifanın terkin edildiğini ileri sürerek 15 yıla tekabül eden 3.961.202,30 TL ve KDV'sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ve faizin KDV'si birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; yetki ve zamanaşımı itirazında bulunmuş ve davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalıya ait taşınmaz üzerinde 05/03/2007 tarihinde davacı yararına kurulan intifanın 18/01/2017 tarihinde terkin edildiği ve davacı vekilinin tapuda resmi memur önünde, "intifa bedelinin tamamını aldığından, çıplak mülkiyet malikleri lehine intifa hakkının terkinini" talep ettiği böylece bakiye intifa süresine tekabül eden bedeli aldığını kabul ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı, davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; davacı yararına, mülkiyeti davalıya ait taşınmaz üzerinde 05/03/2007 tarihinde 20 yıl süreli kurulan intifa hakkının 5. yılın sonunda 05/03/2012 tarihinde geçersiz hale geldiği, intifa hakkının da 18/01/2017 tarihinde terkin edildiği, terkin işlemine esas vekaletname ile vekil tayin edilen ...'ın vekalet yetkisini aşarak tapu memuru önünde bu şekilde beyanda bulunduğu yönünde bir iddia ileri sürülmediği, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmanın istinaf aşamasında dinlenmeyeceği, vekil ...' a, "....bedelli veya bedelsiz olarak dilediği şartlarda malik lehine terkin etmeye, intifa hakkından feragat etmeye .." yetkisinin de tanındığı, ...'ın bedele yönelik herhangi bir ihtirazi kayıt belirtmeksizin “...Yukarıda özellikleri belirtilen taşınmaz ( ... ili ... İlçesi ... mah. 2724 Ada 2 parsel sayılı ) üzerindeki lehdarı olduğum/ olduğumuz intifa hakkının tamamından bedelini aldığımdan çıplak mülkiyet malikleri lehine terkinini talep ederim” şeklinde beyanda bulunduğu ve bu beyanla birlikte intifa hakkının terkin edildiği, esasen bu durumda intifa terkininin bedelsiz olarak yapılmış olduğunun kabulü gerektiği dolayısıyla davacının artık bakiye süreye ilişkin intifa bedelini talep edemeyeceği, davacının, Tapu Sicil Müdürlüğü nezdinde imzaladığı belgenin hukuki sonuçlarına katlanması gerektiği kanaatine varılarak davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,14.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/3835, K. 2022/9024, T. 14.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2021-3835-e-2022-9024-k-b928fe027ae4