Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/3532 E. 2022/7902 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/3532
- Karar No
- 2022/7902
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26/01/2021 tarih ve 2018/341 E- 2021/89 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce verilen 19/03/2021 tarih ve 2021/391 E- 2021/574 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacı banka tarafından dava dışı Burak Day. Tük. Metal Oto. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'ye kredi verildiğini, dava dışı ...tarafından bu kredinin teminatı olarak Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, ... Ada,... Parsel, ... . Kat, 6 nolu bağımsız , mesken nitelikli bölümün davacı banka lehine ipotek verildiğini, kredi borcunun zamanında ödenmemesi nedeniyle kredinin tahsili için Kayseri 2. İcra Müdürlüğü'nün 2011/6887 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takip sürecinde, ipotek veren ...ile davacı banka arasında 14/06/2012 tarihli protokol düzenlendiğini, ancak ödemede yine gecikme olması nedeniyle icra dosyasında tekrar satış işlemlerine başlandığını, taşınmazın satış gününün 17/06/2013 olarak alındığını, taşınmazın satışa çıkarıldığını öğrenen Ali ...'nün bu defa davacı bankayla tekrar görüşerek borcu yeniden yapılandırdığını ve kalan borcun % 25' lik kısmını peşin ödeyip bakiyesinin 18 eşit taksitte ödenmesi hususunda anlaşmaya vardıklarını, bu yapılandırma sonucu ticari krediler servisi yetkilisi ...'un bankanın vekilliğini yürüten dosya davalısı Av. ...' na 30/05/2013 tarihinde gönderdiği mailde dosyanın yapılandırıldığını ve satışın durdurulmasını istediğini belirttiğini, davalı ...' nun 27/06/2013 tarihinde gönderdiği mailde "gayrimenkulün bilgisi dışında satışa çıktığını ve satışın gerçekleştiğini" belirttiğini, ...tarafından banka aleyhinde Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2014/204 Esas sayılı tazminat davasının açıldığını, yargılama sonucu davada kısmen kabul kısmen red kararı verildiğini, kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanlığı' nın 2016/13212 E. - 2018/1051 K. sayılı ilamı ile onandığını, halihazırda tashihi karar aşamasında olduğunu, bu ilamdan doğan alacaklar için ...'nün davacı .... aleyhinde Kayseri 6.İcra Müdürlüğü'nün 2018/3234 E. sayılı ile ilamlı takip başlattığını, davacı bankanın icra dosyasına 09/04/2018 tarihinde 83.277,84 TL ödediğini, ayrıca bankanın ilam onama harcı olan 2.561,63 TL'yi 06/04/2018 tarihinde mahkeme veznesine ödediğini, dolayısı ile bankanın toplam zararının 85.839,47 TL olduğunu, Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2014/204 Esas 2016/76 Karar sayılı ilamında "satışın gerçekleştirilmesinde davalı bankanın ve banka avukatı ihbar olunan Saliha Başyazıcıoğlu'nun kusurlu olduğu kanaatine varılmış, davacının bu nedenle zarara uğradığı anlaşılmıştır" ifadesine yer verildiği, ...'nun ve mesleki sorumluluk sigortası yaptırdığı şirket olan AIG Sigorta A.Ş. yeni adıyla Gulf Sigorta A.Ş.'nin birlikte sorumlu olduklarını, satışın 17/06/2013 tarihinde yapılmakla zararın meydana geldiği tarihin bu tarih olduğunu, bu hususun mahkeme kararında da tespit edildiğini, Gulf Sigorta A.Ş.'nin ise Av. ...'na verdiği cevapta ödeme talebini reddettiğini, Gulf Sigorta A.Ş.'nin zararın meydana geldiği 17/06/2013 tarihinde mesleki sorumluluk poliçesinden dolayı sorumlu olduğunu ileri sürerek Kayseri 6. İcra Müdürlüğü'nün 2018/3234 Esas sayılı dosyasına yapılan 83.277,84 TL ödemenin ödeme tarihi olan 09/04/2018 tarihinden itibaren ve mahkemeler veznesine yatırılan 2.561,63 TL onama harcının ödeme tarihi olan 06/04/018 tarihinden itibaren mevduata işleyecek en yüksek reeskont ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının 27/06/2013 tarihinde zararı öğrendiğini ancak Avukatlık Kanunu'nun 40. maddesine göre öğrenmeden itibaren 1 yıl içinde dava açmadığını, iş sahibi bankanın iradesi dosyanın kapanması