Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/3467 E. 2022/7740 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/3467
Karar No
2022/7740
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesince (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) verilen 07.11.2019 tarih ve 2018/145 E. - 2019/426 K. sayılı kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nce verilen 15.01.2021 tarih ve 2020/437 E. - 2021/117 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ve davalı gerçek kişilerin ortak murisi ...’nın 26.11.2013 tarihinde vefat ettiğini, tarafların 18.08.2014 tarihinde toplanarak veraset yolu ile geçen dava konusu şirket hisselerinin paylaşımı ile 1 yıl süre ile imza ve temsil yetkilisi seçimi yaptıklarını, bu tarihten sonra davalıların müvekkilini şirketin işleyişine karıştırmadıklarını,muristen kalan ikiz villa, 7 adet taşınmaz, 5 adet araç ve biri anonim diğeri limited şirketleri babalarının ölümünden bu yana üç senedir sadece kendilerinin kullandığını tamamen kendi öngörüleri doğrultusunda idare ettiklerini ve müvekkiline bilgi vermediklerini, müvekkiline daha önce şirketteki hissesine karşılık olarak vermiş oldukları 3.000,00 TL’nin de kesildiğini ileri sürerek veraset yolu ile geçen miras hissesinin tahsili için şirketin tasfiyesi veya TTK 636/3 maddesinde ön görülen diğer çözüm yolları ile mevcut ortaklığın giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, TTK’nın 636/3. maddesi uyarınca şirketin tasfiyesinin istenebilmesi için haklı nedenlerin varlığının kanıtlanması gerektiğini,davacı iddialarının ise haklı neden olmadığını, davacının şirketteki hissesinin sadece %12,5 diğer davalı ortaklarının toplam hissesinin ise %87,5 olduğunu, tasfiyenin sonuçlarının şirket ve ortakları yönünden ağır sonuçları olacağından şirketin tasfiyesine değil, davacı ortağın TTK'nın 638. madde uyarınca şirketten çıkmasının, tarafların menfaatlerine uygun olduğunu, bu nedenle, Mahkemenin takdir hakkının “şirketten çıkarılma” olarak kullanmasını, davacının gerek tasfiye payının, gerek ortaklıktan çıkmasına karar verilmesi halinde ki payının hesabında, murisin ölümünden sonra şirket tarafından davacıya ödenmiş olan toplam 67.618,00 TL’nin hesaba katılarak tayin edilecek paydan düşülmesini, tasfiyesi talep edilen şirket adına başlatılan ancak tahsil edilmemekle sonuçsuz kalan icra dosyalarının bulunduğunu, bu alacakların, tasfiye payının hesabında nazara alınmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalının, davacı pay sahibinin şirketten çıkarılması halinde ticari faaliyetine devam edebileceği anlaşıldığından, davalı şirketin feshine ilişkin talebin reddine, davacının davalı şirket ortaklığından çıkması ile çıkma payının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerine göre belirlenen karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile TTK 636/3 maddesince davalı şirketin feshi tasfiyesi yerine davacının ortaklıktan çıkarılmasına, davacı için 230.414,55 TL çıkma payının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, vergilerin indirilmesinin, infazda nazara alınmasına karar verilmiştir. Karara karşı, davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesince, davacı ortağın payının gerçek değerinin belirlenmesine yönelik olarak şirketin, gerçek mal varlığının rayiç değerinin tespiti, sonrasında şirket mal varlığının rayiç değerleri ile şirkete ait ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonrası, şirketin kaydi ve rayiç bilanço verileri üzerinden şirket öz varlığının belirlenmesi ve belirlenen öz varlığa göre, davacının sermaye artırımı sonrası payına (%6,25 oranındaki) tekabül eden miktarın kâr payı ile birlikte 230.414,55 TL olarak belirlenmesi karşısında, mahkemece bu miktarın davacının ortaklık payının değeri olarak kabulünde usul ve yasaya aykırılığın bulunmadığı, ancak, limited şirket fesih ve tasfiyesi istemli dava, ortak olunan şirkete yönelik olarak açılabileceğinden, bu nitelikte bir davada davalı şirket ortağına husumet düşmeyeceği, bunun yanında, davacının kar payı ve ortaklık payına tekabül eden miktar gelir vergisine tabi bulunduğundan, çıkma payı miktarının hüküm yerinde brüt olarak belirtilmesinin gerektiği gerekçesiyle davalıların ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının, Yazıcı Un Yem Unlu Mamüller San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye yönelik açtığı davanın kabulü ile; TTK 636/3 maddesince davalı şirketin feshi tasfiyesi yerine, davacının ortaklıktan çıkarılmasına, davacı için brüt 230.414,55 TL çıkma payının davalı ... Un Yem Unlu Mamüller San. ve Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, davacının diğer davalılara yönelik açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı şirket vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 11.804,72 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı şirketten alınmasına, 02/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/3467, K. 2022/7740, T. 02.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2021-3467-e-2022-7740-k-055b6797b032