Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/3399 E. 2022/7517 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/3399
- Karar No
- 2022/7517
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi Mahkemesi’nce verilen 22.09.2020 tarih ve 2018/315 E- 2020/356 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce verilen 04.03.2021 tarih ve 2020/1317 E- 2021/432 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin hissedarı olduğu Burak Dayanıklı Tüketim Ltd. Şti. adına ticari kredi kullandığını, bu kredi kullanımı sırasında, meskeni üzerine ipotek tesis edildiğini, Burak Dayanıklı Tüketim Ltd. Şti. hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılmış olduğunu, borcu yapılandırdığını, iki ay süreyle taksit ödemeyi geciktirmesi nedeniyle davalı banka vekilinin yeniden satış talebinde bulunduğunu, ancak yeniden yapılandırılması konusunda onay almasına rağmen satışın durdurulmasıyla ilgili talep icra dairesine ulaşmadığı için müvekkilin meskeninin açık arttırma sonucu satıldığını, banka vekiline satışın durdurulması ile ilgili mail geldiğini fakat vekilin bu maili geç görmesinden dolayı satışın gerçekleştiğini, Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/204 Esas 2016/76 Karar sayılı dosyasında müvekkilinin 59.500,00 TL zararı olduğunun kesinleştiğini, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı tutulmak üzere ilk davada talep edilen ve lehe hükmedilen miktarın bunun sadece 50.000.-TL’lik kısmı olduğunu, bu nedenlerle ve fazlaya ilişkin talep dava ve faiz hakları saklı tutulmak kaydıyla müvekkilinin davalılar nezdindeki 9.500,00 TL tutarındaki bakiye alacağının yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı Ziraat Bankası vekili, Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/204 Esas 2016/76 Karar sayılı dava dosyasını kısmi dava olarak kabul etmediklerini, davacıya dava bedelini özgülemesi için süre verildiğini, kendisinin davasının 50.000.-TL olduğunu belirttiğini, kısmi dava açmış gibi hareket etmek suretiyle yeni bir dava açmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taşınmazın gerçek değerinden 59.500.-TL daha aza satıldığı, asıl davada ikinci kez ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle davacının talebinin kabul edilmediği, davacının zararı olan 9.500.-TL’yi talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 9.500,00 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasında görülen alacak davasının belirsiz alacak davası niteliğinde olmadığı, davacının 21.03.2018 tarihli dava dilekçesinde maddi tazminat talebini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000.-TL olarak belirlediği, yargılama safhasında ıslah ile bu miktarın artırıldığı, aynı sebeplere dayanarak davacının daha önce açıkça temyiz sebebi de yaptığı işbu hususların Yargıtayca incelenip reddine karar verildiği, işbu olayda davacının ikinci bir dava açma olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak HMK'nın 353/1-b,2 maddesi uyarınca düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/09/2020 tarih ve 2018/315 esas, 2020/356 karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. HMK'nın 6763 sayılı Kanunun 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi hükmüne göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Bu miktar, HMK'nın Ek 1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi itibarile 78.630.-TL'dir. Davacının toplam zararı 59.500,00 TL olup bu zarardan 50.000,00 TL’na Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 08.03.2016 gün ve 2014/204 Esas, 2016/76 Karar sayılı kesinleşmiş kararı ile karar verilmiştir. Eldeki dava zararın bakiye 9.500,00 TL’na ilişkin olup Bölge Adliye Mahkemesince reddine karar verilen davanın miktarının yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı anlaşılmaktadır. HMK'nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yolda karar verilebileceğinden, davacı vekilinin kesin olan karara yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükme yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.