şeklinde olduğundan yapılan işte rızası olan iş sahibinin dava hakkı olmadığını, bir zarar var ise davanın banka müdürüne yöneltilmesi gerektiğini, husumet itirazının olduğunu, Avukatlık Kanunu'na göre talimatın yazılı verilmesi gerektiğini, kendisine satışın durdurulması konusunda ulaşmış bir yazılı talimatın olmadığını, davanın senetle ispat kuralına tabi olduğunu, davacının gönderdiği mailin bu kapsamda olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte bankaya ödenen bedellerin mevduata uygulanacak en yüksek faiz hesaplanarak eklenmesi ve oluşan total rakamın davacının talebinden düşülmesi gerektiğini, zarardan bahsedebilmek için davaya konu tazminatın doğmaması için genel olarak ikinci satıştan vazgeçilmiş olması gerekeceğini zira ikinci satıştan vazgeçildiğinde artık taşınmazın bu icra dosyasından satım hakkının son bulacağını, böylelikle de borçlunun borcunu davacıya ödeme olasılığının olmayacağını, kaldı ki; taşınmazda bir çok haciz olduğunu, eğer bu satış yapılmazsa bankanın alacağını tahsil imkanının kalmayacağını, vekilin, vekaletin amacı için elverişli olmayan talimata uymaktan kaçınabileceğini, icra dosyasında kendisinin de vekalet ücreti alacağı olduğunu, bu alacağın tahsili konusunda kendisinden görüş alınmadığını, kendisinin de ücretini tahsile yönelik işlem yapmakta haklı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ...Ş. vekili, davaya konu mesleki hatadan kaynaklı zarar talebinin davalı ... şirketine bildirildiği tarihte geçerli bir sigorta sözleşmesi (poliçe) mevcut olmadığını, davaya konu Avukatlık Mesleki Sorumluluk Sigorta Poliçesi ve dayanağı Mesleki Sorumluluk Sigortası Poliçe Genel Şartları uyarınca, geçmiş dönemdeki mesleki hatadan kaynaklanan davaya konu talebin, meslekî hatanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan sigorta poliçesine veya zarar gören üçüncü kişi tarafından (işbu davada davacı) Banka ile birlikte sigortalı avukata karşı tazminat talebine ilişkin davanın açıldığı tarihteki poliçeye göre değil, zarar tazminat talebinin, davalı sigortaya bildirildiği/başvuru yapıldığı tarihte varsa geçerli bir sigorta poliçesinin kapsamına göre sigorta teminatı kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, zarar tazminat talebinin müvekkili sigortacıya karşı ileri sürüldüğü tarihin, bu konuda zarar gören tarafından Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/204 E. sayısı ile davanın açıldığı tarih olmayıp, söz konusu davanın davalı sigortaya ihbar tarihi olduğunu, davanın 11/07/2014 tarihinde ihbar edildiğini, söz konusu tarihte davalı Avukat ...'nun, davalı şirket nezdinde sigortalı olmadığını, davalı Avukat ...'nun, 21/06/2011-21/06/2012 tarihli ilk poliçe ile 21/06/2012 – 21/06/2013 tarihli ikinci ve 21/06/2014 vadeli üçüncü poliçede sigortalı olduğunu, 21/06/2014 - 21/06/2015 vadeli poliçenin düzenlendiği tarihte sigortalı kapsamında yer almadığını, adı geçen avukatın 30/10/2014 tarihli zeyilname ile sigorta kapsamına alınmış olup, poliçe başlangıç tarihi olan 21/06/2014 tarihi ile zeyilnamenin düzenlendiği 30/10/2014 tarihi arasındaki 4 aylık sürede sigortalı sıfatına haiz olmadığını, sigorta koruması kapsamında bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı avukata izafe edilecek bir kusur olmadığından, davalı ... şirketinin de zarardan sorumlu olması için sigortalısının kusurlu olduğunun ispatlanması gerektiğinden, her iki davalı aleyhindeki ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi'nce; dosya kapsamında somut olayın özelliklerine uygun, denetlenebilir bilirkişi raporu, toplanan deliller, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davalının eylemi ile zarar arasındaki uygun illiyet bağının bulunmaması ve davalı avukatın kusurunun ispat edilememesi nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı ...Ş. vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 08/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.