Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/3306 E. 2022/7481 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/3306
Karar No
2022/7481
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18/10/2018 tarih ve 2015/1099 E.- 2018/1076 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nce verilen 11/02/2021 tarih ve 2020/168 E.- 2021/117 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar arasında 18/06/2012 tarihinde yürürlüğe giren sözleşme gereğince davacı müvekkilinin davalı şirkete sözleşmede yazılı fiyatlar üzerinden nakliye hizmeti verdiğini, sözleşmenin süresinin 31/05/2013 tarihine kadar uzatıldığını, fiilen 08/07/2013 tarihine kadar nakliye hizmeti vermeye devam ettiğini, müvekkilinin verdiği hizmet gereğince düzenlediği faturaları davalı firmaya tebliğ ettiğini, ancak tespit edilen vadelerde tam olarak ödemelerin yapılmaması nedeniyle bildirime gerek olmaksızın davalı şirketin temerrüde düştüğünü, davalıya ...28. Noterliği'nin 08/04/2015 tarih ve 1795 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile bakiye 630.669,56 TL vadesi geçmiş borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, vadesi geçmiş borcun ödenmesi, vadesinde ödenmeyen cari hesap borcu nedeniyle 64.294,28 TL vade farkı faturasını, haksız şekilde iade edilmeyen teminat mektupları nedeniyle müvekkili tarafından ödenmek durumda kalınan masraf, komisyon ve vergi için düzenlenen 30/03/2015 tarih 12.140,63 TL bedelli faturanın (Toplamda 707.104,47 TL'nin en geç 13/04/2015 günü mesai bitimine kadar) ödenmesi için ve iki adet banka teminat mektubunun ödenmesi için ihtarda bulunduklarını, davalı firmanın Beşiktaş 16. Noterliği'nin 15/04/2015 ve 18250 yevmiye sayılı cevap ihtarnamesinde 14/04/2015 tarihinde cari hesap borcuna mahsuben 255.100,70 TL ödeme yapıldığını, iki adet banka teminat mektubunun bankaya iade edildiğini, 452.003,77 TL'lik kısmı da kabul etmediklerini bildirdiğini, bunun üzerine müvekkilinin bakiye 478.695,32 TL alacağının tahsili için takip başlatıklarını, davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 2011 yılında yapılan ihale sonucu davacı ile müvekkili arasında 01/08/2011-2013 tarihlerini kapsayan nakliye sözleşmesi imzalandığını, 2013 yılı Ağustos ayında yapılan ihaleye göre yeni fiyatlar üzerinden sözleşmenin 2 yıl daha devam etmesine karar verildiğini, ihale şartnamesinin müvekkili şirket genel müdürlüğünce onaylanmasına rağmen davacının fiyat güncellemeleri konusunda sorun çıkardığını bu konuda ek bir protokol gönderdiğini, ihaleye ilişkin sözleşme imzalanmaksızın 03/03/2015 tarihine kadar son ihale şartnamesindeki formüle bağlı fiyat güncellemeleri ile çalışıldığını, 2014 yılının 2. yarısından sonra en yoğun sevkıyatların yapıldığı ana güzergahlarda araç temin edilmemeye başlandığını, davacının alt tedarikçileri ile yaşadığı sıkıntıları müvekkiline yansıttığını, müvekkilinin spottan araç temin etmesi nedeniyle keşide ettiği fiyat farkı faturalarına davacının itiraz etmediğini, kayda aldığını, Kasım 2014'ten itibaren fiyat farkı fatura bedellerinin artması üzerine davacının bu tutarlara itiraz ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı tarafça alacağın dayanağı olarak ibraz edilen fatura ve cari hesap kayıtları ile alacağın varlığı ve miktarının ispat edildiği, davalının borcu bulunmadığı ya da borcu ödediğine dair belge ve delil sunmadığı, 12/01/2016 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen 365.980,68 TL davacı alacağından ispata muhtaç olarak mahsubu yapılan ve 19/07/2018 tarihli 2. bilirkişi raporu ile 50.551,32 TL olarak tespit edilen davacı devreden cari hesap alacağının ilavesi sonucu toplam 416.532,00 TL üzerinden davanın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekilleri istinaf talebinde bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, davacının ticari defterinde kayıtlı alacak tutarı 481.676,11 TL'den davalının ticari defterinde kayıtlı olmayan 286.950,83 TL düşüldüğünde, 194.725,28 TL bakiye kaldığı, davalının ticari defterinde borç bakiyesi sıfır olup buna davacının defterinde kayıtlı olmayan 207.393,77 TL ilave edilip, davacının ticari defterinde kaydı olmayan ve davalı defterinde davacının mükerrer alacaklandırıldığı 12.678,37 TL düşüldüğünde 194.715,40 TL bakiye kaldığı, davacının, davalının defterindeki kayıtlara göre 194.715,40 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalı takip borçlusunun takibe vaki itirazının 194.715,40 TL asıl alacak yönünden iptaline, kabulün karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip koşullarında %10,5'ten fazla olmamak kaydıyla avans faizi uygulanmasına, kabulüne karar verilen alacağın %20'si olan 38.943,08 TL icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/3306, K. 2022/7481, T. 27.10.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2021-3306-e-2022-7481-k-dcb8412b7788